m. mucahid 的个人资料Mucahid Akinci'nin Ev Sa...照片日志列表 工具 帮助
2月29日

5.700.000.000 Adet Kutlama Fişeği

Dış açık Ocak’ta 5.7 milyar dolar

Dış ticaret açığı Ocak’ta yüzde 41.8 artarak 5.7 milyar dolar oldu.

NTV-MSNBC, 29.02.2008

ANKARA - Türkiye’nin dış ticaret açığı Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41.8 artışla 5.7 milyar dolara yükseldi. CNBC-e anketinde dış açığın 5.3 milyar dolar olması bekleniyordu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61.4 artışla 10.6 milyar dolar, ithalat ise yüzde 53.9 artışla 16.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 62’den yüzde 65’e çıktı.

İhracatta AB ülkelerinin payı yüzde 51.5 olurken, bu ülkelere yapılan ihracat yüzde 44 artışla 5.4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Ocak’ta en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar dolarla Almanya oldu.

İthalatın da yüzde 36.7’si AB ülkelerinden yapılırken, en çok ithalat yapılan ülke 2.6 milyar dolarla Rusya olarak belirlendi.

Ocak ayında fasıllar bazında en büyük ihracat kalemi, 1.6 milyar dolarla kara taşıtları ve bunların aksam, parçaları; ithalatta ise en büyük kalem, 3.7 milyar dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar oldu.

İthalattaki payı yüzde 76.4 olan ara mallarının ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 54.8, tüketim malları ithalatı yüzde 56.6, sermaye malları ithalatı yüzde 45.1 oranında artış gösterdi.

Apoya Bir İki

Cavit Çağlar'ın 2 helikopterine el konuldu
Vatan, DHA, 29.02.2008

TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), işadamı Cavit Çağlar'ın borçlarından dolayı sahibi olduğu Nergis Havacılık'a ait 2 helikoptere el koydu.

Cavit Çağlar'ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Bursa'daki Nergis Holding merkezine bu sabah gelen TMSF yetkilileri, Nergis Havacılık'a ait TC-HNH ve TC-HAD tescil işaretli Bell 430 tipi 2 helikoptere el koydu. Uçabilir durumdaki 1997 model 49033 imalat numaralı TC-HNH tescil işaretli helikopter bugün öğleden sonra pilotlar tarafından İstanbul Atatürk Havalimanı Özel Hangarlar Bölgesi'ne götürülecek. 3 aydır bakımda olan TC-HAD tescil işaretli helikopter ise TIR'la İstanbul'a taşınacak.

TMSF yetkilileri Cavit Çağlar'ın, borçlarını ödeme planına uymadığı için haciz işlemi gerçekleştirildiğini söyledi.

YENİSİNİN FİYATI 11.5 MİLYON DOLAR

Amerikan Bell şirketinin imalatı olan çift motorlu Bell 430 helikopterleri, VIP amaçlı kullanılıyor. Geniş kabine sahip helikopterler, 2 pilot ve 6 yolcu taşıyabiliyor. Saatte 260 kilometre hıza çıkabilen helikopterin menzili ise 644 kilometre. Yani İstanbul'dan Antalya'ya uçabiliyor.

2008 imalatı Bell 430'ların fiyatları 11.5 milyon dolar. 1997 model ikinci ellerin ise uçuş saati ve bakım durumuna göre fiyatları uluslararası pazarda 5 milyon 700 bin ila 5 milyon 900 bin dolar arasında değişiyor.

TMSF'NİN HELİKOPTER OPERASYONLARI

* TMSF, 2004'te Uzanlara ait iki helikopterin satışını gerçekleştirdi. Sikorksy S-76 tipi 2000 model helikopteri İngiliz Palm Harbor 8 trilyona, Bell 206 tipi 1991 model helikopteri de Sancak Havacılık 791 milyar TYL'ye satın aldı.

* Ege Bank'a el koyma operasyonu sırasında grup şirketlerinden Güven Air'e ait Bell 430 tipi 1996 model helikopter, TMSF tarafından 2005'te satıldı. Cavit Çağlar'ın helikopterleri ile aynı tipteki helikopteri Amerikan Mansfield Heliflight şirketi 2 milyon 525 bin dolara satın aldı.

* Halis Toprak'ın borçlarını ödememesi üzerine geçen yıl TMSF Toprak Havacılık Şirketi'ne ait helikoptere el konuldu. Bell 230 tipi helikopter 3 milyon 174 bin 525 YTL'den satışa çıkartıldı. Helikopteri Hattat Holding 2 milyon dolara satın aldı.

Prof. Mücahid Akıncı

Prof. Roubini ne diyor?

Uğur Gürses

Radikal, 29.02.2008

Bizde iktidardaki siyasetçilerin 'faiz indirim referansı' haline gelen ABD Merkez Bankası Fed, büyük olasılıkla yine faiz indirecek. Ancak işe yarayacak mı? Bu çok şüpheli.
2006 yılında; 2007 sonrasında ABD'de konut piyasasında sorunların başlayacağını, fiyatların düşeceğini, daha önemlisi ABD ekonomisinin resesyona gireceğini, merkez bankası Fed'in de çok fazla yapacak bir şeyi kalmadığını yazıp söyleyen Prof. Nouriel Roubini, şimdi dünyada en popüler iktisatçıların başında geliyor. Doğrusu, 2006 konjonktüründe 'işler iyi giderken', Prof. Roubini'nin neredeyse 'ekonomi çökecek' gibi çağrışımları olan tahminleri pek de ses getirmemişti. Roubini'yi 'bozuk saat örneği, günde iki kez doğruyu gösteren' bir iktisatçı olarak görenler vardı. Ancak biz öyle görmüyoruz. Prof. Roubini'nin ileriye dönük tahmin kurgusunun çoğu, tutarlı biçimde gerçek oluyor.
New York Üniversitesi 'Stern School of Business'de ekonomi profesörü olan Prof. Roubini, aynı zamanda, RGE Monitor'un (rgemonitor.com) kurucularından ve Yönetim Kurulu Başkanı. Ayrıca, Prof. Roubini'nin blog'u sürekli takip edilen önde gelen blog'lar arasında sayılıyor.
Prof. Roubini, ABD'deki resesyonun uzun süreceğini düşünüyor. ABD Temsilciler Meclisi'ne anlattığı görüşlerinde şöyle diyor; 'Bunun, bir-iki çeyrek sürecek yumuşak bir resesyon olacağını, 2008'in ikinci yarısında ekonomik toparlanmanın başlayacağını düşünmüyorum. 1990-91 ve 2001'deki son iki ABD resesyonunun her biri sekiz ay sürdü. Şimdiki çok daha fazla uzun sürer ve sonuçları da fazlasıyla sert olur."
Roubini, neden böyle düşündüğüne üç gerekçe sayıyor. Özetle; birincisi, 1929'daki Büyük Bunalım'dan sonraki en kötü ve nerede duracağı belli olmayan bir konut durgunluğu ile karşı karşıya olunduğunu, halihazırda yüzde 8 düşmüş olan konut fiyatlarının 2006'daki tavanına göre yüzde 20-30 oranında gerilemesini beklediğini vurguluyor. Roubini, mortgage borcuyla konut sahibi olan yaklaşık 10 ila 15 milyon ev sahibinin 'anahtarları teslim etmesi' riskinin doğduğunu söylüyor. İkinci olarak, resesyonu daha derinleştirmesi beklenen süreci şöyle tanımlıyor; tasarrufu olmayan ABD tüketicisi giderek çok borçlu hale geldi. İşte bu çok borçlu tüketici; 100 dolara ulaşan petrol fiyatıyla, zayıflayan işgücü piyasasıyla, daha az gelirle, düşen tüketici güveniyle, düşen konut fiyatlarıyla, negatif konut sermayesiyle, kredi kriziyle, düşen hisse senedi fiyatlarıyla büyük bir tokat yemiş oldu. İşte bu ortam, resesyonu derinleştirir. Üçüncüsü; Prof. Roubini, ABD'deki finansal sistem ve kredi piyasasının 1980'den bu yana en sert krizinden geçtiğini savunuyor. Sorunların artık mortgage kredilerinin sınırlarını aştığını, kredi ve finansal piyasalara yayıldığını düşünüyor.
Prof. Roubini'nin temel çıkış noktası, finansal sistemin işlevini yerine getiremez oluşudur. Öyle ya, eğer durgunluk konusunda hiçbir tereddüt yoksa, enerji ve emtia fiyatları neden tavan yapıyor? Petrol ve altın fiyatları neden rekorda? Bunun açıklaması, finansal sektörde kurumların yükümlülüklerinden uzaklaşmadır. Geçmişte de, böyle durumlarda altın fiyatlarının yükseldiğine tanık olmadık mı? Altın fiyatlarındaki yükselişin ve faiz indirimlerinin 'fayda etmemesinin' ardında, kredi piyasası ve finansal sistemdeki kriz önemli rol oynuyor.
Prof. Roubini, güncel tartışmaların odağında yer alan iktisatçıları 'Geniş Açı Toplantıları' çerçevesinde ülkemize getiren İş Yatırım'ın bu yılki konuk konuşmacısı olarak 6 Mart günü İstanbul'da olacak, iş dünyası ve yatırımcılara görüşlerini anlatacak.

İngiliz Baklası

Economist, harekatı türbana bağladı

 
Hürriyet, 29.02.2008
Economist dergisi harekatı yorumladı. Yoruma göre 'Harekat türban karşılığı TSK'ya ödül'...

Economist dergisinin bugün yayınlanan sayısında TSK'nın sınır öatesi kara harekatını yorumladı. Buna göre "Harekat, türban karşılığı TSK'ya ödül". Economist dergisinde konuyla ilgili olarak kaleme alınan başyazıda şöyle deniyor:

"Farklı farklı Kürtler var. PKK, geçmişteki bazı kötü alışkanlıkları ve inançlarını terketmiş olsa da genel olarak kötü kısmı. Hala Türkiye'nin güneydoğusunda Türk askerlerini öldürüyorlar. Sıklıkla bu tür katliamların suçunu kendisinden ayrılan gruplara atsalar da, hala sivilleri havaya uçuruyorlar."

"Türkiye'nin PKK'yı ezmek istemesi anlaşılabilir. Ama bunun yerinde bir hareket olup olmadığı başka bir mesele. Başbakanları Recep Tayyip Erdoğan türban konusunda Laikler ve İslamcılar arasında bir tartışmaya girmiş durumda."

"Laik generallerin bu konudaki suskunluğunu, PKK'ya saldırmaları için serbest bırakarak ödüllendirmek istemiş olabilir."  

Pamuk Eller Orduya

'Ordunun masrafı büyük'

Güngör Uras
Milliyet, 29.02.2008
1974 yılı temmuz ayında başlayan Kıbrıs harekâtı sırasında Vehbi Koç, Cumhurbaşkanlığı'na bir mektup yazıyor. "Ordunun masrafı büyük. Faydalı olabilir miyim?" diye soruyor. Ve ardından 10 milyon lira
(O günün dolar kuru: 1 ABD doları=13.5 TL) bağışta bulunuyor.
Ölümünün 12'nci yılında yayımlanan "Özel Arşivinden Belgeler ve Anılarla Vehbi Koç" kitabının 158-160'ıncı sayfalarında bunları okuyunca, terörle mücadele nedeniyle ordumuzun artan harcamalarının ve özellikle Irak topraklarında süregelen hava ve kara harekâtının ek giderlerinin nasıl karşılandığı ve karşılanacağı konusunun önemine dikkat çekmek istedim.
2008 yılı merkezi hükümet bütçesi için 2007 yılı ortalarında hazırlıklar yapılırken ve bütçe 2007 yılı sonunda TBMM'de bağlanırken Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şimdilerde sürdürülen olağanüstü harekâtının finansal yükü gündemde değildi. Bu nedenle 2008 yılı bütçesinde bu harekâtın ek yükünü karşılayacak ödenek yer almıyor.
2008 yılı Milli Savunma Bakanlığı bütçesi 13.272 milyon YTL olarak belirlendi. Milli Savunma Bakanlığı'na ayrılan ödeneğin, toplam 223.535 milyon YTL'lik merkezi yönetim bütçesindeki payı yüzde 5.9 oranındadır.

Ek ödeneğe gerek var
Açıklanan bütçe rakamlarına göre, Milli Savunma Bakanlığı'na bütçeden ayrılan 13.272 milyon YTL ödeneğin (yüzde 46.5'i) 6.183 milyon YTL'si personel harcamalarına gidecektir. Mal ve hizmet alımları için ayrılan ödenek 6.969 milyon YTL'dir.
TBMM'deki bütçe görüşmelerinde Vecdi Gönül, bakanlığın toplam bütçe ödeneklerinin yüzde 25'inin (yaklaşık 2.7 milyar doların) silah alımları için harcanacağını belirtti.
Silah alımları için bir önemli kaynak da Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda biriken fon gelirleridir. 1985 yılından bu yana bu kaynaktan silah alımları için yaklaşık 20 milyar dolar imkân sağlandığı belirtilmektedir. 2008 yılında Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın silah alımlarına 2.4 milyar dolar dolayında fon sağlayabileceği tahmin edilmektedir.
Tekrarda yarar var. Bütçe hazırlanırken Irak topraklarına yönelik bir hava ve kara harekâtının yükü hesaplara girmemiştir.

Ek vergisiz olmaz
Ülke savunması söz konusu olduğunda, terörle mücadele için ek harcamalar yapma zorunluluğu ortaya çıktığında, "bütçede ödenek bulunmaması" nedeniyle Silahlı Kuvvetler'in ek harcamalarının karşılanamaması söz konusu olamaz.
Bu harekâtın karşılanamayacak kaybı, "can kaybı"dır. Maddi kayıplar ise mutlaka bir şekilde karşılanacaktır. En normal karşılanma yolu, TBMM'nin en kısa zamanda toplanarak Milli Savunma Bakanlığı için ek ödenek kararı almasıdır.
Olağanüstü ek ödenek için, olağanüstü kaynak bulmak gerekecektir. Ek ödenek için kaynak ya borçlanmayla ya da vergiler artırılarak bulunur. Havada ve karada büyük bir savaş devam ederken ve de bu savaş nedeniyle çok sayıda genç hayatını kaybederken, bu ülkede yaşayanların "hiçbir şey yokmuşçasına hayatlarını sürdürmeleri" düşünülemez.
Herkesin eline silah alarak savaşa katılması mümkün olamayacağına göre de, bu ülkede yaşayanların imkânları ve varlıkları ölçüsünde (bir ek vergiyle) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmalarından doğal bir şey olamaz.
İşte o zaman da vergisini doğru dürüst ödeyenlerin "Ordunun masrafı büyük. Nasıl faydalı olabilirim?" diyerek arayışlara girmesine gerek kalmaz.

guras@milliyet.com.tr
2月28日

Halk Köşede

TCMB
22.02.2008
 
TARİH            TOPLAM               TÜKETİCİ           KREDİ KARTI      TAKSİTLİ            TAKSİTSİZ
12-05-2006  56668972.00000  38140885.00000  18528087.00000   6731395.00000  11421002.00000
19-05-2006  57499115.00000  38750145.00000  18748970.00000   6865269.00000  11487754.00000
26-05-2006  58398484.00000  39789682.00000  18608802.00000   6868208.00000  11330972.00000
02-06-2006  59901132.00000  40686394.00000  19214738.00000   7077622.00000  11696376.00000
09-06-2006  60403510.00000  41213608.00000  19189902.00000   7104036.00000  11663253.00000
16-06-2006  60817249.00000  41287485.00000  19529764.00000   7207263.00000  11913443.00000
23-06-2006  60786826.00000  41555275.00000  19231551.00000   7310288.00000  11503827.00000
30-06-2006  61872750.00000  42000309.00000  19872441.00000   7495320.00000  11929850.00000
07-07-2006  61950840.00000  42111323.00000  19839517.00000   7541881.00000  11860396.00000
14-07-2006  62386342.00000  42233217.00000  20153125.00000   7605171.00000  12126811.00000
21-07-2006  61793435.00000  42052279.00000  19741156.00000   7594186.00000  11724382.00000
28-07-2006  62323884.00000  42313037.00000  20010847.00000   7589284.00000  11975243.00000
04-08-2006  62756779.00000  42465930.00000  20290849.00000   7722187.00000  12134601.00000
11-08-2006  63007524.00000  42624892.00000  20382632.00000   7758499.00000  12183565.00000
18-08-2006  62782823.00000  42474546.00000  20308277.00000   7743506.00000  12131961.00000
25-08-2006  62745831.00000  42617336.00000  20128495.00000   7747372.00000  11935660.00000
01-09-2006  63444765.00000  42744188.00000  20700577.00000   7871301.00000  12372696.00000
08-09-2006  63538207.00000  42902497.00000  20635710.00000   7856308.00000  12327157.00000
15-09-2006  63878820.00000  42834910.00000  21043910.00000   7936305.00000  12673103.00000
22-09-2006  63585427.00000  43039191.00000  20546236.00000   7936159.00000  12157478.00000
29-09-2006  64001862.00000  43342356.00000  20659506.00000   8031919.00000  12137447.00000
06-10-2006  64165934.00000  43437891.00000  20728043.00000   8013030.00000  12238787.00000
13-10-2006  64441743.00000  43708559.00000  20733184.00000   8030885.00000  12253591.00000
20-10-2006  64292950.00000  43776720.00000  20516230.00000   8114855.00000  11938971.00000
27-10-2006  64834045.00000  43795265.00000  21038780.00000   8206316.00000  12350861.00000
03-11-2006  64975544.00000  43957402.00000  21018142.00000   8383881.00000  12145901.00000
10-11-2006  65056946.00000  44161470.00000  20895476.00000   8388391.00000  12035548.00000
17-11-2006  64998653.00000  44124081.00000  20874572.00000   8367123.00000  12042416.00000
24-11-2006  65148456.00000  44394457.00000  20753999.00000   8384706.00000  11900004.00000
01-12-2006  66074014.00000  44860967.00000  21213047.00000   8508755.00000  12210060.00000
08-12-2006  66202634.00000  45093447.00000  21109187.00000   8494493.00000  12140657.00000
15-12-2006  66591302.00000  45205386.00000  21385916.00000   8558131.00000  12379767.00000
22-12-2006  66619694.00000  45627537.00000  20992157.00000   8680771.00000  11844896.00000
29-12-2006  67812298.00000  46151088.00000  21661210.00000   9026454.00000  12152102.00000
05-01-2007  68174397.00000  46023583.00000  22150814.00000   9057343.00000  12590466.00000
12-01-2007  68012367.00000  46203073.00000  21809294.00000   8980655.00000  12373069.00000
19-01-2007  67772528.00000  46090787.00000  21681741.00000   9016410.00000  12220660.00000
26-01-2007  67649297.00000  46314954.00000  21334343.00000   8813938.00000  12016291.00000
02-02-2007  68332962.00000  46515126.00000  21817836.00000   8855736.00000  12437496.00000
09-02-2007  68362188.00000  46677109.00000  21685079.00000   8827611.00000  12350096.00000
16-02-2007  68922466.00000  46758982.00000  22163484.00000   8946603.00000  12723692.00000
23-02-2007  68502382.00000  46917673.00000  21584709.00000   8853426.00000  12240543.00000
02-03-2007  68989201.00000  47062603.00000  21926598.00000   8817975.00000  12569099.00000
09-03-2007  68991872.00000  47329290.00000  21662582.00000   8762974.00000  12378166.00000
16-03-2007  69116326.00000  47443914.00000  21672412.00000   8724241.00000  12450425.00000
23-03-2007  69226956.00000  47931003.00000  21295953.00000   8703752.00000  12077050.00000
30-03-2007  70342648.00000  48467419.00000  21875229.00000   8792366.00000  12525397.00000
06-04-2007  70370336.00000  48653753.00000  21716583.00000   8784589.00000  12389247.00000
13-04-2007  71180709.00000  48900605.00000  22280104.00000   8836260.00000  12911095.00000
20-04-2007  71274271.00000  49031025.00000  22243246.00000   8865673.00000  12837771.00000
27-04-2007  72292993.00000  49834246.00000  22458747.00000   8906691.00000  12995720.00000
04-05-2007  73351960.00000  50367838.00000  22984122.00000   8970590.00000  13419108.00000
11-05-2007  73596781.00000  50737434.00000  22859347.00000   8979692.00000  13312637.00000
18-05-2007  73670724.00000  50798306.00000  22872418.00000   9005482.00000  13312154.00000
25-05-2007  74073761.00000  51240488.00000  22833273.00000   9067578.00000  13172531.00000
01-06-2007  75360328.00000  51774018.00000  23586310.00000   9214891.00000  13750066.00000
08-06-2007  75522606.00000  51992670.00000  23529936.00000   9203008.00000  13700255.00000
15-06-2007  75830013.00000  52003229.00000  23826784.00000   9240413.00000  14008071.00000
22-06-2007  76497366.00000  52935354.00000  23562012.00000   9299502.00000  13651986.00000
29-06-2007  77564763.00000  53582046.00000  23982717.00000   9469326.00000  13847555.00000
06-07-2007  78117893.00000  53883303.00000  24234590.00000   9518083.00000  14082188.00000
13-07-2007  78734352.00000  54418213.00000  24316139.00000   9538865.00000  14160969.00000
20-07-2007  78471528.00000  54607479.00000  23864049.00000   9477897.00000  13771379.00000
27-07-2007  78875417.00000  55138424.00000  23736993.00000   9373246.00000  13736829.00000
03-08-2007  80125101.00000  55678284.00000  24446817.00000   9255433.00000  14537815.00000
10-08-2007  80666771.00000  56164311.00000  24502460.00000   9541098.00000  14316126.00000
17-08-2007  80799179.00000  56313588.00000  24485591.00000   9493381.00000  14358637.00000
24-08-2007  81180755.00000  56891435.00000  24289320.00000   9473708.00000  14179526.00000
31-08-2007  81907714.00000  57414337.00000  24493377.00000   9590354.00000  14219302.00000
07-09-2007  82617847.00000  57760471.00000  24857376.00000   9652542.00000  14547651.00000
14-09-2007  83182619.00000  58223117.00000  24959502.00000   9696974.00000  14630123.00000
21-09-2007  83167187.00000  58353575.00000  24813612.00000   9610988.00000  14576174.00000
28-09-2007  83732144.00000  59120617.00000  24611527.00000   9589672.00000  14363885.00000
05-10-2007  84177974.00000  59387487.00000  24790487.00000   9613570.00000  14523851.00000
12-10-2007  84931709.00000  59966043.00000  24965666.00000   9710368.00000  14615995.00000
19-10-2007  84963760.00000  60298420.00000  24665340.00000   9744638.00000  14265036.00000
26-10-2007  85523446.00000  60786432.00000  24737014.00000   9774489.00000  14298399.00000
02-11-2007  86782039.00000  61249087.00000  25532952.00000   9957452.00000  14848216.00000
09-11-2007  87268739.00000  61683763.00000  25584976.00000   9969359.00000  14920050.00000
16-11-2007  87941794.00000  61982115.00000  25959679.00000  10066426.00000  15218304.00000
23-11-2007  88139939.00000  62676603.00000  25463336.00000  10086835.00000  14695889.00000
30-11-2007  89543934.00000  63534421.00000  26009513.00000  10163181.00000  15123466.00000
07-12-2007  90121478.00000  63943048.00000  26178430.00000  10216289.00000  15288694.00000
14-12-2007  91015567.00000  64688303.00000  26327264.00000  10310483.00000  15362703.00000
21-12-2007  91162544.00000  64838037.00000  26324507.00000  10453663.00000  15224996.00000
28-12-2007  91944895.00000  65585611.00000  26359284.00000  10489862.00000  15221412.00000
04-01-2008  93033318.00000  65944672.00000  27088646.00000  10733358.00000  15695364.00000
11-01-2008  93456454.00000  66418326.00000  27038128.00000  10662927.00000  15739656.00000
18-01-2008  93308898.00000  66412074.00000  26896824.00000  10592442.00000  15677223.00000
25-01-2008  93717142.00000  66897086.00000  26820056.00000  10622949.00000  15552941.00000
01-02-2008  94911693.00000  67407523.00000  27504170.00000  10668307.00000  16163639.00000
08-02-2008  95233922.00000  67800062.00000  27433860.00000  10677038.00000  16093774.00000
15-02-2008  96005792.00000  67995750.00000  28010042.00000  10814087.00000  16547829.00000
22-02-2008  96066250.00000  68612342.00000  27453908.00000  10810650.00000  15974075.00000
SEÇİLEN SERİLERİN AÇIKLAMALARI
==============================
TP.KM.J001: 1-TUKETICI KREDILERI VE KREDI KARTLARI
TP.KM.J003: 3-TUKETICI KREDILERI YTL
   Not: 27.04.2007 Tarihinde gözlenen artış bir bankanın tüketici kredilerinin kapsamında yaptığı 442 442 BİN YTL tutarındaki değişiklikten kaynaklanmaktadır.
TP.KM.J011: 5-KREDI KARTLARI (Bireysel+Kurumsal)
TP.KM.J016: 6Aa-Taksitli
TP.KM.J017: 6Ab-Taksitsiz
 
 

Gelinim Sana Söylüyorum, Oğlum Sen Anla

Kredi notları ne işe yarar?

Fatih Özatay

Radikal, 28.02.2008

Biraz 'İç gelişmelere dönelim' derken yazılarımın bir ayağı dışarıda kaldı yine. Gelin bugün de öyle olsun; ilginç olaylar yaşanıyor etrafta.
Pazar günkü yazımda tahvil gelirlerini sigortalayan, böylelikle de ihraç edilen tahvilleri tasarruf fazlası olanların gönül rahatlığıyla satın almalarını sağlayan şirketlerin kredi notlarının neden bunca zarara uğramalarına karşın hâlâ AAA düzeyinde olduğunu sorguluyordum.
Bizim gibi ülkelerde krizlerin patlak vermesiyle etrafı kaplama eğilimi gösteren alevlere benzin dökmekle ün sağlamış kredi derecelendirme şirketleri, tahvil gelirlerini sigortalayan şirketlere de kredi notu veriyorlar. Salı günü not veren şirketlerin en tanınmış iki tanesinden açıklamalar geldi.
Açıklamalara göre tahvil gelirlerini sigortalayan şirketlerin en büyüğü olan MBIA'nın durumu gayet iyiymiş. Uğradığı zararları karşılayacak sermayesi varmış ve AAA notunu hak ediyormuş. Açıklamayı aktaran haberde bir de hatırlatma var: Geçen çeyrekte söz konusu şirket eşik altı kredilerinden dolayı 3.4 milyar dolar zarara uğradığını açıklamış. Derecelendirme kurumları söz konusu şirketin bir 4 milyar dolar daha zarar yazmasını beklemektelermiş, ama şirketin aldığı önlemler AAA notunun korunmasına yeterliymiş.
Pazar günkü yazıda şöyle sormuşum: "Ama tüm dünyada mali piyasalar bu kadar depreme açıkken, her an her şeyin yaşanması olasılığı yüksekken, göz göre göre depremi tetikleyecek bir kredi notu düşmesi bekler misiniz? O kredi notunu veren kurumlar buna cesaret ederler mi? Yoksa kulakları 'bazı mercilerce' bükülmekte midir?"
Son yapılan hesaplamalara göre, AAA notunun düşmesi halinde ilk ağızda 637 milyar dolar tutarındaki tahvilin notu düşmüş olacak ve bankalar 70 milyar dolar daha zarara uğrayacaklarmış!
Komplo teorileri literatürüne bu mümtaz katkımı haklı çıkaracak gelişmelerden de söz ediliyor haberde: Şirketlerin risklerinin ölçülmesinde yararlı olan CDS'ler, MBIA şirketinin riskinin, kendisinden 10 (on) basamak daha düşük kredi notuna (BB+) sahip olan Pulte konut inşaat şirketiyle aynı düzeyde olduğunu gösteriyormuş!
Bir de hatırlatma: İktisat literatüründe uluslararası mali yatırımcıların risk alma iştahlarını ölçmek üzere kullanılan birkaç tane ölçüt var. Bunlardan bir tanesi, riskli bir şirketin çıkardığı tahvilin piyasada belirlenen faizi ile aynı vadede ve aynı para cinsinden risk taşımayan bir tahvilin faizi (genellikle ABD Hazine tahvili alınıyor) arasındaki farka eşit. Riskli şirketler ise BBB notuna sahip şirketler. Yani, notları BB+'da daha yüksek! Bu fark ne kadar açılıyorsa risk alma iştahının o kadar azaldığı düşünülüyor.
Son üç paragrafa serpiştirdiğim 'ünlem' işaretleri ABD'deki yatırımcı şirketlerin zihinlerinde de bol miktarda var herhalde. Bir yetkili AAA notunun haklı olduğu açıklaması üzerine şöyle buyurmuş: "Bu açıklamayı inandırıcılıktan uzak bulursam affola!"
Bakın, 2000 Kasım-2001 Şubat krizleri sırasında Türkiye'nin not değişimleri nasıl olmuş (Tablo 1). Başka söze gerek var mı?

Tablo 1: Türkiye'nin kredi notları
Tarih Not Görümüm
16 Nisan 2001 B- Negatif
23 Şubat 2001 B Negatif
21 Şubat 2001 B+ Negatif
5 Aralık 2000 B+ İstikrarlı
25 Nisan 2000 B+ Pozitif

Tanzimat ve Lale Devrinin Göçüşü

Tarihi rekorlar birbirini izliyor

Hurşit Güneş
Hürriyet, 28.02.2008
Dün mali piyasalarda rekor üstüne rekor vardı. Altın, petrol ve euro tarihin en yüksek değerlerini gördü. Euro 1.5083 dolara kadar çıktı. Petrolün varili öteden beri beklendiği gibi 100 doları, hatta bir ara 101 doları aştı. Altının ons fiyatı ise, henüz 1000 doları bulmasa da, dün 957 doları aştı.
Kuşkusuz bu rekorların gerisinde ortak bir nokta var. O da ABD'de durgunluk emareleri giderek güçlense de henüz dünya bundan tümüyle sarsılmış değil. Diğer bir deyimle, dünya ekonomisinin lokomotifi olan ABD küresel ekonomiye henüz fren yaptırmış ya da vites küçültmüş görünmüyor.
Çünkü dünyada talep düşseydi, petrol ya da altın gibi emtia fiyatları da düşmeye başlardı. Örneğin dün ABD'de dayanıklı mal siparişlerinde yüzde 5.3'lük bir düşüş olduğu açıklandı. Üstelik sadece yüzde 4'lük bir düşüş bekleniyordu. Yani gelişmeler beklenenden de kötü oldu. Ama bu varlık fiyatlarındaki uçuşu durdurmadı.

FED faizleri etkili
Tabii bir konu daha var. ABD Merkez Bankası faizleri indirmeye devam edeceğini sık sık dile getiriyor. Dolayısıyla bu varlıklara olan kredili talep, yani bir anlamda spekülasyon sürüyor.
Petroldeki son fiyat artışını kimi yorumcular doların değer kaybına bağlıyor. Bundan haklılık payı yok değil. Gerçekten son zamanlarda parite değişiklikleriyle petrol fiyatı arasında paralel bir ilişki gözleniyor. Ancak bunun ABD ekonomisine verdiği daha fazla zarar verdiği de göz ardı edilmemeli. Çünkü ABD'nin hem çok ciddi bir dış açığı var, hem de tüketici güvenini en fazla sarsan etmen petrol fiyatları. Kısacası, ABD ekonomisi hem daha derin bir durgunluğa, hem de artan enflasyonist baskıya maruz kaldığı gibi, diğer yandan da dış ticaret açığı büyüyecek görünüyor.
Euro'nun dolar karşısındaki bu yükselişinin bir süre daha süreceği düşünülebilir. Bir yandan düşen dolar getirisi (yani ABD'deki faizler), diğer yandan durgunlaşan ekonomi dolara olan talebi ciddi biçimde örseliyor.
Ancak biz bunun çok uzun süreceğini sanmıyoruz. Yılın sonuna doğru hem ABD ekonomisi toparlayabilir, hem de yaklaşan başkanlık seçimleri yeni umutlar doğurabilir. Kaldı ki, yakında Avrupa Merkez Bankası da faizleri indirmemekte direnemeyecektir.
Bununla beraber petrol fiyatları çok hızlı gevşemeyebilir. Çünkü Asya ekonomilerindeki yoğun enerji talebi sürüyor. Üstelik arz tarafında da yeni bir artış yok. İyimser bir tahmin yapılması halinde bile petrol fiyatlarının 80-85 doların altına inmesini beklemek hayal.

Türkiye etkilenecek
Bütün bu gelişmeler Türkiye ekonomisini çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü, petrol faturası nedeniyle ithalat bu yıl da artacak, dış açık büyüyecektir. Euro'nun yükselmesiyle AB'ye yapılan ihracatta ise rekabet gücü artışı sınırlı kalacaktır. Çünkü AB ekonomilerinde de yavaşlama başlayacaktır.
Tekrarla belirtelim, 2003-2006 arası yaşanan lale dönemi sona eriyor. Lale dönemindeki küresel konjonktürün getirdiği bereket hükümeti çok rahatlatmıştı. Şimdi tüm dünya sarsılırken, milli gelirin yüzde 8'ine yaklaşan bir dış açıkla hükümetin ne yapacağını hep birlikte izleyeceğiz!

hgunes@milliyet.com.tr
2月27日

Dayanaklı Göçüş

Durable-Goods Orders in U.S. Fell More Than Forecast

By Bob Willis

The Bloomberg, Feb 27, 2008

Orders for U.S. durable goods fell more than forecast in January as a slowing economy prompted companies to reduce spending.

The 5.3 percent decrease in bookings for goods meant to last several years followed a revised 4.4 percent gain in December that was smaller than previously reported, the Commerce Department said today in Washington. Excluding transportation, demand dropped 1.6 percent, the third decline in four months.

Companies have put investment plans on hold as consumers rein in spending in the face of the biggest housing slump in a quarter century and near-record fuel costs. Federal Reserve Chairman Ben S. Bernanke, testifying before Congress today, may reiterate that policy makers are ready to keep lowering rates in a bid to avert a recession.

``Capital spending is going to slow and is probably going to decline a little bit in the first half'' of the year, said Nigel Gault, director of U.S. research at Global Insight Inc., a Lexington, Massachusetts, forecasting firm. ``If businesses see their markets and profits growing more slowly, they are going to be more cautious about spending.''

Economists forecast durable goods orders would fall 4 percent, according to the median of 72 estimates in a Bloomberg News survey. Projections ranged from declines of 0.5 percent to 7 percent.

The median forecast for bookings excluding transportation equipment called for a 1.4 percent decrease, with estimates ranging from no change to a 2.8 percent drop.

Treasury notes extended gains after the report and the dollar remained lower against the euro.

Manufacturing Downturn

Other factory surveys in recent weeks have shown weakness. The Fed Bank of Philadelphia's index of business activity for February fell to the lowest level in seven years, while a New York Fed survey showed manufacturing in the region contracted for the first time in almost three years.

Economists surveyed by Bloomberg in the first week of February forecast economic growth would slow to a 0.5 percent annual pace in the first quarter and said the odds of a recession occurring this year were about even.

The decline in orders was led by less demand for computers, communications equipment and aircraft.

Guide to Investment

Bookings for non-defense capital goods excluding aircraft, a proxy for future business investment, declined 1.4 percent, the most since October. Shipments of those items, used in calculating gross domestic product, rose 0.1 percent after a 1.7 percent gain.

Orders excluding defense equipment decreased 4.7 percent and bookings for military gear fell 20 percent.

Demand for transportation equipment decreased 13 percent, the most since October 2006, as aircraft orders dropped 31 percent. Demand for automobiles fell 0.8 percent.

Chicago-based Boeing Co., the world's second-biggest airplane maker, said it received 65 aircraft orders in January, down from 287 the previous month. Twenty-one of the orders were from overseas and the origin of the rest wasn't identified.

Ford Motor Co., Chrysler LLC and most Asian automakers said U.S. sales fell in January, setting the industry on a course for its third straight year of decline, figures earlier this month showed.

The auto industry's annualized sales rate for January fell to 15.2 million cars and light trucks from 16.3 million in December. It was the lowest level since a 15.3 million pace in July.

Computers, Communications

Bookings for both computers and for communications gear dropped 12 percent.

Cisco Systems Inc., the biggest maker of computer- networking equipment, this month lowered its sales forecast after orders slowed in January.

``You do have business executives that are probably as cautious as I've seen them in my business career,'' Chief Executive Officer John Chambers told a press conference in Barcelona, Spain, on Feb. 11.

Still, record exports are offsetting some of the slowdown in domestic demand.

Caterpillar Inc., the world's largest maker of bulldozers and excavators, will spend as much as $2.5 billion this year, nearly 50 percent more than last year, to expand production capacity, Chief Executive Officer Jim Owens said at a Bloomberg Television interview Feb. 14 in Fort Lauderdale, Florida.

``We are out of capacity and so are our suppliers,'' he said. ``What is driving it is the strength of the global mining industry, the global oil-and-gas industry and the emerging markets.''

To contact the reporter on this story: Bob Willis in Washington at bwillis@bloomberg.net

Vatan ve Kemirgenler

İki türlü vatan var...

Bekir Coşkun
Hürriyet, 27.02.2008
DAĞLARDA büyük mücadele sürüyor.

Kimi zaman haberci arkadaşlarımız çatışma haberleri getiriyorlar, "Kayıp var mı?" diye soruyoruz.

Hep var...

Vatanları için can veriyor çocuklarımız.

*

Kara operasyonu başladığı günden bu yana, yiğitler vatan için can verirken, öbür vatanda neler oluyor, bakar mısınız:

- Yolsuzluk-hırsızlık yapanlara (elbette dokunulmazlık dosyalarını da içine alacak şekilde) gizli af...

- Sosyal Güvenlik yasası görüşülürken, milletvekili maaşlarına zammı araya sokuşturma girişimi...

- Tarikat ve cemaat vakıflarına kıyak...

- Türban yasası.

- Tekel satışı.

- Belediyelerin 5 milyar YTL’lik borcunun silinmesi.

(.........)

Bu sonuncusunu açmalıyım:

Adam AKP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin para makinesi Bel-Pa’nın badem bıyıklı Genel Müdürü...

Karısı-çocukları var, ayrıca imam nikáhlı karısı var.

Bir de imam nikáhlı sevgilisi...

(Ben bu "imam nikáhlı sevgili" işini ilk kez duyuyorum.)

Mümin kardeşimiz, memur maaşı ile imam nikáhlı sevgilisine daireler almış, 1 milyon Ye Te Le (bir trilyon Te Le) para sunmuş.

İşte bu belediyelerin borcu siliniyor.

Yani; o savrulan, çarçur edilen, yağmalanan, müteahhitlerle ortaklaşa yenilen, imam nikáhlı sevgililere giden paralar, Türk milletinin ödeyeceği vergilerle kapatılacak.

Anlıyor musunuz?..

*

O zaman iki türlü vatan var:

Birisi uğruna ölünecek vatan.

Çocuklarımız dağlarda o vatan için canlarını veriyorlar, ertesi gün tabutları taşınıyor kasabalara-köylere.

Öbür vatan?..

Öbürü yağmalanmakta olan.

Birinci vatan kurtarılmaya çalışılırken, öbürü işte böyle...

Ne yapacaksınız?

Herkesin "vatanı" kendine göre.
bcoskun@hurriyet.com.tr

Niyetleri Türbanlama

Sağlık sektöründe devletleştirme

Ege Cansen
Hürriyet, 27.02.2008
AKP’nin son seçimlerde yüksek oy almasının önemli bir sebebinin, sağlık hizmetlerinde yaptığı başarılı icraat olduğuna dair yaygın bir kanaat var.

Benim de gözlemim, özellikle ilaç alımında, sigortalı hastaların hastane eczanelerine mahkûm edilmemesinin "akıllı" bir düzenleme olduğu yönündedir. Ancak Türkiye’de sağlık hizmetlerinde son yıllarda gözle görünür hale gelen kalite ve miktar yükselmesinin esas sebebi bu sektöre özel girişimcilerin geniş çapta el atmış olmasıdır. AKP iktidarının ekonomik dünya görüşünü "serbest pazarcı" diye nitelemek mümkün. Serbest pazar ekonomisini, "merkezden planlamalı" ekonomiden ayıran en önemli fark, doğru fiyatın, arz ve talebin eşitlendiği noktada teşekkül edeceğine inanılmasıdır. Pek tabii sistemin adından anlaşılacağı üzere, piyasa ekonomisinde bir sektörü merkezden planlamak diye bir ilke de yoktur. Daha doğrusu ilke, planlamamaktır. Bu ilkenin doğal bir sonucu da "girişim özgürlüğü"nün kısıtlamamaktır. Hálbuki AKP iktidarı, son zamanda almış olduğu kararlarla, tam CHP gibi düşünmekte ve sağlık sektöründe "piyasa ekonomisinin kuralları işlemez" fikrini savunmaktadır. Sağlık hizmetlerinin, kár güdüsüyle hareket eden özel girişimcilerin insafına terk edilemeyeceği, Türkiye Cumhuriyeti’nin "sosyal" bir devlet olduğu, dolayısıyla sağlık hizmetlerinde devletçi bir yaklaşım izlemesinin doğal olduğu hepimizin yakından tanıdığı solcu söylemlerdir. Bu söyleme AKP’nin sahip çıkmasında, kesinlikle bir tutarsızlık hatta çelişki vardır. Bu tutarsızlığın, sağlık hizmetlerinde hem kalite hem de verim düşüklüğüne sebep olması kaçınılmazdır.

* * *

Sağlık Bakanlığı’nın son zamanlarda aldığı kararlara bir bakalım.

1. Özel sağlık kuruluşlarının, sosyal sigortalılardan isteyeceği ücret farkı, sosyal sigortanın ödeyeceği tutarın yüzde 20’sinden fazla olamaz. Hoş geldin "narh".

2. 15 Şubat’tan itibaren, müteakip emre kadar, özel hastane yatırımlarına izin verilmeyecektir. Bundan sonra verilecek izinlerde merkezden planlama esaslarına göre hareket edilecektir. Yani o yörede mevcut tıbbi imkánlarla, potansiyel talep arasında bir fark olup olmadığına bakılacak, ihtiyaç varsa yeni yatırıma izin verilecektir. Cebinden para harcayacak yatırımcının, fizibilite hesabını doğru yapamayacağı, bunu ancak Sağlık Bakanlığı elemanlarının yapabileceği varsayılmaktadır. Bu vahim bir yanılgıdır.

3. Ekim ayına kadar tamamlanacak olan "plan" bitmeden, mevcut sağlık kuruluşlarının yeni veya ek bina yapımı, yeni tıbbi hizmet birimi ilavesi ve teknolojik cihaz yatırımları durdurulmuştur.

* * *

Başbakan’ın en güvendiği bakanların başında gelen Sağlık Bakanı’nın ve yardımcılarının insan sevgisiyle ve iyi niyetle hareket ettiklerinden en küçük bir şüphem yok. Ancak iyi niyet, bir sistem değildir. Üstelik "merkezi planlamalı devletçi" yöntemler, hem ülkemizde hem de başka ülkelerde denenmiştir ve sonuçlar yüz güldürücü olmamıştır.

Son Söz: Çözüm, çözdüğünden fazla sorun yaratmamalıdır.

Ödenemeyen Vermegi

Vergi, SSK ve Bağ-Kur prim borcu 60 milyar YTL oldu

Şükrü Kızılot
Hürriyet, 27.02.2008
TAHSİL edilemeyen vergi, SSK ve Bağ-Kur primi tutarı, 60 milyar 200 milyon YTL’ye ulaştı.

Bu tutarın, yarıdan biraz fazlası, Bağ-Kur primlerinden oluşuyor.

BORÇLARIN DAĞILIMI

Vergi, SSK primi ve Bağ-Kur prim borçlarının dağılımı, tabloda gösterilmiştir.

Buna göre;

- 2007 yılı sonu itibariyle, tahakkuk eden vergi tutarı 169 milyar 503 milyon YTL,

Tahsil edilen vergi tutarı ise 152 milyar 832 milyon YTL. Tahsil edilemeyen vergi tutarı da 16 milyar 671 milyon YTL (Kaynak: www.muhasebat.gov.tr).

- Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in açıklamasına göre; yaklaşık 899 bin işverenin, SSK’ya 10 milyar 874 milyon YTL borcu var. Bunun 6 milyar 059 milyon YTL’si prim, 4 milyar 814 milyon YTL’si de gecikme zammı alacağından oluşuyor.

Bağ-Kur’un 32 milyar 655 YTL olan alacağının ise 25 milyar 933 milyon YTL’lik kısmı 1479 sayılı yasaya, kalanı ise 2926 sayılı yasaya tabi olanların borçlarından oluşuyor.

NİÇİN YÜKSEK?

Tahsil edilemeyen vergi, SSK ve Bağ-Kur primi tutarı, 2007 yılı bütçe açığının yaklaşık 4 katı civarında.

Bunlardan, vergi borçlarına baktığımızda, tahakkuk eden verginin yüzde 90’ının tahsil edildiği göze çarpıyor. Tahsilat oranı, öteden beri bu civarda seyrediyor.

SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına bakınca, 43 milyar YTL’yi bulan yüksek bir tutarla karşılaşıyoruz.

Tutarın bu kadar yüksek olmasının, kuşkusuz tek bir nedeni olamaz.

Birinci nedeni, bazı kişilerin, borç ödememeyi bir alışkanlık haline getirip, "Nasıl olsa bir af ya da ödeme kolaylığı çıkar!.." diye düşünmesinden kaynaklanıyor. Bu yola başvuranlar, idarenin, alacağını takip etmeyen, gevşek uygulamasından da yararlanıyorlar.

İkinci nedeni ise; esnaf, sanatkar ve diğer işverenlerin, piyasaların durgun olması nedeniyle iş yapamayışlarından ve ödeme gücü olmayışından kaynaklanıyor.

Birikmiş 60 milyar YTL, çok büyük bir para. Vergisini ve primini zamanında ödeyenleri de incitmeyecek şekilde, bu borçların makul bir şekilde yapılandırılmasında, hem devlet hem de mükellef açısından, yarar var.

PetrolOMV

OMV’nin kárı Petrol Ofisi’yle 104 milyon Euro arttı

 
Hürriyet, 27.02.2008
Petrol Ofisi (PO), Avusturyalı hissedarı OMV’nin net kárına 103 milyon 940 bin Euro katkı sağladığını duyurdu.

Petrol Ofisi’nden İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) yapılan açıklamada, şirket ortaklarından OMV Aktiengesellschaft’ın (OMV), 1 Ocak-31 Aralık 2007 hesap dönemine ilişkin bağımsız denetimden geçen yıllık konsolide mali tablolarını Avusturya’da yayınladığı hatırlatıldı.

VERGİ UZLAŞMASINDAN: Açıklamada şunlar dile getirildi: "Şirketimiz faaliyet sonuçları, OMV’nin mali tablolarında öz sermaye yöntemine göre konsolide edilmekte olup OMV söz konusu sonuçları, şirketimizin bağımsız denetimden geçmemiş 2007 yılı finansal sonuçlarını dikkate alarak hesaplamıştır. OMV’nin kamuya açıkladığı konsolide mali tablo ve dipnotlarından, şirketimiz faaliyet sonuçlarının ve sözleşmesel haklardan doğan diğer gelirlerin OMV’nin ’net kár’ tutarına 103.94 milyon Euro tutarında olumlu katkı sağladığı görülmektedir. Bu tutarda 11 Mayıs 2007 tarihli İMKB günlük bülteninde de kamuya açıklandığı üzere, 2007 yılında gerçekleşen vergi uzlaşması nedeniyle OMV’ye yapılan 93 milyon 623 bin 138 YTL tutarındaki ödemenin önemli etkisi bulunmaktadır."

NET KÁR AKTARIMI: Diğer taraftan, OMV’nin söz konusu mali tablolar ile birlikte kamuya açıkladığı bilgilendirme dokümanında, Petrol Ofisi’yle ilgili olarak, 2007’nin dördüncü çeyreğinde OMV’nin konsolide net kárına Petrol Ofisi’nin net karından 23 milyon 950 bin Euro yansıtılmış olduğunun yer aldığı vurgulanarak, OMV’nin yaptığı Petrol Ofisi hisse senedi alımlarıyla ortaklıktaki payının, Aralık 2007 itibariyle yüzde 5.58 artarak yüzde 39.58’e yükseldiği ifadelerinin de yer aldığı belirtildi.

Helva Partisi

Şehitler ölür

Yılmaz Özdil
Hürriyet, 27.02.2008
6 yaşındaydım...

Hayli yaşlı bir komşumuz vardı.

90 küsur.

 

Vade doldu...

 

Vefat etti.

 

Dün gibi hatırlıyorum.

 

İlk kez tanışmıştım ölümle... Adeta yas ilan edilmişti mahallede.

 

Televizyon açmak yasak... Radyo yasak.

 

Teyp açmak yasak.

 

"Duyulur, ayıp olur" deniyordu.

 

Yüksek sesle konuşmak yasak.

 

Top oynamak yasak.

 

Anneler toplanıyor, komşu evine.

 

Babalar toplanıyor, kapı önünde.

 

Ve, cami...

 

"İnsan"a yakışır bir vakar... Sessizlik, usul usul gözyaşı, başsağlığı dilekleri, dostlar sağolsun temennileri, sonra hep birlikte mahalleye dönüş...

 

Hüzün korteji.

 

*

 

Yatağında, eceliyle son nefesini veren 90 küsur yaşındaki komşularımızı bile, böyle uğurlardık...

 

Hatırlarsınız.

 

*

 

Ya bugün?

 

Tivilerde şarkılar, türküler...

 

Kim kimi becerdi, tam gaz.

 

Maçlara devam.

 

Hálá, parite marite filan.

 

*

 

Bakın...

 

İki kare fotoğraf veriyorum size... Mahallemden.

 

İzmir’den.

 

İki gün önce, Hilton Oteli.

 

EGİAD "balo" yapıyor.

 

Balo.

 

Smokinli adamlar göbek atıyor, ağızlarında tank namlusu gibi purolar, takıp takıştırmış kadınlar, şen şakrak...

 

Memleket savaştaymış, ciğerimiz yanıyormuş, bıyıkları terlememiş fidanlar bir bir düşüyormuş, hikáye...

 

Sahnede, Kenan Doğulu!

 

Hani şu 10. Yıl Marşı...

 

Çııııktık açık alınlaaa, 10 yılda her savaştaaaan...

 

Eller havaya, tempo!

 

İzmir Emniyet Müdürü orada.

 

CHP milletvekili orada...

 

*

 

Ne diyelim...

 

Allah içinize sindirsin kardeşim... Cümleten hayırlı balolar dilerim.

 

*

 

Bi dahaki sefere "maskeli balo" yapın da, adamın biri çıkar yazar, böyle kabak gibi görünmeyin.

yozdil@hurriyet.com.tr

 

egiad1egiad2

Korku Filminin Korkunçluğu

Volatiliteye rağmen carry trade sağlam      

Salih Neftçi

Star, 27.02.2008

Son aylarda medyanın gözünden kaçan bir olay yaşandı. Daha doğrusu yaşanmadı.

Bazı uluslararası büyük oyuncular sanırız iki kere emerging döviz piyasalarında bir hareketlenme olacağını düşündüler. Bu yönde pozisyon aldılar ve YTL gibi paralarda bir volatilite beklediler.

Hatta bu konuda biraz çaba bile gösterdiler diyebiliriz.

Ama ilginç şey...

Ajanslarda geçen birkaç ‘Carry trade kapanıyor...’ cümlesinin ötesinde bu beklentiler tümüyle boş çıktı. Emerging piyasa paraları ve bu arada YTL son derecede sağlam seyretti.

Oysa...

Dünya piyasaları ve özellikle de Borsalar aynı dönemde büyük çalkantı içindeydi.

Önemli yatırım

Bilindiği gibi bizim yatırımcılar açısından en önemli pozisyon açık arayla carry trade. Elbette çok borsa oyuncusu var. Ama vatandaş esasta borsada oynamıyor. Faiz gelirini yeğliyor. Ve bunu da bir yatırım aracı olarak değil, günlük harcamalarına destek olan gerçek bir gelir olarak kullanıyor.

Yani carry trade bizde artık kısa vadeli değil, çok uzun vadeli bakılan ve tümüyle benimsenmiş bir yatırıma dönüştü.

Aslında korkutucu da...

Çünkü sağlam bir ekonomik yapı carry trade vasıtasıyla her yıl yüzde 20-30 gibi bir getiri veremez. Verir ama kısa vadede verir. Oysa bizde bu durum artık uzun vadeli bir yatırıma dönüştü ve vatandaş açısından risksiz görülmeye başlandı.

Ama işin bu yönünü şu anda piyasaların gündeminde değil.

Neresinden bakarsanız bakın zaman zaman gelen ‘Carry trade kapanıyor...’ yorumları sürekli yanlış çıktı ve carry trade kredi krizine rağmen (bizim beklediğimiz gibi) gayet istikrarlı gitti.

Gelişmeler

Carry trade’in en iyi göstergesi Euro-Yen kuru. Bunu epeyidir okurlara duyurduk. Euro Yen kuru 150’nin atına inmedikçe bir sorun yok dedik.

Nitekim bu kur bütün bu çalkantılar sırasında gayet sağlam seyretti.

İlişikte son durumu gösteren bir grafik var. Bu sefer Euro-Yen kurunun kendisini değil, Euro-Yen volatilitesini veriyoruz. Bu volatilite opsiyonlardan elde ediliyor ve yıllık yüzde olarak veriliyor. Aynı bir faiz gibi yorumlamak gerek.

Volatilite tedirginlikle eş anlamlı.

Grafiğe bakın...

Son günlerde borsalardaki bütün iniş çıkışlara rağmen Euro-Yen volatilitesi ciddi biçimde gerilemiş.

Sonuç

Evet... Bazı büyük uluslararası oyuncuların YTL’de bir hareketlenme beklentisi son zamanlarda çalışmadı.

Bir gün çalışır mı?

Kuşkusuz. Finansal piyasalarda volatilite her zaman artabilir. Ama ‘o günün’ ne zaman olduğu da belli değildir.

YTL’nin özellikle kuzey ırak operasyonu sırasında bile bu kadar istikrarlı seyretmesi carry trade’in şu anki gücünü gösteriyor.

salih-neftci@sneftci.com

Halk Tefelenmekte

Tefeci karta dadandı BDDK denetime aldı   
HÜSEYİN ÖZAY

Star, 27.02.2008

Kartla nakit sağlamada hergün yeni bir yöntem çıkıyor. Kartla altın yönteminden sonra tefecilerin de karta nakit para vermeye başlaması BDDK’yı harekete geçirdi


KREDİ kartlarında 6 ayın üzerindeki taksitlere örtülü sınırlama getiren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), kredi karlarıyla ilgili ikinci operasyonu da tefecilere yönelik gerçekleştirdi. BDDK, kredi kartlarının tefecilik amacıyla kullanılmasını engellemek için kredi kartlarına ‘nakit’ sağlayan kuyumcuları ve şirketleri incelemeye aldı. Son dönemde tefecilerin nakit para vermek için kullandığı senetlerin yerine ‘kredi kartları’ almaya başladı. BDDK’nın tespitlerine göre, nakite ihtiyacı olan bir tüketici, kuyumculara veya nakit sağlayan firmalara başvuruyor. Örneğin, 25 bin YTL paraya ihtiyacı olan tüketici, nakit sağlayan firmaya gidiyor.

ALTIN İLE NAKİT YÖNTEMİ

FİRMA
tüketiciye 20 bin YTL para veriyor. Firma, tüketici 25 bin YTL’lik alışveriş yapmış gösteriyor ve söz konusu alışverişi de, kredi kartından taksitler halinde çekiyor. Böylece yüzde 20’lik kesinti uygulamış olunuyor. Yeni tefecilik sistemi olarak nitelendirilen bu yöntemle, firma kendisini garantiye almış oluyor. Yine aynı sistemle kuyumculardan da altın alınıyor. Ancak alınan altın bir başka kuyumcuda bozduruluyor. Bu yolla da, tüketici nakit ihtiyacını gidermiş oluyor. Birden fazla kredi kartına sahip olan tüketiciler, bir kredi kartıyla sağladığı kaynağı bir başka kredi kartının borcunu ödüyor. Tüketicinin borcu ise katlanarak büyüyor.


Yasal düzenleme yapılacak


BDDK, kredi kartının nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılmasının son dönemde arttığını tespit etti. Bunun üzerine BDDK, kredi kartının nakit ihtiyaçlarını gidermek için kullanılan yöntemleri tespit etmek ve bununla ilgili önlem almak için, kuyumcuların kredi kartıyla satışlarını incelemeye aldı. Bu yönde yapılan incelemenin ardından, kuyumculara ve bankalara gerekli uyarılar yapılacak. BDDK, incelemenin ardından da, elde edilecek bilgi ve belgeler doğrultusunda yasal düzenleme yapacak. Alınacak tedbirlerle, kredi kartlarının nakit için kullanılmasının önüne geçilecek. 


2月26日

Kangurudan Taklalar ve Göbek Bağı

Pimco's Gross Favors Australian Debt as Fed Failing

By Chris Young and Wes Goodman

The Bloomberg, Feb 26, 2008

Bill Gross, manager of the world's biggest bond fund, said Australian government debt is more attractive than Treasuries because U.S. Federal Reserve policy makers are failing to tackle inflation.

``U.S. citizens, the Federal Reserve and policy makers, certainly in an election year, are unwilling to accept their medicine,'' Gross told a meeting in Sydney via a live broadcast from Newport Beach, California-based Pacific Investment Management Co.'s head office. ``They're unwilling to endure the pain'' of raising interest rates.

The yield advantage for Australian two-year bonds over similar-maturity U.S. debt widened to 5.03 percentage points on Feb. 14, the most since 1990, as traders bet the Reserve Bank of Australia will keep increasing rates as the Fed cuts borrowing costs. Demand from overseas investors such as Pimco drove a 17 percent gain in the Australian dollar in the past 12 months, the best performance among Group of 10 nation currencies.

``The Reserve Bank of Australia should be commended for inflation targeting,'' Gross said. ``Australia has some of the most attractive real interest rates in the world.''

Australia's dollar rose 0.1 percent to 92.80 U.S. cents as of 8:44 p.m. in Sydney and traded as high as 92.99 cents, the strongest level since November. Australia's two-year government bonds yielded 4.83 percentage points more than similar-maturity Treasuries today.

`Most Attractive'

Australian government bonds reversed an early loss after Gross said the nation's debt yields were among the ``most attractive'' in the world.

The yield on the two-year note fell to 6.95 percent from 7.02 percent before Gross spoke and 6.96 percent yesterday. The price of the 7 1/2 percent bond due September 2009 climbed 0.017, or A$0.17 per A$1,000 face amount, to 100.787.

The U.S. is one of the least attractive bond markets because Fed policy makers are unwilling to keep rates high enough to keep prices of goods and services in check, Gross said. U.S. 10-year Treasury notes have slumped this month on concern inflation will erode the value of their fixed payments. They yielded 3.88 percent, from 3.29 percent on Jan. 23.

Fed funds futures on the Chicago Board of Trade indicate a 90 percent chance policy makers will reduce the 3 percent target rate for overnight lending between banks a half point at their March 18 meeting and 10 percent odds of a quarter-point cut.

Australia's central bank Governor Glenn Stevens will raise the benchmark interest rate by a quarter-percentage point to 7.25 percent at the next policy meeting on March 4, according to all but 2 of 24 economists surveyed by Bloomberg News.

Mixed Blessing

Rising borrowing costs are a mixed blessing for bond investors, said Tsutomu Komiya, who helps oversee the equivalent of $30.4 billion of debt at Daiwa Asset Management Co. in Tokyo. Daiwa is the largest investor in Australian government debt among the funds that report holdings, regulatory filings show.

``It's difficult to expect a capital gain because the Reserve Bank is raising rates but the income is attractive,'' Komiya said. Treasuries should outperform Australian securities for the next three months as the Fed cuts rates, he said.

Gains in the Australian dollar have also enhanced returns. U.S. investors in Australian bonds earned 5.9 percent so far in 2008, including currency gains, according to indexes compiled by Merrill Lynch & Co. Treasuries returned 1.7 percent.

Pimco is ``inching into'' Australia's debt market, Gross said. His $120 billion Total Return Fund earned 10.7 percent in the past year, outperforming 94 percent of its peers, according to data compiled by Bloomberg.

Bank Debt

The fund had 46 percent of its assets in mortgage bonds and 19 percent in investment-grade corporate debt as of January, according to data on the firm's Web site. It held no government securities.

``The corporate debt we've been attracted to in the U.S. is primarily banks,'' Gross said. ``Despite the fact that we have a shattered banking system, the original banking system is a requisite for economic growth and stability going forward.'' He said Pimco has been buying debt of banks rated AA or A in the U.S. and Australia.

Australia's economy is expanding while the U.S. may be in a recession, Gross said. Australia's annual core inflation accelerated to 3.8 percent in the fourth quarter, the fastest pace since 1991. The central bank aims to keep annual price gains between 2 percent and 3 percent.

`Umbilical Cord'

``Australia is tied with an umbilical cord to Asia, to China,'' Gross said. ``That's a plus. As the emerging economies exert their strength it's Australia which commands the high ground and the United States which occupies the low ground.''

The Labor Department's measure of consumer prices rose 4.3 percent in January from a year ago, up from a 4.1 percent rate in December.

At the same time, asset prices are tumbling, Gross said.

``For the first time since the 1930s, the totality of finance-based assets in the United States -- home prices, stock prices and bonds prices -- are going down in price, are deflating,'' he said.

To contact the reporters on this story: Chris Young in Sydney at cyoung12@bloomberg.net ; Wes Goodman in Singapore at wgoodman@bloomberg.net .

Dwarf Three

Ford Is Pushing Buyouts to Workers
Fabrizio Costantini for The New York Times

Kevin Ford, left, and Troy Marks, right, talk with a job recruiter Friday at the Ford stamping plant in Woodhaven, Mich.

By BILL VLASIC
The New York Times, Feb 26, 2008

WOODHAVEN, Mich. — The Ford Motor Company is applying the hard sell these days — piling on incentives, doling out marketing DVDs and brochures, and making offers it hopes are too good to pass up.

 

But Ford’s big new push is not to sell cars. Instead, it is trying to sign up thousands of workers to take buyouts, partly by convincing them that their brightest future lies outside the company that long offered middle-class wages for blue-collar jobs.

So, Ford is pitching a buffet of buyout packages that are easily among the richest ever offered to factory workers, including one-time cash payments of $140,000 or college tuition plans for an entire family.

The automaker is also putting on job fairs in its plants and mailing each of its 54,000 hourly workers a feature-length DVD, titled “Connecting With Your Future,” that extols the promise of new careers beyond the assembly line.

Last Friday, inside a huge sheet-metal stamping plant in this industrial center south of Detroit, Ford workers spent their lunch hour perusing opportunities to go back to school, hire on at growing companies and open fast-food franchises.

“I am taking it seriously, but it’s really hard to think about leaving,” said Jerry Thomas, a 37-year-old millwright with 12 years at Ford. “The only thing that would make me do it is the uncertainty. We just don’t know what’s going to happen with Ford.”

The push to move workers out reflects the tough times in Detroit. Ford has lost $15 billion in the last two years, and General Motors and Chrysler are also revamping after heavy losses.

While Detroit’s Big Three have already cut about 80,000 jobs through buyouts and early retirements since 2006, a new blitz is under way to shrink employment even further to make way for lower-paid workers in the future.

The aggressive approach to buyouts is particularly striking at Ford.

In the early 1900s, the company founder, Henry Ford, transformed the American workplace by pioneering $5-a-day wages on the assembly line. And the company’s paternalistic culture still lingers in the way workers often refer to the company as “Ford’s,” in reference to the family that provided them a comfortable income.

Ford executives say the buyout packages, which are the most lucrative and diverse ever offered in the industry, reflect a belief that Ford should look after its workers and ease their transition into different careers.

“We need to restructure, and it’s important to our business to do so,” said Joseph R. Hinrichs, Ford’s head of global manufacturing. “But we want to do it in the best way for our employees.”

But there is no mistaking Ford’s message that this is the last companywide offer, and there could be layoffs if further downsizing becomes necessary.

Ford is not saying how many workers it expects to take the buyouts by a March 18 deadline. But Wall Street analysts say the company has set a goal to get 8,000 employees to sign up.

General Motors is also extending buyout offers to all of its 74,000 hourly employees, while Chrysler is offering buyouts to workers on a regional and individual plant basis.

The belt-tightening comes after years of declining market share and increased competition from foreign automakers, led by Toyota.

“These companies are trying to do in the last 24 months what they should have done over the last 24 years,” said John A. Casesa of the automotive consulting firm Casesa Shapiro Group. “That’s why it’s such a shock to the system.”

Ford has eliminated more than 32,000 jobs over the last two years through buyouts and early retirements. But it needs to cut more to improve productivity, make room for transfers from its former Visteon parts plants, and pave the way for new hires at wages of $14 an hour — roughly half of current pay scales.

“We always prefer for people to voluntarily leave and that’s why we put the energy and effort into this package of buyouts,” said Martin J. Mulloy, Ford’s vice president for labor affairs.

The buyout deals were developed with the United Automobile Workers union. In fact, one senior union official endorsed the downsizing effort in a cover article titled “Fresh Opportunities” in the company’s internal Ford World magazine.

“Because of the loss of market share and because the economy is so bad, there aren’t enough jobs for everybody,” said the official, Bob King, the U.A.W.’s Ford division vice president.

The company is offering a broad range of buyout and early retirement packages.

Employees with as little as one year of seniority can receive $100,000 cash, although they give up all health benefits after a six-month period. For employees at least 55 years old and with at least 10 years on the job, the payout jumps to $140,000.

Ford, which has a younger work force than G.M., also included many educational options. One buyout offer provides a worker four years of tuition reimbursement up to $15,000 annually, plus health care coverage over that period and a stipend equal to 50 percent of base wages.

At the Woodhaven stamping plant, the 1,142 hourly workers are wrestling with the many choices facing them.

“They want to give people incentive to walk away,” said Jim Irey, who has worked in the plant for 40 years. “It’s the reality of the business, whether you like it or not.”

Another worker, Andy Linko, contrasted the buyout deals to how he fared when his previous job as a steel worker disappeared.

“We never had this type of opportunity when I was in the steel industry,” Mr. Linko said. “We knew for years that the industry was in trouble, and one day the doors just shut.”

The job fair at Woodhaven offered a mix of career prospects, from truck driving to electrician work at the local utility to franchise opportunities at the Little Caesars pizza chain.

One recruiter, Heidi Daniels of DTE Energy, said the plant was a “great opportunity” to find skilled labor. “I’ve heard of offering out-placement assistance, but this is unique,” Ms. Daniels said. “It’s almost unheard-of.”

Ford has also gone to great lengths to promote the promise of life after the auto industry.

In its DVD, Ford employs actors to urge workers to take “the opportunity to step out and try something new.” Various segments of the DVD highlight former Ford workers who have started their own businesses after taking buyouts.

The company does not track the fortunes of all its former employees, but said it was proud of the “success stories” of people who have taken buyouts.

One such worker, Dale Beck, took a $100,000 buyout in 2006 to open a Little Caesars outlet in St. Louis.

“I went from making cars to making pizzas, and it’s turned out pretty well for me,” Mr. Beck said. “I also know some people who took the money and spent it, and now they’re struggling.”

Workers in the Woodhaven plant seem to split among younger workers who see the buyouts as a window to a new life, and older employees who cannot imagine giving up their Ford paychecks.

“I’m taking the $100,000,” said Stacy Haynes, a 34-year-old mother of four children. “I’ve been here 12 years, and I can’t believe I lasted this long.”

Bill Fender, a 58-year-old tool and die maker with 37 years on the job, sees it differently.

“I’d like to retire, but it’s just not enough money for me now,” Mr. Fender said. “I’m making almost $80,000 a year, and I can’t see leaving that behind.”

One thing Ford workers are proud of is that their buyout options are more extensive and, in some instances, better paying than those at G.M.

Those bragging rights seem a poignant commentary on the depth of Detroit’s difficulties, said the historian Douglas Brinkley, author of a book on Ford titled “Wheels for the World.”

“There was a time in the 20th century when you flashed a Ford badge in Detroit and it meant you were a man on the rise,” Mr. Brinkley said. “Now, the new status symbol of the Rust Belt is they are downsizing people better than other companies are.”

Mezarlıklar

U.S. Home Foreclosures Jump 90% as Mortgages Reset

By Sharon L. Lynch

The Bloomberg, Feb 22, 2008

Bank seizures of U.S. homes almost doubled in January as property owners failed to make higher payments on adjustable-rate mortgages.

Repossessions rose 90 percent to 45,327 last month from the same period a year ago, RealtyTrac Inc. said today in a statement. Total foreclosure filings, which include default and auction notices as well as bank seizures, increased 57 percent.

``The most troubling thing is that we are seeing more and more of these properties actually going all the way through the process and going back to the banks,'' Rick Sharga, executive vice president of Irvine, California-based RealtyTrac, said in an interview.

Defaults among subprime borrowers and those unable to meet rising payments on adjustable-rate loans drove foreclosure filings to the highest since August and the second-highest since RealtyTrac started keeping records. About $460 billion of adjustable mortgages are scheduled to reset this year, raising minimum payments for borrowers, according to New York-based analysts at Citigroup Inc.

More than 233,000 properties were in some stage of default last month. Total foreclosure filings increased 8 percent in January from December, RealtyTrac said.

Nevada, California and Florida recorded the highest foreclosure rates among the 50 states, said RealtyTrac, a seller of U.S. foreclosure statistics with a database of more than 1 million properties.

Nevada Leads

The rate of foreclosure filings in Nevada continued to lead the nation, with 6,087 properties in default or having been repossessed. That's 95 percent more than in January 2007 and 45 percent less than in December.

California had the highest total number of default and foreclosures with 57,158 properties facing possible seizure last month. That was more than double the year-earlier figure and was up 7 percent from December.

Florida had the second-highest number of homes in default or foreclosure with 30,178 in January, more than double the figure for the prior year and 3 percent less than in December.

Arizona, Colorado, Massachusetts, Georgia, Connecticut, Ohio and Michigan rounded out the top 10 states worst off in terms of missed payments and property seizures, RealtyTrac said.

Cape Coral-Fort Myers, Florida, had the highest January foreclosure rate among 229 metropolitan areas. Stockton, California, had the second highest, followed by the Riverside- San Bernardino area.

Prices Sink

New Jersey ranked 18th in terms of the proportion of households at some stage of default or seizure, with 1.5 percent. New York was 30th with 0.6 percent of households facing possible foreclosure.

U.S. home prices fell last year for the first time since the Great Depression. That made it more difficult for homeowners to sell or refinance properties encumbered by mortgages that may be higher than the value of the houses themselves. Sales of existing homes fell last month to the lowest in at least nine years, the National Association of Realtors said yesterday.

The median price of an existing home fell 4.6 percent to $201,100 from January 2007. The median for a single-family home dropped 5.1 percent to $198,700, and condominium and co-op prices fell 1 percent to $220,400.

Banks may be forced to resell as many as 1 million foreclosed properties this year, adding to a glut of inventory and forcing prices down even further, Sharga said.

January was the sixth straight month with more than 200,000 foreclosure filings, RealtyTrac said. The fourth-quarter total of 642,150 filings was the most since the company began records in January 2005. More than 1 percent of U.S. households were in some stage of foreclosure during 2007.

To contact the reporter on this story: Sharon L. Lynch in New York at sllynch@bloomberg.net .

Uzayda Zemin Arama Dangalaklığı

Zemin kaymaya devam ediyor

Erdal Sağlam
Hürriyet, 26.02.2008
EKONOMİNİN üzerine oturduğu dış ve iç zemin kaymaya devam ediyor. Zemin ayağımızın altından kayıp gidiyor ama hálá düşmemizi engelleyecek adımları atmıyoruz.

Küresel ekonomide yaşananlar malum. Her geçen gün başka bir haber geliyor ama bunların birisi iyiyse, dördü-beşi kötü haber oluyor.

Bu da yetmiyor, içeride hem siyasi çatışma konuları her geçen gün artıyor, hem de ekonomide yön verip istikrar sağlayan çıpalar kalmadı. Yeni bir yön verecek siyasi irade görünmüyor...

İşte size son gelişmeler ve açıklamalardan birkaç örnek:

ABD Merkez Bankası FED’in efsanevi eski başkanı Alan Greenspan, ABD’nin ekonomik büyümesinin durduğunu ve ekonomi sıfır seviyesinde ne kadar kalırsa, daralmaya başlamasının da o kadar muhtemel olduğunu söyledi. Greenspan, "Şu an itibariyle ABD’nin ekonomik büyümesi sıfırda" dedi.

ABD’nin Dallas Merkez Bankası Başkanı Richard Fisher, ülke ekonomisinin giderek artacak bir yavaşlama içinde olduğunu ancak enflasyonun da göz ardı edilmemesi gereken bir unsur olduğu söyledi. Fisher, "Üstesinden gelmeye çalıştığımız bazı riskler var ancak ekonomik büyümedeki yavaşlama bizim öngördüğümüzden daha fazla olabilir" dedi. FED Açık Piyasa Komitesi’nin oy hakkı bulunan üyesi olan ve enflasyon kaygısıyla son toplantıda yapılan yarım puanlık faiz indirimine karşı çıkan Fisher, büyümenin zayıf olduğunu ama son toplantıdan bu yana açıklanan verilerin, ekonomik görünüme ilişkin riskler konusundaki değerlendirmesini değiştirmediğini belirtti.

Avrupa’da 2007 yılının son ayında sanayi ürünleri siparişleri endeksi bir önceki aya göre yüzde 1 olan beklentilerin üzerinde, yüzde 3.6 daraldı. Siparişlerin yıllık bazda artış oranı ise bir önceki aydaki yüzde 11.4’ten yüzde 2.1’e geriledi. Söz konusu dönemde taşıt araçları hariç çekirdek siparişler endeksi ise aylık bazda yüzde 0.8 geriledi. Çekirdek siparişlerdeki yıllık bazda artış ise yüzde 6.2’den yüzde 3.3’e düştü

İsmini açıklamayan bir kişi kredi sigorta şirketi AMBAC’ın sermayesini 3 milyar dolar artırmak için sekiz banka ile görüşmeler yaptığını ve kurtarma planının hazırlandığını açıkladı.

İÇERDE NE YAPIYORLAR

Dışarıda bu gelişmeler yaşanırken içeride yaşananlardan birkaç haber örneği ise şöyle:

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda teknik çalışmalar için kurulan Alt Komisyon Başkanı Zekai Özcan, emekli milletvekili maaşına zam öngören maddeyi sosyal güvenlik reformundan çıkardığını ama milletvekillerinin redaksiyon aşamasında bu maddeyi yine koyduğunu açıklayarak, "Bu Meclis tarihinde bir ilk" diye tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kuzey Irak’a kara harekatının başladığı gün türbanla ilgili anayasa değişikliklerini onayladı. Gül, partilerin anlaşıp başka bir formül bulması için sivil toplum örgütlerini görevlendirmiş ama bu girişimler başarılı olamamış. CHP Lideri Baykal’a yapılan teklifler, yanıtları daha çok konuşulacak gibi gözüküyor.

* YÖK, anayasa değişikliklerinin yeteceğini artık üniversiteye türbanlı öğrencilerin gireceğini savunup, rektörlere talimat yazıyor. Rektörler yasa çıkmadan türbanlı öğrenci alınamayacağını, bunun suç olacağını söylüyor. Karşılıklı açıklamalar devam ediyor. Son olarak dün YÖK, "Cumhuriyetin temel ilkeleri özgürlükleri kısıtlama gerekçesi olamaz" şeklinde bir açıklama yaptı.

Kürt hükümetinin üzerindeki Başkanlık Divanı, "Kürtler ve sivil yerleşim birimlerine saldırı olması halinde halka kendini savunması talimatı verilmiştir" açıklamasını yaptı. Irak Hükümeti ise Türkiye’nin, sınırlı operasyon güvencesi verdiğini açıkladı.

- Cumhurbaşkanı Gül yurtdışı gezilerini iptal etti, Genelkurmaydan brifing aldı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve komutanlar dün şehitlerin cenaze törenine katıldı.

Ekonominin altından zeminin nasıl kaydığını, dünkü birkaç haber bile anlatıyor...