| m. mucahid 的个人资料Mucahid Akinci'nin Ev Sa...照片日志列表 | 帮助 |
|
5月27日 Sosyal DarbeKarşılanmayan ihtiyaçlar...
Mehmet Uğur CİVELEK
Dünya, 27.05.2009 Uğur Civelek, ekonomideki gelişmeleri ve piyasaların nabzını Dünya okurları için tutuyor...
Küresel düzeyde sene başından bugüne kadar yaşanan gelişmeler nedeniyle bazı eğilimler değişti, sorunlar farklılaştı fakat çözülmedi. Yabancı sermaye, mali sektör ve IMF bu gerçeği görmezden gelir iken dünya bankası yetkililerinin sosyal patlama riskine işaret etmesi oldukça önemli ve dikkate alınması gerekiyor. Orta vadede küresel fiyat hadleri zorunlu ihtiyaç maddeleri ve reel yatırım araçları lehine, fakat diğerleri ve sabit getirililer aleyhine bir eğilim sergileyebilir; bu durumda küresel ekonomi daralırken işsizlik artabilir, enflasyonda güven bunalımını derinleştirecek dalgalanmalar yaşanabilir. Zira gelir dağılımı ve rekabet koşullarında ki olumsuz eğilimler tehlike yaratmayı sürdürüyor, belirsizlik ve kırılganlık artıyor. Özellikle net dış borçlanmaya bağımlı ve zorunlu ihtiyaç malları ithalatçısı durumunda olan ekonomiler çok ciddi sıkıntılara katlanmak durumunda kalabilirler. Ülkemizdeki uygulamaları, yukarıda özetlemeye çalıştığımız beklentiler ışığında değerlendirmeye çalıştığımızda endişemiz büyüyor. Sorunların ağırlaşması pahasına günün kurtarılması, olası küresel eğilimlere karşı tedbirli olmak yerine böyle olmayacağı umuduna bağımlı beklentilerle gerçekçilikten uzaklaşılması, sorunların kökenine inmek yerine sonuçların yapay olarak farklılaştırılmaya çalışılması belirsizliği artırıyor. Dünya Bankası yetkililerinin dile getirdiği sosyal patlama riskinin yüksek olduğu ekonomilerden biri haline geliyoruz. Türkiye net dış borçlanmaya bağımlı ve zorunlu ihtiyaç mallarının ithal etmek durumunda olan bir ekonomi; ayrıca iç talebin daralması durumunda büyüme şansı olmayan, bütçe açığı ve kamu finansman açığı kontrolsüz bir şekilde artabilecek, küresel eğilimlerden aşırı ölçüde etkilenecek kırılgan bir yapısı var. Böyle bir durum yokmuş gibi yabancı sermaye mali sektör ve IMF'nin, olası riskleri düşünmeden katı önlemlerde ısrarlı olmasını anlamak kolay olmuyor; belli ki her olasılığı hesaba katan bir çözüm üretilemiyor, sorunların ağırlaşması pahasına günün kurtarılması başarı sayılıyor!.. Gerçekçi olmasa da beklentilerin aşırı iyimser çizgide tutulması, bireylerin azalan faaliyet gelirlerinden daha çok tüketmeye teşvik edilmesi gibi eğilimler görüntüyü farklılaştırdı fakat sosyal dokuyu yıprattı. Eğer böyle yapılmamış olsa idi ülke ekonomisinin mevcut küresel eğilimlere karşı direnci çok daha yüksek olabilirdi. Bireylerin tüketimini ötelemiş olduğunu varsayıp onları bu davranıştan vazgeçirecek yaklaşımlar gerçekçi olamaz; tam aksine insanlar gelecekteki tüketimlerini hayali beklentilerle erkene alıp borçlarını büyüttüğü için bugün aşırı kırılgan bir yapımız var, bu durumu görmezden gelen eğilimler ise deva getirmiyor. Tüketim, yatırım ve borçlanmada aşırıya kaçılmış olması diğer kesimlerden mali sektör ve kamuya büyük bir kaynak transferi yaratarak görünümü farklılaştırmamıştır. Bu durumun sürdürülebilir olmadığı biliniyordu. Bugün için bu transferin duraklamış olması ciddi sıkıntı yaratıyor. Yabancı sermaye, mali sektör ve IMF eski eğilimin devamını talep ederek mümkün olmayanı istiyor. Dünya Bankası ve siyasi irade böyle devam edemeyeceğini, zorlamanın işe yaramayacağını görüyor fakat elinden bir şey gelmiyor. Tercihler ne olur ise olsun geniş kesimlerin yaşam koşulları dalgalı bir şekilde olumsuzlaşmaya devam edecek gibi görünüyor. 5月26日 Hükümet ÇürüdüEkonomide sözler anlamını yitirince
Erdal Sağlam Hürriyet, 26.05.2009
EKONOMİYLE ilgili verilen sözler elbette ileriye dönük beklenti yaratmak açısından çok önemli. Ancak sürekli aynı sözleri tekrarlayıp, uygulamada hiçbir şey görülmediği zaman, sözler anlamını yitiriyor. Hatta, anlamını yitirmesinin ötesinde verilen sözlerin yerine getirilmemesi, getirilmeyeceği artık kesinleştiğinde, tersine olumsuz etkilerde bulunabiliyor. Son IMF ile ilgili haberin piyasalarda yarattığı etkide, bunu açıkça görebiliyoruz. Hükümet IMF ile anlaşma konusunda "kesin yapacağız" diye açıklama yapmıyor ama bir ileri-bir geri adım atarak, piyasaları oyalamaya devam ediyor. Oyalama işlemini de zaman zaman işadamlarını, bankacıları, bizleri yani gazetecileri kullanarak yerine getirebiliyor. Yani "IMF ile anlaşma" konusu, kaba bir deyimle "yalama" olmuş durumda. ETİ ÇÜRÜTMEK İÇİN Şimdi Başbakan başta olmak üzere hükümet üyeleri, daha önce söyledikleri gibi, çıkıp "Biz IMF’yle anlaşmayı kesin yapacağız demedik, yararımıza olursa yaparız, yararımıza olması için de müzakereleri sürdürüyoruz" diyecektir. Dışarıdan biri baksa, bu sözlere hak da verir... Ancak bu sözlerin samimi olmadığını, altında bir sürü kaygının ve hesabın yattığını, "eti çürütmek için böyle davranıldığını" artık herkes biliyor. Dün artık bu konuda sözlerin anlamını yitirdiğini bir kez daha anladık. Hafta sonunda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın büyük işadamları ile yediği sohbet yemeğinden sızan "İşadamlarının yine IMF ile anlaşma istediklerini, Başbakanın da eylülden sonra bu anlaşmayı yapacakları konusunda izlenim verdiğini" bir haber olarak Referans’ta duyurduk. Bu haberin etkisini gözlediğimizde ise, piyasada yine "iyi haber duymak isteyenlerin" bu haberi olumlu bir haber olarak algılama eğiliminde olduklarını ancak daha rasyonel bakmaya çalışan piyasa aktörlerinin ise haberi "yine başka bir oyalama taktiği" olarak algıladıklarına şahit olduk. Yani zaten inanmak isteyen bu haberi istediği gibi algılarken, artık güvenini yitirenlere de bu haber olumlu bir haber gibi gelmedi. BELİRSİZLİK FİYATLARI ETKİLEMEYE BAŞLADI Haberin yazarı olarak benim ne düşündüğüme gelince; inanın artık hiçbir şey söyleyemiyorum. Bence önemli bir haberdi yazdım ama Başbakan’ın verdiği izlenime güveniyor musun derseniz, inanmıyorum da... Ama haberdi ve yazılması gerekiyordu... IMF ile anlaşma konusunda ne düşündüğümü ise artık herkes biliyor... Mutlaka mali disiplin gerekiyor. Mutlaka oluşmaya başlayan kara delikler tam açılmadan kapamak için radikal yapısal tedbirler gerekiyor. Mutlaka dış kaynak sağlayacak dolayısıyla ekonomideki büyümeyi ivmelendirecek yabancı sermayeye ihtiyacımız, bunun için de dört başı mamur orta vadeli bir programa ihtiyacımız var. Böyle bir programı ekonomi yönetimi tek başına yapar mı derseniz, yapabilir. Ancak Hükümet buna izin verir mi derseniz, işte bu noktada kesinlikle eminim ki; hükümet tek başına böyle bir kararın altına imza atamaz... O zaman da bunları sağlamak için IMF ile program yapmanın şart olduğunu söylüyorum. Ancak IMF ile anlaşma konusunda artık bir an önce kesin açıklamanın yapılması lazım. Çünkü ben inanıyorum ki, şimdi yapmasa bile, önümüzdeki 1 yıl içinde Hükümet başı sıkışacağı için bu anlaşmayı yapmaya mecbur kalacak ve o zaman IMF’nin şartları çok daha ağır olacaktır... Artık IMF konusunda sözler anlamını yitirdi, piyasalar daha fazla oyalanmak istemiyor. "şimdiye kadar oyaladım, bundan sonra da böyle idare ederim" demek bir yanılgı çünkü yerine getirilmeyen sözler, farkında olmasalar da olumsuz etki yapmaya başladı. Herkes biliyor ki; dolar-Euro paritesi 1.40’a geldiğinde eğer piyasada işler normal olsaydı, dolar kurunun 1.45 civarına inmesi gerekiyordu ama olmadı... Yani IMF ile ilgili belirsizlik ve verilen sözlerin tutulmaması, yavaş yavaş fiyatların içine girmeye başladı. 5月20日 İnek Ülke Sağ Sağ BitmiyorOtomobilde vergi indirimi sanayiciye değil galericiye yaradıGüngör Uras
Milliyet, 19.05.2009
2009 yılının ilk 4 ayında (krizin ekonomiyi inim inim inlettiği dönemde) Türkiye’de 105 bin 489 adet binek otomobili satıldı. Bir yıl önce (krizden kimse söz etmezken) aynı dönemde 104 bin 244 binek otomobili satılmıştı. Otomobil sırası... 5月13日 Baş KasapFili yuttu bir yılan
Ege Cansen Hürriyet, 13.05.2009 EKONOMİNİN üçte biri ulaştırmadır. Ulaştırmanın içine her tür taşıt aracı üretiminden, satışından, satış sonrası bakımından tutun da yolların yapımına ve araçların yakıtının temin ve tevziine kadar tüm faaliyet girer. Zaten ekonomide değer yaratma ile taşıma arasında doğrudan ilişki vardır. Hiçbir şey durduğu yerde değerli değildir. Mutlaka az veya çok hareket etmelidir. Mesela tabakta duran gıdanın vücuda yarar sağlaması için mideye ulaşması gerekir. * * * Dünya yollarında 800 milyon adetten fazla binek arabası ve hafif ticari araç hareket halindedir. Bu araçların yıllık üretim miktarı da 72 milyondur. Yaşamakta olduğumuz küresel ekonomik kriz, en fazla bu sektörü vurmuştur. Çünkü taşıt araçları dayanıklıdır. Elde mevcut araçlar kullanılmaya devam edilebileceği için, yeni araç alımları kolaylıkla bir süre ertelenebilir. Bu sebeple, ekonomi yavaşlayınca otomotiv sektöründe çok büyük talep düşmesi olur. * * * Amerika’da otomobil bir taşıt aracı değil, yaşam tarzıdır diye bir değiş vardır. Nüfusla orantılanırsa Dünyanın en büyük taşıt aracı pazarı Amerika’dır. Dünyanın hangi ülkesinde kurulmuş olursa olsun, her otomobil üreticisinin hayali Amerika pazarında kendine yer edinmektir. Rekabet çok yüksek, fiyatlar çok düşüktür. Bu sebeple en sorunlu otomobil üreticileri de Amerika’daki bir zamanlar kartal olan Amerikan firmalarıdır. * * * Bizim TOFAŞ dolayısıyla yakından tanıdığımız İtalyan FIAT firması, uzun yıllar yerlerde süründü. Hem muhasebeci hem avukat ve hem İtalyan hem Kanadalı olan Sergio Marchionne adındaki bir "Baş Yönetici" (CEO) FIAT’ı son yıllarda başarılı ve para kazanan bir firma haline getirdi. Şimdi bu arkadaş, Dünya’nın 9’uncu büyük otomobil firması olan FIAT’ı, dünyanın ilk beş firmasından biri, hatta mümkünse 3’üncü büyük otomobil üreticisi haline getirmek için müthiş bir hamle yaptı. Chrysler’in tamamını ve General Motors’un Avrupa bölümünü (Opel ve Vauxhall) FIAT’ın içine almak üzere yaklaşık 7 milyar Euro’luk bir teklif paketiyle ortaya çıktı. İlk bakışta palavra gibi duran bu "büyük birleşme" projesine yakından bakmaya çalıştım. Anladığım kadarıyla Marchionne iki fikre güveniyor. Birincisi verim artışıdır. Bunu sağlamak için düşük kapasitede çalışan çok sayıda fabrikanın önemli bir kısmını kapatıp, üretimi az sayıda, yüksek kapasitede verimli çalışacak fabrikalarda gerçekleştirmektir. İkincisi yönetim biçimidir. Amerikan otomotiv firmalarında çok katlı hantal bir bürokratik yapı vardır. O ise fabrika müdürlerini doğrudan kendine bağlayarak karar alma sürecini hızlandıracak. Daha önemlisi fikirlerinin hayata geçmesine engel olacak üst kademeleri elimine ederek tercüme hatalarından kurtulmaktır. Son Söz: Bilen, yapmasını bilendir. Teğetteki BatakBankalar parayı ne yapıyor?Güngör Uras
Milliyet, 13.05.2009
Başbakan Tayyip Erdoğan, bir süredir banka sitemini eleştiriyor. (1) Banka sisteminin reel sektöre kredi vermediğini eleştiriyor. (2) Banka sisteminin kârının yüksekliğini eleştiriyor. 5月12日 Tümü YargılıkBaşbakan’ın anlayışıyla bankalar yeniden zora girer
Erdal Sağlam Hürriyet, 12.05.2009
BAŞBAKAN Erdoğan bir yandan "bankacılığımız sağlam" diye övünürken, öte yandan tüm kesimlerin bankalar üzerinde baskı yapmasını istiyor. Son olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu "bankalara yüklenmiyor" diye eleştirmiş. Halbuki Hisarcıklıoğlu’nun 5 Nisan’da Kartepe’de ekonomi gazetecilerine verdiği, bankalara yüklenen demeci, bence aşırı bir eleştiri dozu taşıyordu. Yine son genel kurulda bankaları şirketlerin üzerine gitmekle suçladı ve bankaların bu tavırları için "unutmayacağız" dedi. Hisarcıklıoğlu, tabanından gelen tepkileri, gerek Başbakana karşı olsun gerekse de bankalara yönelik olsun, yumuşatan ve ortalığı germeden, popülizme kaçmadan dile getiren bir başkan. Daha önce de söylediğim gibi; eğer Hisarcıklıoğlu, 2001 krizinden sonra tabanına iyi liderlik yapmasaydı, ekonomiyi düze çıkaran ekonomik program uygulanamazdı. Yani AKP iktidarı uyguladığı ekonomik programa TOBB karşı çıksaydı, ekonomide bu kadar yol alamazdı. Ama Hisarcıklıoğlu ve ekibinin, hangi partinin uyguladığına bakmaksızın, ekonomik programa destek vermesinin olumlu sonuçlarını da şimdi görüyoruz. Eğer Başbakanın da övündüğü gibi bankacılığımız sağlamsa, zamanında alınan önlemler sayesinde, taviz verilemez biçimde bağımsız kurumların koyup uyguladığı kurallar sayesindedir. BANKACILIK SEKTÖRÜ GÜÇLÜ OLMASAYDI Eğer bankacılığımız güçlü olmasaydı, AKP’nin son iki yıldaki kötü yönetimiyle beraber, şimdi çok bankamız batmış olurdu ve dolayısıyla ekonomimiz şimdi felç olmuştu. Bankacılıkta gelinen aşama 2001’de alınan önlemler ve bağımsız kılınan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nun eseridir. İyi ki Başbakan Erdoğan 2001 yılında iktidarda değilmiş... Son demeçlerinden de anlaşılacağı gibi, o dönemde yönetim Başbakanda olsaydı, demek ki gerekli bankacılık önlemlerini alamayacaktık... Evet, diğer sektörlerde durum o kadar iyi değilken bankaların karı artmaya devam ediyor ama bu hem Hükümetin uyguladığı politikaların sonucudur, hem de ekonomik ortamın. Vizyonu olan yönetici, bankaların karından korkmaz, kar ediyor diye günah keçisi ilan etmez, aksine "bankacılık sağlam olunca ekonomi sağlam olur"u bilir ve ona göre davranır. Bankacılığın kredi vermesi için de ekonomik politikaları gözden geçirir, temelleri sağlam hale getirir. BAŞBAKAN GENEL MÜDÜR OLSAYDI "Acaba Başbakan bir bankanın genel müdürü olsa ne yapardı" diye düşünmeden edemiyorum. Hükümet bu kadar bütçeyi açmış, borçlanmasını bu kadar artırmışken, karlı hale gelen risksiz Hazine kağıdı almak yerine alternatif plasman kalemlerine para verir miydi? İşinin sermaye sahiplerinin karını maksimize etmek olduğunu, bankacılığın bir ticari iş olduğunu, profesyonelliğin buna göre davranmayı gerektirdiğini bilmez miydi? Krediyi risksiz ve daha karlı görse, kağıt almak yerine kredi vermek istemez miydi? Büyüme oranı eksi çift hanelerde iken yani reel sektör üretimi durdurmuş işçi çıkartırken, zor durumda olduğunu bile bile bir şirkete kredi vermek ister miydi? Zor durumda olduğunu bile bile bir şirkete kredi verdiği zaman, mevcut kanunlara göre bu kredinin batışından şahsi olarak sorumlu tutulacağını, kredinin kendisinden ve ailesinden tazmin edileceğini, yoksa hapis yatacağını bilse, yine de kredi verir miydi? Bütün bu gerçekleri bildiği halde Oda başkanlarının, TOBB başkanının çıkıp da "Kardeşim niye kredi vermiyorsun?" diye çıkışmasına içerlemez miydi? Hele hele bir Başbakan çıkıp da, kendisinin de içinde bulunduğu, banka yöneticilerine karşı toplumun tüm kesimlerini tepki göstermeye çağırsa, acaba en hafifiyle ne derdi? Bu tür davranış içine giren Başbakanı, "Milli görüş anlayışını bırakmamış, tam bir faiz karşıtı söylem" diye suçlamaz mıydı? Bu anlayışın çağdışı bir anlayış olduğunu, bu anlayışla bankaların yeniden zor duruma düşeceğini, ekonominin duracağını düşünmez miydi? Aklından "Başbakan mali disiplini sağlayıp, dışardan kaynak girişi sağlayacak IMF anlaşması yapmak yerine, gündem değiştirip bizi günah keçisi yapmak istiyor" diye geçmez miydi? Nerede Yanlış Yaptıkİl Genel Meclisi Üye seçim sonuçları Türkiye genelinde şöyle gerçekleşti: Hürriyet, 12.05.2009
Halk Resmen Oyuk (Seçimde Uyansalardı)TCMB
01.05.2009
TARİH TOPLAM TÜKETİCİ KREDİ KARTI TAKSİTLİ TAKSİTSİZ
12-05-2006 56668972.00000 38140885.00000 18528087.00000 6731395.00000 11421002.00000 19-05-2006 57499115.00000 38750145.00000 18748970.00000 6865269.00000 11487754.00000 26-05-2006 58398484.00000 39789682.00000 18608802.00000 6868208.00000 11330972.00000 02-06-2006 59901132.00000 40686394.00000 19214738.00000 7077622.00000 11696376.00000 09-06-2006 60403510.00000 41213608.00000 19189902.00000 7104036.00000 11663253.00000 16-06-2006 60817249.00000 41287485.00000 19529764.00000 7207263.00000 11913443.00000 23-06-2006 60786826.00000 41555275.00000 19231551.00000 7310288.00000 11503827.00000 30-06-2006 61872750.00000 42000309.00000 19872441.00000 7495320.00000 11929850.00000 07-07-2006 61950840.00000 42111323.00000 19839517.00000 7541881.00000 11860396.00000 14-07-2006 62386342.00000 42233217.00000 20153125.00000 7605171.00000 12126811.00000 21-07-2006 61793435.00000 42052279.00000 19741156.00000 7594186.00000 11724382.00000 28-07-2006 62323884.00000 42313037.00000 20010847.00000 7589284.00000 11975243.00000 04-08-2006 62756779.00000 42465930.00000 20290849.00000 7722187.00000 12134601.00000 11-08-2006 63007524.00000 42624892.00000 20382632.00000 7758499.00000 12183565.00000 18-08-2006 62782823.00000 42474546.00000 20308277.00000 7743506.00000 12131961.00000 25-08-2006 62745831.00000 42617336.00000 20128495.00000 7747372.00000 11935660.00000 01-09-2006 63444765.00000 42744188.00000 20700577.00000 7871301.00000 12372696.00000 08-09-2006 63538207.00000 42902497.00000 20635710.00000 7856308.00000 12327157.00000 15-09-2006 63878820.00000 42834910.00000 21043910.00000 7936305.00000 12673103.00000 22-09-2006 63585427.00000 43039191.00000 20546236.00000 7936159.00000 12157478.00000 29-09-2006 64001862.00000 43342356.00000 20659506.00000 8031919.00000 12137447.00000 06-10-2006 64165934.00000 43437891.00000 20728043.00000 8013030.00000 12238787.00000 13-10-2006 64441743.00000 43708559.00000 20733184.00000 8030885.00000 12253591.00000 20-10-2006 64292950.00000 43776720.00000 20516230.00000 8114855.00000 11938971.00000 27-10-2006 64834045.00000 43795265.00000 21038780.00000 8206316.00000 12350861.00000 03-11-2006 64975544.00000 43957402.00000 21018142.00000 8383881.00000 12145901.00000 10-11-2006 65056946.00000 44161470.00000 20895476.00000 8388391.00000 12035548.00000 17-11-2006 64998653.00000 44124081.00000 20874572.00000 8367123.00000 12042416.00000 24-11-2006 65148456.00000 44394457.00000 20753999.00000 8384706.00000 11900004.00000 01-12-2006 66074014.00000 44860967.00000 21213047.00000 8508755.00000 12210060.00000 08-12-2006 66202634.00000 45093447.00000 21109187.00000 8494493.00000 12140657.00000 15-12-2006 66591302.00000 45205386.00000 21385916.00000 8558131.00000 12379767.00000 22-12-2006 66619694.00000 45627537.00000 20992157.00000 8680771.00000 11844896.00000 29-12-2006 67812298.00000 46151088.00000 21661210.00000 9026454.00000 12152102.00000 05-01-2007 68174397.00000 46023583.00000 22150814.00000 9057343.00000 12590466.00000 12-01-2007 68012367.00000 46203073.00000 21809294.00000 8980655.00000 12373069.00000 19-01-2007 67772528.00000 46090787.00000 21681741.00000 9016410.00000 12220660.00000 26-01-2007 67649297.00000 46314954.00000 21334343.00000 8813938.00000 12016291.00000 02-02-2007 68332962.00000 46515126.00000 21817836.00000 8855736.00000 12437496.00000 09-02-2007 68362188.00000 46677109.00000 21685079.00000 8827611.00000 12350096.00000 16-02-2007 68922466.00000 46758982.00000 22163484.00000 8946603.00000 12723692.00000 23-02-2007 68502382.00000 46917673.00000 21584709.00000 8853426.00000 12240543.00000 02-03-2007 68989201.00000 47062603.00000 21926598.00000 8817975.00000 12569099.00000 09-03-2007 68991872.00000 47329290.00000 21662582.00000 8762974.00000 12378166.00000 16-03-2007 69116326.00000 47443914.00000 21672412.00000 8724241.00000 12450425.00000 23-03-2007 69226956.00000 47931003.00000 21295953.00000 8703752.00000 12077050.00000 30-03-2007 70342648.00000 48467419.00000 21875229.00000 8792366.00000 12525397.00000 06-04-2007 70370336.00000 48653753.00000 21716583.00000 8784589.00000 12389247.00000 13-04-2007 71180709.00000 48900605.00000 22280104.00000 8836260.00000 12911095.00000 20-04-2007 71274271.00000 49031025.00000 22243246.00000 8865673.00000 12837771.00000 27-04-2007 72292993.00000 49834246.00000 22458747.00000 8906691.00000 12995720.00000 04-05-2007 73351960.00000 50367838.00000 22984122.00000 8970590.00000 13419108.00000 11-05-2007 73596781.00000 50737434.00000 22859347.00000 8979692.00000 13312637.00000 18-05-2007 73670724.00000 50798306.00000 22872418.00000 9005482.00000 13312154.00000 25-05-2007 74073761.00000 51240488.00000 22833273.00000 9067578.00000 13172531.00000 01-06-2007 75360328.00000 51774018.00000 23586310.00000 9214891.00000 13750066.00000 08-06-2007 75522606.00000 51992670.00000 23529936.00000 9203008.00000 13700255.00000 15-06-2007 75830013.00000 52003229.00000 23826784.00000 9240413.00000 14008071.00000 22-06-2007 76497366.00000 52935354.00000 23562012.00000 9299502.00000 13651986.00000 29-06-2007 77564763.00000 53582046.00000 23982717.00000 9469326.00000 13847555.00000 06-07-2007 78117893.00000 53883303.00000 24234590.00000 9518083.00000 14082188.00000 13-07-2007 78734352.00000 54418213.00000 24316139.00000 9538865.00000 14160969.00000 20-07-2007 78471528.00000 54607479.00000 23864049.00000 9477897.00000 13771379.00000 27-07-2007 78875417.00000 55138424.00000 23736993.00000 9373246.00000 13736829.00000 03-08-2007 80125101.00000 55678284.00000 24446817.00000 9255433.00000 14537815.00000 10-08-2007 80666771.00000 56164311.00000 24502460.00000 9541098.00000 14316126.00000 17-08-2007 80799179.00000 56313588.00000 24485591.00000 9493381.00000 14358637.00000 24-08-2007 81180755.00000 56891435.00000 24289320.00000 9473708.00000 14179526.00000 31-08-2007 81907714.00000 57414337.00000 24493377.00000 9590354.00000 14219302.00000 07-09-2007 82617847.00000 57760471.00000 24857376.00000 9652542.00000 14547651.00000 14-09-2007 83182619.00000 58223117.00000 24959502.00000 9696974.00000 14630123.00000 21-09-2007 83167187.00000 58353575.00000 24813612.00000 9610988.00000 14576174.00000 28-09-2007 83732144.00000 59120617.00000 24611527.00000 9589672.00000 14363885.00000 05-10-2007 84177974.00000 59387487.00000 24790487.00000 9613570.00000 14523851.00000 12-10-2007 84931708.00000 59966042.00000 24965666.00000 9710368.00000 14615995.00000 19-10-2007 84963760.00000 60298420.00000 24665340.00000 9744638.00000 14265036.00000 26-10-2007 85523446.00000 60786432.00000 24737014.00000 9774489.00000 14298399.00000 02-11-2007 86782039.00000 61249087.00000 25532952.00000 9957452.00000 14848216.00000 09-11-2007 87268739.00000 61683763.00000 25584976.00000 9969359.00000 14920050.00000 16-11-2007 87941794.00000 61982115.00000 25959679.00000 10066426.00000 15218304.00000 23-11-2007 88139939.00000 62676603.00000 25463336.00000 10086835.00000 14695889.00000 30-11-2007 89543934.00000 63534421.00000 26009513.00000 10163181.00000 15123466.00000 07-12-2007 90121478.00000 63943048.00000 26178430.00000 10216289.00000 15288694.00000 14-12-2007 91015566.00000 64688302.00000 26327264.00000 10310483.00000 15362703.00000 21-12-2007 91162544.00000 64838037.00000 26324507.00000 10453663.00000 15224996.00000 28-12-2007 91944895.00000 65585611.00000 26359284.00000 10489862.00000 15221412.00000 04-01-2008 93033318.00000 65944672.00000 27088646.00000 10733358.00000 15695364.00000 11-01-2008 93456454.00000 66418326.00000 27038128.00000 10662927.00000 15739656.00000 18-01-2008 93308898.00000 66412074.00000 26896824.00000 10592442.00000 15677223.00000 25-01-2008 93717142.00000 66897086.00000 26820056.00000 10622949.00000 15552941.00000 01-02-2008 94911693.00000 67407523.00000 27504170.00000 10668307.00000 16163639.00000 08-02-2008 95233922.00000 67800062.00000 27433860.00000 10677038.00000 16093774.00000 15-02-2008 96005792.00000 67995750.00000 28010042.00000 10814087.00000 16547829.00000 22-02-2008 96066250.00000 68612342.00000 27453908.00000 10810650.00000 15974075.00000 29-02-2008 96896041.00000 69210396.00000 27685645.00000 10834788.00000 16158342.00000 07-03-2008 97364904.00000 69610591.00000 27754313.00000 10735692.00000 16325143.00000 14-03-2008 98255423.00000 70360629.00000 27894794.00000 10727986.00000 16515491.00000 21-03-2008 98237811.00000 70723305.00000 27514506.00000 10690924.00000 16126650.00000 28-03-2008 99216703.00000 71401793.00000 27814910.00000 10777054.00000 16336170.00000 04-04-2008 99860426.00000 71785485.00000 28074941.00000 10756480.00000 16587982.00000 11-04-2008 100385124.00000 72139805.00000 28245319.00000 10772911.00000 16738279.00000 18-04-2008 100549177.00000 72161574.00000 28387603.00000 10736411.00000 16910409.00000 25-04-2008 100983806.00000 72494329.00000 28489478.00000 10818417.00000 16904299.00000 02-05-2008 101970702.00000 73020210.00000 28950491.00000 10906879.00000 17257575.00000 09-05-2008 102472493.00000 73606258.00000 28866235.00000 10936403.00000 17192277.00000 16-05-2008 102908651.00000 73638141.00000 29270510.00000 10975969.00000 17557912.00000 23-05-2008 103147036.00000 74042733.00000 29104303.00000 10980769.00000 17349616.00000 30-05-2008 104388063.00000 74847455.00000 29540608.00000 11113904.00000 17604014.00000 06-06-2008 105069664.00000 75236799.00000 29832865.00000 11238420.00000 17780275.00000 13-06-2008 106401218.00000 76072022.00000 30329196.00000 11404582.00000 18087333.00000 20-06-2008 106324085.00000 76262689.00000 30061396.00000 11517495.00000 17723027.00000 27-06-2008 107318987.00000 76949457.00000 30369531.00000 11619289.00000 17908682.00000 04-07-2008 108369093.00000 77309384.00000 31059709.00000 11771758.00000 18431293.00000 11-07-2008 108765124.00000 77722155.00000 31042969.00000 11777068.00000 18445641.00000 18-07-2008 108661397.00000 77717063.00000 30944334.00000 11663025.00000 18442366.00000 25-07-2008 109300278.00000 78203269.00000 31097009.00000 11796259.00000 18482223.00000 01-08-2008 110678240.00000 78840816.00000 31837424.00000 11901545.00000 19123447.00000 08-08-2008 111106403.00000 79322976.00000 31783427.00000 11860525.00000 19124856.00000 15-08-2008 111613656.00000 79416224.00000 32197432.00000 11862658.00000 19548507.00000 22-08-2008 111789679.00000 79997908.00000 31791771.00000 11847435.00000 19159914.00000 29-08-2008 112848213.00000 80651106.00000 32197107.00000 11938127.00000 19461408.00000 05-09-2008 113452886.00000 80981772.00000 32471114.00000 12017202.00000 19668433.00000 12-09-2008 114134192.00000 81564510.00000 32569682.00000 12038438.00000 19741434.00000 19-09-2008 113950411.00000 81771139.00000 32179272.00000 12085848.00000 19284370.00000 26-09-2008 114903610.00000 82733896.00000 32169714.00000 12332326.00000 19030233.00000 03-10-2008 115899456.00000 82626165.00000 33273291.00000 12484867.00000 19962306.00000 10-10-2008 116005973.00000 82922360.00000 33083613.00000 12400537.00000 19870336.00000 17-10-2008 115450612.00000 82736999.00000 32713613.00000 12316570.00000 19586540.00000 24-10-2008 115292920.00000 82918794.00000 32374126.00000 12293578.00000 19257075.00000 31-10-2008 116111697.00000 83006330.00000 33105367.00000 12341610.00000 19932284.00000 07-11-2008 115710515.00000 82630551.00000 33079964.00000 12264268.00000 20004408.00000 14-11-2008 116061688.00000 82580482.00000 33481206.00000 12218948.00000 20459147.00000 21-11-2008 115075772.00000 82096577.00000 32979195.00000 12142523.00000 20051830.00000 28-11-2008 115351810.00000 82005007.00000 33346803.00000 12193123.00000 20360059.00000 05-12-2008 114998340.00000 81491786.00000 33506554.00000 12449015.00000 20217087.00000 12-12-2008 115904899.00000 81366564.00000 34538335.00000 12476237.00000 21201206.00000 19-12-2008 115037320.00000 81134948.00000 33902372.00000 12055549.00000 21083696.00000 26-12-2008 114545792.00000 81093747.00000 33452045.00000 12019929.00000 20690186.00000 02-01-2009 115172810.00000 81044863.00000 34127947.00000 12106994.00000 21262780.00000 09-01-2009 114566784.00000 80898289.00000 33668495.00000 11970978.00000 20958367.00000 16-01-2009 114211626.00000 80382401.00000 33829225.00000 11870534.00000 21216299.00000 23-01-2009 113652590.00000 80374296.00000 33278294.00000 11703284.00000 20832392.00000 30-01-2009 114187152.00000 80445175.00000 33741977.00000 11643443.00000 21340534.00000 06-02-2009 114055211.00000 80416883.00000 33638328.00000 11531128.00000 21365059.00000 13-02-2009 114506961.00000 80528362.00000 33978599.00000 11573584.00000 21650951.00000 20-02-2009 113493548.00000 80185894.00000 33307654.00000 11447433.00000 21129646.00000 27-02-2009 113520647.00000 80311383.00000 33209264.00000 11313338.00000 21170774.00000 06-03-2009 113480281.00000 80175749.00000 33304532.00000 11147333.00000 21390012.00000 13-03-2009 113376265.00000 80371423.00000 33004842.00000 11022023.00000 21240588.00000 20-03-2009 112593029.00000 80146648.00000 32446381.00000 11002073.00000 20670102.00000 27-03-2009 113071981.00000 80449086.00000 32622895.00000 10928045.00000 20946632.00000 03-04-2009 113971889.00000 80804210.00000 33167679.00000 11051023.00000 21345080.00000 10-04-2009 114231818.00000 81100239.00000 33131579.00000 11038320.00000 21320338.00000 17-04-2009 114151410.00000 81093829.00000 33057581.00000 11124641.00000 21141844.00000 24-04-2009 114544762.00000 81355113.00000 33189649.00000 11180593.00000 21215080.00000 01-05-2009 115375782.00000 81773866.00000 33601916.00000 11302730.00000 21489958.00000 SEÇİLEN SERİLERİN AÇIKLAMALARI ============================== TP.KM.J001: 1-TUKETICI KREDILERI VE KREDI KARTLARI TP.KM.J003: 3-TUKETICI KREDILERI TL Not: 27.04.2007 Tarihinde gözlenen artış bir bankanın tüketici kredilerinin kapsamında yaptığı 442 442 BİN YTL tutarındaki değişiklikten kaynaklanmaktadır. TP.KM.J011: 5-KREDI KARTLARI (Bireysel+Kurumsal) TP.KM.J016: 6Aa-Taksitli TP.KM.J017: 6Ab-Taksitsiz 111623/317666Nisan'da işsizlik başvuruları yarı yarıya arttıİŞKUR'a yapılan işsizlik başvuruları Nisan'da yüzde 51 artış gösterdi.ntvmsnbc, 12.05.2009 İSTANBUL - İstihdam piyasasında küresel krizin etkisi devam ediyor. İŞKUR, Nisan ayında yapılan işsizlik başvurularının, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51.50 artarak 111,623 olduğunu açıkladı. İŞKUR'dan yapılan açıklamaya göre, kayıtlı işgücü sayısı geçen yılın aynı ayına göre 578,932 kişi artarak 1.4 milyon kişi, kayıtlı işsiz sayısı ise 532,862 kişi artarak 1.27 milyon kişi oldu. Kayıtlı işgücü yüzde 71.39 oranında, kayıtlı işsiz sayısı da yüzde 72.59 oranında arttı. Açıklamaya göre, Nisan ayı içerisinde 118,025 kişi İŞKUR'un faaliyetlerinden yararlanmak için kuruma başvuruda bulundu. Başvuranlardan 111,623 kişisi işsiz, 4,141 kişisi şu an çalışmakla beraber daha iyi şartlarda iş arayanlar, 99 kişi emekli, 2,162 kişisi de belirli bir işyerinde çalışmak isteyenlerden oluşuyor. Kuruma ay içerisindeki başvuranların yüzde 63.8'i erkek; yüzde 52.3'ü lise altı eğitimli, yüzde 32.8'i lise ve dengi okullu, yüzde 13.2'si lise üstü eğitim mezunu, yüzde 1.7'si okur-yazar olmayanlardan oluşuyor. Açıklamaya göre, başvuruların yüzde 31.5'i, 15-24 yaş arasında bulunuyor. Kurum verilerine göre, açık işler geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19.51 oranında azalarak 13,886 oldu. Açık işlerin yüzde 89.3'ü özel sektörden alındı. Açık işlerin yüzde 0.6'sı tarım, yüzde 49.8'i sanayi, yüzde 49.6'sı hizmetler sektöründe bulunuyor. İşe yerleştirme geçen yılın aynı ayına göre yüzde 117.59 oranında artarak 6,332 kişi oldu. Nisan ayında İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 317,766 kişiye 107.8 milyon lira ödeme yapıldı. 5月11日 İpe Simit DizmekTarih yazarken 'tarih' olursunuzErtuğ YaşarReferans, 11.05.2009
Akılları OlsaydıÇaresizlik Siyaha Beyaz Dedirtir İse!..
Mehmet Uğur Civelek
Dünya 11.05.2009
Bir süredir, etkili ve yetkili kesimler tarafından soruldukça dile getirilen bir iddia var: Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizleri düşürmesi döviz kurunu pek etkilemez imiş, bu iki değişken arasında ciddi bir ilişki yok imiş! Bu iddiayı dile getirenler ya herkesi aptal yerine koyuyor, ya da ekonomiden ve finansal piyasaların işleyişinden hiç anlamıyorlar. Yukarıda özetlemeye çalıştığımız iddiayı dile getirenler herhalde 1988 yılında alınan 4 Şubat kararları sonrasında uygulamaya giren ve altı ay öncesine kadar devam eden para politikası uygulamalarının ana ekseninin döviz kuru ile faizler arasındaki ilişkiye dayandığını hatırlayamıyorlar!.. Söz konusu kesimlere sormak gerekiyor; madem arada ciddi bir ilişki yok neden kredi faizleri Merkez Bankası ayarlamalarına paralel geriletilmiyor ve IMF ile mutlaka anlaşılması isteniyor? Neden altı ay öncesine kadar döviz kuru yükseliş yönünde hareketlendiğinde kısa vadeli faizlerin yükseleceği veya en azından daha fazla düşürülemeyeceği kanaatinde olanlar bugün farklı bir tavır sergiliyor? Yanıtlayalım, gerek küresel kriz gerekse mevcut pozisyonlar beklentileri yönlendirerek günü kurtarmak adına böyle konuşulmasını gerektiriyor. Zira döviz kurunun yükselmesinde yükselmesin diye faizlerin yükseltilmesi veya yüksek düzeyde tutulmasına da sistemin tahammülü kalmadı. Üstelik ne kadar yüksek faiz verilir ise verilsin yeterli ve gerekli düzeyde yabancı sermayenin artık gelmeyeceği biliniyor. Çaresiz bir şekilde kısa vadeli faizler ile döviz kuru arasında ciddi bir ilişki olmadığını iddia etmek zorunda kalınıyor, döviz piyasasının mevcut tüm imkanlar kullanılarak manipule edilmesi gerekiyor!.. Başta bankalar olmak üzere tüm mali sektör, finansal piyasalar ve siyasi irade bu yapay yönlendirmenin aktif oyuncuları oluyor stratejiler ve ilişkiler yeniden şekillendiriliyor. Bu aşamada yine sormak gerekiyor; neden böyle bir değişikliği küresel kiriz kapıyı çalmadan yapmadınız veya yapmaya cesaret edemediniz?.. Daha somut örneklerle açıkça soralım: 2003-2005 yıllarında iş dünyası ne siyasi iradeden gelen telkinlere rağmen Bankalar ve Merkez Bankası kısa vadeli faizlerin daha seri bir şekilde düşürülmesine neden karşı çıktı? 2006 yılı Haziran ayında döviz kurlarında seri bir yükseliş yaşanınca neden kısa vadeli faizler hızla yükseltildi ve bu durum bankalar tarafından alkışlandı? Ya da tersten soralım söz konusu dönemlerde kısa vadeli faizler hızla düşürülse veya yükseltilmese neler yaşanırdı? O zaman yapılmayanların belirsizlik ve kırılganlığı arttıracağı iddia ediliyordu. O zaman yanlış olduğu iddia edilen yaklaşımlar nasıl oluyorda bugün doğru sayılıyor? Ayrıca mevcut pozisyonların faizler ile döviz kuru arasında ciddi bir ilişki olduğunun kabul edildiği dönemde alındığını da hesaba katmak gerekiyor... Kendi görüşümüzü açıkça özetleyelim faizler ile döviz kuru arasındaki ilişki küreselleşmenin getirdiği kuralsız ortamda giderek güçlenmiş ve belirleyici unsur olmuştur. İddia edilenin aksine söz konusu ilişki sermayenin sınırsız özgürlüğü devam ettiği, etkili düzenlemeler devreye girmediği ve kambiyo rejimi değişmediği sürece de güçlü kalacaktır. Bu ilişkinin zayıflamış gibi görünmesi, bankalar tarafından yürütülen iç ve dış destekli yapay yönlendirmenin bir sonucudur ve kesinlikle sürdürülebilir değildir. Korkunun ecele faydası yoktur. Merkez Bankasının mali sektörü döviz depoları yolu ile desteklemesi, bankaların kredi faizlerini düşürmekteki isteksizliği ve son G-20 toplantısı sonrasında gelişmekte olan ülkelerde organize bir şekilde finansal piyasaların manipule edilmesi gibi faktörler geçici olarak döviz kuru ile faizler arasındaki ilişkiyi zayıflamış gibi göstermektedir. Ekonomideki genel eğilimler ile son iki ay içinde finansal piyasalarda yaşananlar taban tabana zıttır. Olumsuz rekabet koşulları ve giderek hızlanan gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle küresel kriz ağırlaşmakta, ve bu durum finansal piyasalar tarafından şimdilik görmezden gelinmektedir. Küresel düzeyde gelir dağılımı bozuldukça para ve maliye politikasının etkisiz kalması, beklentiler yolu ile giderek önemi azalan orta gelir grubunun yönlendirilmesi ekonomideki olumsuz eğilimlerin terse çevrilmesini engelleyecektir. Piyasaların yapay bir şekilde yönlendirilmesi olgusuna 2001 yılındaki 11 Eylül tarihi sonrasında tanık olduk ve sonuçlarını biliyoruz! Manipulasyonun kısa vadede finansal piyasalarda iyimser rüzgarlar estirmesi, fakat orta vadede ekonomi cephesindeki sorunları ağırlaştırması bilinen bir durumdur; bu kez sonucun farklı olması için bir sebep yoktur. Görüntüye bakarak belirsizlik ve kırılganlığın azaldığı, güven bunalımının aşıldığı kanaatine kapılanlar yanıltıldıklarını anladıklarında iş işten geçmiş olacak. Finansal piyasalar ekonomideki eğilimleri değil, ekonomi cephesindekileri diğer, ????? üzerinde belirleyici olacak. Piyasaları manipüle ederek günü kurtarmaya çalışanlar bu gerçeği unutmuş görünüyorlar, ama bir daha hiç akıllarından çıkmayacak şekilde öğrenmek zorunda kalacaklar... Tevahhur-u BokTrilyonlarca dolar nasıl uçtu? Vallahi çok basitMetin Münir
Milliyet, 09.05.2009
Global finans krizinin az anlaşılan yönlerinden biri, trilyonlarca doların nasıl tebahhur etmiş olduğudur.
5月7日 Kindle DX
Saçların Neden Darmadağın ArkadaşAvrupa Doğu'sunu kaybediyorSeyfettin GürselReferans, 07.05.2009
Gitti Gider, Bitti BiterOtomotiv yeniden yapılanırken biz ne yapıyoruz?Meral Tamer
Milliyet, 07.05.2009
Alman Daimler-Benz, 1998’de 36 milyar dolar ödeyerek, Amerika’nın 3. büyük otomobil şirketi Chrysler’i bünyesine katmıştı. Bu mutsuz evlilik, Daimler’in 2007’de Chrysler’in % 80 hissesini 7.4 milyar dolara bir yatırım fonuna satmasıyla noktalandı. Ebediyen Number OneFormula One: İşkenceye devamMetin Münir
Milliyet, 07.05.2009
Sene 2004. Beş ünlü işadamı ve profesyonel yönetici Formula One’ı Türkiye’ye getirmek için bir araya gelir. Hiçbiri cebinden bir kuruş koymak istemez. Çünkü projenin kâr etmesinin imkânsız olduğunu bilirler. Ferrari’nin isyanı... 5月6日 Kıyamete KadarArılar, global finans krizi ve dürüstlükMetin Münir
Milliyet, 06.05.2009
Dürüstlük en önemli ahlak kuralıdır. Kâinatın kendisi de dürüstlük kuralına uygun kuruldu. Eğer yaratan “malzemeden” en küçük bir “parça” çalmış olsaydı, kâinat kısa zamanda içine çöküp başladığı yere geri dönecekti. Ne kâinat olacaktı, ne hayat, ne de o hayatın içinde bu satırları yazan ve okuyan kişiler. Arı malzemeden çalmaz... 5月5日 Hükümetkulli'Piyasakulli' ile kimse kalkınamazYiğit BulutReferans, 05.05.2009
5月3日 Tüm Dünyadan Özür DilerimRahat olun, krizi ben yarattım Osman Ulagay Milliyet, 03.05.2009 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|