m. mucahid 的个人资料Mucahid Akinci'nin Ev Sa...照片日志列表 工具 帮助
8月31日

Küresel Güçlerin Midesinde Devrialem

Küresel güçlerle ezilmeden işbirliği

Yiğit Bulut

Referans, 30.08.2008 

Başlığa sığmadığı için soru cümlesini tekrar yazmak istiyorum. Küresel güçlerle, ezilmeden, sömürülmeden karşılıklı bir işbirliği olabilir mi? Yoksa işbirliği, aslında "Aşırı taviz ile alınması gerekenin onda birine razı olmak" demek midir? Bu sorulara, Türkiye'nin küresel yapılar ile ilişkilerini düşünen biri olarak, özellikle Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi yapılara sıcak bakmayan bir bakış açısı ile yıllarca cevap aradım. Aynı cevapları John Perkins de aramış. O kim mi? Arz edeyim. Yıllarca global sermayenin kurduğu şirketlerde özellikle petrol yatakları olan üçüncü dünya ülkelerinde çalışmış ve uzun yıllar sonunda kitap yazmış bir isim. Peki yazdıkları doğru mu?
 
Büyüme azınlığa yarıyor
Burada amacım doğruluğu sorgulamak değil, buna hakkım da yok. Amacım, düşünce dünyamızın genleşmesi açısından, bu sayfada size daha önce sunduğum "Türkiye'nin içine düştüğü borç tuzağı" gibi tezleri de desteklendiğine inandığım için, size bu kitaptan bahsetmek ve birkaç satırı da alıntılar yaparak aktarmak. Ne diyor Perkins?
1- "Birçok ülkede, ekonomik büyümenin nüfusun sadece küçük bir bölümünün işine yaradığı, çoğunluk için ise giderek daha da ümitsizleşen şartlara sebep olduğunu artık biliyoruz. Bu etki, sistemi yönlendiren büyük sanayicilerin özel bir statüye sahip olmaları inancı tarafından da körükleniyor."
2- "3. Dünya'nın borcu 2.5 trilyon dolara yükselirken, bu borcun faizi 2004 itibarıyla senede 375 milyar dolar. Bu ülkelerin ödedikleri faiz, tüm 3. Dünya'nın ve gelişmekte olan ülkelerin aldıkları yardımdan iki kat daha fazla."
3- "Bir 3. Dünya ülkesinde özel mülkiyetin ve parasal kaynakların yüzde 70 ile yüzde 90'ı, söz konusu ülkenin nüfusunun yüzde 1'inin elinde."
4- "Ekvador'daki yağmur ormanlarından çıkarılan her 100 dolarlık ham petrole karşılık petrol şirketleri 75 dolar kâr ederler. Kalan 25 doların dörtte üçü dış borç ödemelerine, kalanın ise ancak 2.5 doları halkın sağlık, eğitim gibi giderlerine ayrılır."
5- "Ekonomik tetikçiler, yerküre üzerinde ülkeleri trilyonlarca dolar borçlandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Hiçbir zaman ödeyemeyecekleri borçların altına girmelerine yardımcı olmak, aslında ülkelere iyilik yaptıklarını bilimsel olarak ispat ettikleri araçlardır."
 
Sürdürülebilir borç dinamiği
Sonuç: Kitaptan daha birçok alıntı yapabilirim ama sizi etkilememek açısından sentezi size bırakıyorum. Bu kitabı bulup okursanız özellikle petrolü olan Güney Amerika ülkelerindeki darbeleri, İran'da 1950'lerde yaşananları, Irak operasyonunu ve merak ettiğiniz daha birçok sorunun cevabını bulabilirsiniz.
Bu noktada sizden bir ricam var. Bunları okur ve "Doğru" derseniz lütfen bu arşivde biraz geriye dönüp, Türkiye'ye Dünya Bankası'ndan adam gönderip, sürdürülebilir borçlanma dinamiğini yere düşmeden yeniden kuranlar hakkında o dönem yazdığım yazıları bir kez daha okuyun.
Sonuç: Amerikan gemileri Montrö Anlaşması'nı delerek boğazlardan geçip, bizi dünya kamuoyuna "yok" ilan ederken, yukarıdaki tespitleri sorgulamak çok daha anlamlı hale geliyor.
8月30日

Naber Salaklar

Ne büyük iş dünyamız varmış

Yiğit Bulut

Referans, 28.08.2008 

Bu ülkede ne büyük iş adamları, ne kadar güçlü bir sermaye ürettik! İş adamlarımızla konuşunca "mangalda kül bırakmazlar"! Onlara sorarsanız "en" her zaman onlar. Bankalarımız da aynı. İşi çok iyi bilirler. Devletten kağıdı alıp, vatandaşa satarlar, sonra bankacılık yaptık diye ortada dolanırlar. O zaman 2003 sonrası kaybettiklerimize bakalım. Daha doğrusu yerlilerin alamadıklarına, yabancıya sattıklarına, kaptırdıklarına. Başlayayım mı? Üzüleceksiniz ama işte liste.
Türk Telekom, Arapların.
Telsim İngiliz'in.
Kuşadası Limanı İsrailli'nin.
İzmir Limanı Hong Konglu'nun.
Araç muayene işi Alman'ın.
Başak Sigorta Fransız'ın.
Adabank Kuveytli'nin.
İETT Garajı Dubaili'nin.
Avea Lübnanlı'nın.
Petkim, Ermeni'nin.
Rakı, Amerikalı'nın.
Finansbank Yunanlı'nın.
Oyakbank Hollandalı'nın.
Denizbank Belçikalı'nın.
Türkiye Finans Kuveytli'nin.
TEB Fransız'ın.
Cbank İsrailli'nin.
MNG Bank Lübnanlı'nın.
Dışbank Hollandalı'nın.
Şekerbank Kazak'ın.
Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.
Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.
Beymen'in yarısı Amerikalı'nın.
Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nın.
Garanti'nin ve Akbank'ın bir bölümü Amerikalı'nın.
Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.
İzocam, Fransız'ın.
TGRT(Fox) Amerikalı'nın.
Demirdöküm Alman'ın.
Döktaş Fransız'ın.
Süper FM Kanadalı'nın.
 
Tesisleri kaptırdık
Alışveriş yaptığınız marketlerin neredeyse tamamı yabancıların.
Ne oldu büyük iş adamlarımız! İş bilip, "dünya çapında kredi" sağlayıp, bu tesisleri kaptırmamayı deneyemediniz mi!

Bu listeyi imkanım olan her köşede yayınlıyorum. Sizler de okuyun, belki canınız sıkılır da "devletten kağıt alıp vatandaşa satmaya aracılık yapmak yerine" veya "repoya yatıp faaliyet dışı kârı katlamak haricinde" bir şeyler yaparsınız!!

ybulut@gazetevatan.com

İlik Bankaları ve Kan Kanseri

Mehmet Şimşek neden cevap vermiyor

Yiğit Bulut
Referans, 29.08.2008  
Bundan bir süre önce Ekonomiden Sorumlu Bakan Mehmet Şimşek bir iddiada bulundu ve Türk hazine bonolarının yüzde 80'inin Türklerin elinde olduğunu belirterek, yabancıların yüksek faizden yararlanmadığının altını çizdi. O günlerde ben de elimdeki bilgilere dayanarak aksi iddiada bulunmuş ve Şimşek'i "doğruyu çarpıtmakla" suçlamıştım. O günden bugüne ne Şimşek bir daha bu konuyu açtı, ne de bir açıklama geldi.
 
Kaymağı yabancı yiyor
Bugün aynı iddiaları tekrar ediyorum. Türkiye'nin verdiği yüksek faizin kaymağını yabancılar yiyor.
İşte detayları: Değerli dostlarım, Türk Hazine bonoları takası isime değil. Türkiye'de bütün saklamalar isime yapılır, sistemler elektronik olarak gerçekten mükemmel çalışır ama Hazine bonosu konusunda kimse oralı olmaz! Daha da ilginç olanı, hiçbir hükümet de bu düzenlemeyi yapmaya yanaşmaz. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Doğan Cansızlar döneminde defalarca hükümetlerden istemesine rağmen bir türlü isime saklama ile ilgili düzenleme yapılmadı.
Sevgili dostlar, uzun lafın kısası bugün hisse alanlar bellidir, her detay son noktasına kadar bilinebilir ama Hazine bonosu gizlidir ve isme saklama yapılmaz. Bu noktada Mehmet Şimşek'e soralım; Hazine bonolarının yüzde 80'inin yerlinin elinde olduğunu nereden biliyorsunuz?
Peki elde konu hakkında hiç veri yok mu?
 
Alman ve İngiliz bankalarında
Ben de hemen kendi elimdeki bilgiyi aktarayım. Şimşek nasıl biliyorsa, ben de biliyorum ve iddia ediyorum: Türk Hazine bonolarının yüzde 91'i bir Alman ve bir İngiliz bankasında. Yani bu halkın ödediği faizin yüzde 91'i bu yabancı bankaların kendilerine ve müşterilerine gidiyor. 72 milyon insanımız çalışıyor, çabalıyor ve dolar bazında yüzde 42'lere varan bir faizi 5 bin civarında gerçek-tüzel kişiye aktarıyor ve bunların yüzde 90'ından fazlası yabancı.
Sevgili dostlar, iddiam bu! Yalansa çıksın Bakan Şimşek tezini verileri ile açıklasın. Kendisi de İngiliz vatandaşı ve yabancı bir kurumdan, hatta 2001 yılında Türkiye'ye karşı en büyük spekülatif atağı yapan kurumdan geldi. Bunu da not düşmek istedim. Güzel Türkiyem, çalış çabala sakın durma, fonlamak zorunda olduğun, yüzde 40'ların üstünde dolar bazında faiz ödemek zorunda olduğun sahipler var. Durmak yok hep ileri!
Sonuç: Türkiye'nin, tıp tabiriyle; damar yolu açık ve bu açık yoldan iliğimiz-kemiğimiz faiz yoluyla emiliyor. Buna "Dur" demek istediğimiz zaman da devletin Hazine Bakanı çıkıp "Doğru değil, bu yerlilerin elinde" diyor. Ben de iddia ediyorum; hazine bonolarının yüzde 91'i bir İngiliz ve Alman bankası ile onların müşterilerinin elinde. Vicdanı olan herkes bu konuya eğilir.
 
 

Atardamardakiler Bitti Sıra Kılcallarda

Sanayicinin kur isyanı büyüyor

Erdal Sağlam

Hürriyet, 30.08.2008
GEÇEN gün 200 TL’nin piyasaya çıkarılması kararını yorumlarken "Önemli olanın paranın değerini korumak" olduğunu söylemiştik.

Bu yazımız üzerine Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz’dan bir tepki maili aldım. Daha sonra kendisiyle telefonla sohbet ve daha detaylı tartışma imkanı bulduğumuzda mailindeki "Ülkemizin tüm sanayi kollarına ara malı üreten tek tesisinin başındaki kişi olarak, yaptığınız tespitin hiçbir noktasına katılmadığımı söylemek istiyorum" sözlerini biraz yumuşatma ihtiyacı doğdu.

Sadece Petkim değil, son dönemde sanayi üretimi yapan birçok kuruluşun çok ciddi ve haklı şikayetleri var. Şikayetlerinin altında yatan temel neden ise değerli TL, yani kur sorunu.

İstanbul Sanayi Odası’nın son yayınladığı ikinci 500 firma incelemesinde kárların arttığı ama bunun faaliyet kárı olmadığı, açık pozisyondan kár elde edildiği belirtiliyordu.

Yani bakanlar, ekonomi bürokratları, "dikkat edin açık pozisyon tutmayın" dediler ama tersini yapanlar iyi para kazandı, devletin sözünü dinleyenler cezalandırıldı.

Petkim Genel Müdürü Yavuz da işte bundan şikayetçi. Ancak kendisine söylediğim gibi "suçu yanlış yerde arıyor" Hükümet yerine Merkez Bankası’nı suçluyor. Yavuz şöyle diyor:

"Merkez Bankası’nın enflasyonu düşük tutacağım diye uyguladığı politikalar, gerçek refahın tek yolu olan üretimin önündeki en büyük engel durumuna gelmiştir. Enflasyonu düşük tutmayı toplumun refahı için vazgeçilmez tek argüman olarak sunuyorsunuz. Bu son derece eksik bir tespittir. Refahı sadece bugünkü kuşağın refahı olarak algılıyor iseniz, daha düşük kur ve daha yüksek faiz vererek sanal refahı artırır, enflasyonu da düşük tutmayı başarırsınız, ancak gelecek kuşakların hakkını ve hukukunu gaspetmiş olursunuz."

Merkez Bankası’nın enflasyonu düşük tutmayı tek amaç olarak algılayan bir kurum haline geldiğini belirten Genel Müdür, "Makro politikaları belirleyen en önemli kurum, oluşturduğu düşük kur yüksek faiz çıpası nedeniyle ülkemiz sıcak para cenneti oldu. Dışarıdan gelen yoğun döviz sayesinde TL aşırı değerlendi,söyler misiniz üretici olarak oluşan bu YTL değeri beni neden bağlıyor. Ekonomik mantığın dışında oluşmuş bir para değeri üreticiyi neden bağlasın?"

Eleştirilen aslında hükümetin politikası

YÜKSEK faiz düşük kur politikasını, "Ülkemizin kılcal damarlarında dolaşan kanın şırınga ile çekilip, yurt dışına boşaltılmasından ibaret basit ve kolay bir yol" olarak nitelendiren Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, "Sonuçta verip kurtuluyorsunuz ve böylece ekonominiz stabil kalıyor!" diyor.

Yavuz, son söz olarak şöyle diyor: "Parayı değerli kılan üretim gücüdür, üretim gücü ile desteklenmemiş bir para değeri ile övünmek, gelecekte dövüneceğimiz günlerin habercisidir."

Kendisine de söylediğim gibi; TL öyle ya da böyle, çok büyük baskı altında ve önemli bir şişkinlik oluşmuş durumda. Korkum; küresel durgunluğun da etkisiyle ihracatçının şikayetinin çok artıp, yaklaşan yerel seçim ve popülizm etkisiyle, olmayacak bir şey yapılması ve bu şişkinliğin iyi yönetilememesi. Bu durumda kurlarda yüksek oranlı artışlar meydana gelir ve bu ekonominin tümüyle tehlikeye girmesi demektir.

Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz’a, Merkez Bankası’nın son dönemdeki genel tavrını benimsemediğimi ama "günah keçisi" yapılmasının da haksızlık olduğu söyledim.

Kendisinin ve tüm sanayicilerin bu politikanın hükümet politikası olduğunu görmeleri, Merkez Bankası’nın Hükümetin belirlediği hedef doğrultusunda iş yapmaya, yasada yazılı olan görevi olan enflasyonla mücadele etmeye çalıştığını söyledim. Merkez Bankası’nın başarısı bu görevini ne kadar yerine getirmiştir, buna göre değerlendirilir. O da ortada zaten...

Yani sanayici kolay yolu seçip, Hükümetten korktuğu için, Merkez Bankası’nı tek suçlu gibi göstereceğine, açık açık eleştirisini ilgili yere yöneltmeli. Politikayı da merkez bankası’na verilmiş göreve ilişkin yasayı değiştirecek olan da hükümet. İstese değiştirir değil mi?

Sanayicinin yolu bedelsiz, kolay yol ama sonuç alınamaz. Ancak havanda su döverler...

El Zaferiye

30 Ağustos

Yılmaz Özdil
Hürriyet, 30.08.2008
Bizim Temel trene binmiş.

Bi de bakmış ki...

Bi Alman, bi İngiliz, bi Yunan.

"Gene mi siz lan!" demiş.

*

30 Ağustos fıkrasıdır bu.

*

Her Zafer Bayramı hipodroma doluşup, tankları mankları geçirerek, memleket topraklarına göz dikenleri o biçim kovduğumuzu birbirimize gösteriyoruz...

Adamlar tribünde bu arada!

Ne banka bıraktılar, ne liman...

"Bravo valla" diyorlar...

"Şahane kovdunuz bizi!"

Vıjj diye geçen jetleri alkışlıyorlar.

*

Bakın, hazır, memleket topraklarına göz dikenleri o biçim kovduğumuzu birbirimize göstereceğimiz gün...

Bi şey anlatayım size.

*

Suudi Arabistan Tarım Bakanı Fahad Balghunaim denen arkadaş, arazi bakmak için GAP’a geldi geçen hafta...

Bizim Tarım Bakanı gezdirdi.

"İşbirliği" yapacakmışız...

*

Suudi Arabistan Tarım Bakanı Yardımcısı da, Financial Times’a demeç verdi... Kendi memleketlerinde su olmadığı için, "buğday, pirinç, mısır gibi stratejik gıda ürünlerini yetiştirmek amacıyla, Pakistan ve Türkiye’de 100 bin hektarcık arazi ayarlayacaklarını" söyledi.

*

Haliyle, merak ediyor insan...

Kendi kendimize yetiştirip, Suudilere ihraç etmek varken, neden "işbirliği" yapıyoruz? Veya... Arabistan’a yetecek kadar bile tarım arazimiz varsa, neden elálemden tarım ürünleri ithal ediyoruz?

Suyu yok diye buraya geliyorsa Arap... Niye petrol kuyusu vermiyor bize orada?

*

Neyse canım, boşverin...

30 Ağustos kutlu olsun.

Bizim Temel trene binmiş.

Bi de bakmış ki, bi Arap...
8月29日

Halk Oyulmalarda (DALYA ve SALYA Sonrası)

TCMB
22.08.2008
 
TARİH              TOPLAM              TÜKETİCİ           KREDİ KARTI       TAKSİTLİ          TAKSİTSİZ 
12-05-2006   56668972.00000  38140885.00000  18528087.00000   6731395.00000  11421002.00000
19-05-2006   57499115.00000  38750145.00000  18748970.00000   6865269.00000  11487754.00000
26-05-2006   58398484.00000  39789682.00000  18608802.00000   6868208.00000  11330972.00000
02-06-2006   59901132.00000  40686394.00000  19214738.00000   7077622.00000  11696376.00000
09-06-2006   60403510.00000  41213608.00000  19189902.00000   7104036.00000  11663253.00000
16-06-2006   60817249.00000  41287485.00000  19529764.00000   7207263.00000  11913443.00000
23-06-2006   60786826.00000  41555275.00000  19231551.00000   7310288.00000  11503827.00000
30-06-2006   61872750.00000  42000309.00000  19872441.00000   7495320.00000  11929850.00000
07-07-2006   61950840.00000  42111323.00000  19839517.00000   7541881.00000  11860396.00000
14-07-2006   62386342.00000  42233217.00000  20153125.00000   7605171.00000  12126811.00000
21-07-2006   61793435.00000  42052279.00000  19741156.00000   7594186.00000  11724382.00000
28-07-2006   62323884.00000  42313037.00000  20010847.00000   7589284.00000  11975243.00000
04-08-2006   62756779.00000  42465930.00000  20290849.00000   7722187.00000  12134601.00000
11-08-2006   63007524.00000  42624892.00000  20382632.00000   7758499.00000  12183565.00000
18-08-2006   62782823.00000  42474546.00000  20308277.00000   7743506.00000  12131961.00000
25-08-2006   62745831.00000  42617336.00000  20128495.00000   7747372.00000  11935660.00000
01-09-2006   63444765.00000  42744188.00000  20700577.00000   7871301.00000  12372696.00000
08-09-2006   63538207.00000  42902497.00000  20635710.00000   7856308.00000  12327157.00000
15-09-2006   63878820.00000  42834910.00000  21043910.00000   7936305.00000  12673103.00000
22-09-2006   63585427.00000  43039191.00000  20546236.00000   7936159.00000  12157478.00000
29-09-2006   64001862.00000  43342356.00000  20659506.00000   8031919.00000  12137447.00000
06-10-2006   64165934.00000  43437891.00000  20728043.00000   8013030.00000  12238787.00000
13-10-2006   64441743.00000  43708559.00000  20733184.00000   8030885.00000  12253591.00000
20-10-2006   64292950.00000  43776720.00000  20516230.00000   8114855.00000  11938971.00000
27-10-2006   64834045.00000  43795265.00000  21038780.00000   8206316.00000  12350861.00000
03-11-2006   64975544.00000  43957402.00000  21018142.00000   8383881.00000  12145901.00000
10-11-2006   65056946.00000  44161470.00000  20895476.00000   8388391.00000  12035548.00000
17-11-2006   64998653.00000  44124081.00000  20874572.00000   8367123.00000  12042416.00000
24-11-2006   65148456.00000  44394457.00000  20753999.00000   8384706.00000  11900004.00000
01-12-2006   66074014.00000  44860967.00000  21213047.00000   8508755.00000  12210060.00000
08-12-2006   66202634.00000  45093447.00000  21109187.00000   8494493.00000  12140657.00000
15-12-2006   66591302.00000  45205386.00000  21385916.00000   8558131.00000  12379767.00000
22-12-2006   66619694.00000  45627537.00000  20992157.00000   8680771.00000  11844896.00000
29-12-2006   67812298.00000  46151088.00000  21661210.00000   9026454.00000  12152102.00000
05-01-2007   68174397.00000  46023583.00000  22150814.00000   9057343.00000  12590466.00000
12-01-2007   68012367.00000  46203073.00000  21809294.00000   8980655.00000  12373069.00000
19-01-2007   67772528.00000  46090787.00000  21681741.00000   9016410.00000  12220660.00000
26-01-2007   67649297.00000  46314954.00000  21334343.00000   8813938.00000  12016291.00000
02-02-2007   68332962.00000  46515126.00000  21817836.00000   8855736.00000  12437496.00000
09-02-2007   68362188.00000  46677109.00000  21685079.00000   8827611.00000  12350096.00000
16-02-2007   68922466.00000  46758982.00000  22163484.00000   8946603.00000  12723692.00000
23-02-2007   68502382.00000  46917673.00000  21584709.00000   8853426.00000  12240543.00000
02-03-2007   68989201.00000  47062603.00000  21926598.00000   8817975.00000  12569099.00000
09-03-2007   68991872.00000  47329290.00000  21662582.00000   8762974.00000  12378166.00000
16-03-2007   69116326.00000  47443914.00000  21672412.00000   8724241.00000  12450425.00000
23-03-2007   69226956.00000  47931003.00000  21295953.00000   8703752.00000  12077050.00000
30-03-2007   70342648.00000  48467419.00000  21875229.00000   8792366.00000  12525397.00000
06-04-2007   70370336.00000  48653753.00000  21716583.00000   8784589.00000  12389247.00000
13-04-2007   71180709.00000  48900605.00000  22280104.00000   8836260.00000  12911095.00000
20-04-2007   71274271.00000  49031025.00000  22243246.00000   8865673.00000  12837771.00000
27-04-2007   72292993.00000  49834246.00000  22458747.00000   8906691.00000  12995720.00000
04-05-2007   73351960.00000  50367838.00000  22984122.00000   8970590.00000  13419108.00000
11-05-2007   73596781.00000  50737434.00000  22859347.00000   8979692.00000  13312637.00000
18-05-2007   73670724.00000  50798306.00000  22872418.00000   9005482.00000  13312154.00000
25-05-2007   74073761.00000  51240488.00000  22833273.00000   9067578.00000  13172531.00000
01-06-2007   75360328.00000  51774018.00000  23586310.00000   9214891.00000  13750066.00000
08-06-2007   75522606.00000  51992670.00000  23529936.00000   9203008.00000  13700255.00000
15-06-2007   75830013.00000  52003229.00000  23826784.00000   9240413.00000  14008071.00000
22-06-2007   76497366.00000  52935354.00000  23562012.00000   9299502.00000  13651986.00000
29-06-2007   77564763.00000  53582046.00000  23982717.00000   9469326.00000  13847555.00000
06-07-2007   78117893.00000  53883303.00000  24234590.00000   9518083.00000  14082188.00000
13-07-2007   78734352.00000  54418213.00000  24316139.00000   9538865.00000  14160969.00000
20-07-2007   78471528.00000  54607479.00000  23864049.00000   9477897.00000  13771379.00000
27-07-2007   78875417.00000  55138424.00000  23736993.00000   9373246.00000  13736829.00000
03-08-2007   80125101.00000  55678284.00000  24446817.00000   9255433.00000  14537815.00000
10-08-2007   80666771.00000  56164311.00000  24502460.00000   9541098.00000  14316126.00000
17-08-2007   80799179.00000  56313588.00000  24485591.00000   9493381.00000  14358637.00000
24-08-2007   81180755.00000  56891435.00000  24289320.00000   9473708.00000  14179526.00000
31-08-2007   81907714.00000  57414337.00000  24493377.00000   9590354.00000  14219302.00000
07-09-2007   82617847.00000  57760471.00000  24857376.00000   9652542.00000  14547651.00000
14-09-2007   83182619.00000  58223117.00000  24959502.00000   9696974.00000  14630123.00000
21-09-2007   83167187.00000  58353575.00000  24813612.00000   9610988.00000  14576174.00000
28-09-2007   83732144.00000  59120617.00000  24611527.00000   9589672.00000  14363885.00000
05-10-2007   84177974.00000  59387487.00000  24790487.00000   9613570.00000  14523851.00000
12-10-2007   84931708.00000  59966042.00000  24965666.00000   9710368.00000  14615995.00000
19-10-2007   84963760.00000  60298420.00000  24665340.00000   9744638.00000  14265036.00000
26-10-2007   85523446.00000  60786432.00000  24737014.00000   9774489.00000  14298399.00000
02-11-2007   86782039.00000  61249087.00000  25532952.00000   9957452.00000  14848216.00000
09-11-2007   87268739.00000  61683763.00000  25584976.00000   9969359.00000  14920050.00000
16-11-2007   87941794.00000  61982115.00000  25959679.00000  10066426.00000  15218304.00000
23-11-2007   88139939.00000  62676603.00000  25463336.00000  10086835.00000  14695889.00000
30-11-2007   89543934.00000  63534421.00000  26009513.00000  10163181.00000  15123466.00000
07-12-2007   90121478.00000  63943048.00000  26178430.00000  10216289.00000  15288694.00000
14-12-2007   91015566.00000  64688302.00000  26327264.00000  10310483.00000  15362703.00000
21-12-2007   91162544.00000  64838037.00000  26324507.00000  10453663.00000  15224996.00000
28-12-2007   91944895.00000  65585611.00000  26359284.00000  10489862.00000  15221412.00000
04-01-2008   93033318.00000  65944672.00000  27088646.00000  10733358.00000  15695364.00000
11-01-2008   93456454.00000  66418326.00000  27038128.00000  10662927.00000  15739656.00000
18-01-2008   93308898.00000  66412074.00000  26896824.00000  10592442.00000  15677223.00000
25-01-2008   93717142.00000  66897086.00000  26820056.00000  10622949.00000  15552941.00000
01-02-2008   94911693.00000  67407523.00000  27504170.00000  10668307.00000  16163639.00000
08-02-2008   95233922.00000  67800062.00000  27433860.00000  10677038.00000  16093774.00000
15-02-2008   96005792.00000  67995750.00000  28010042.00000  10814087.00000  16547829.00000
22-02-2008   96066250.00000  68612342.00000  27453908.00000  10810650.00000  15974075.00000
29-02-2008   96896041.00000  69210396.00000  27685645.00000  10834788.00000  16158342.00000
07-03-2008   97364904.00000  69610591.00000  27754313.00000  10735692.00000  16325143.00000
14-03-2008   98255423.00000  70360629.00000  27894794.00000  10727986.00000  16515491.00000
21-03-2008   98237811.00000  70723305.00000  27514506.00000  10690924.00000  16126650.00000
28-03-2008   99216703.00000  71401793.00000  27814910.00000  10777054.00000  16336170.00000
04-04-2008   99860426.00000  71785485.00000  28074941.00000  10756480.00000  16587982.00000
11-04-2008  100385124.00000  72139805.00000  28245319.00000  10772911.00000  16738279.00000
18-04-2008  100549177.00000  72161574.00000  28387603.00000  10736411.00000  16910409.00000
25-04-2008  100983806.00000  72494329.00000  28489478.00000  10818417.00000  16904299.00000
02-05-2008  101970702.00000  73020210.00000  28950491.00000  10906879.00000  17257575.00000
09-05-2008  102472493.00000  73606258.00000  28866235.00000  10936403.00000  17192277.00000
16-05-2008  102908651.00000  73638141.00000  29270510.00000  10975969.00000  17557912.00000
23-05-2008  103147036.00000  74042733.00000  29104303.00000  10980769.00000  17349616.00000
30-05-2008  104388063.00000  74847455.00000  29540608.00000  11113904.00000  17604014.00000
06-06-2008  105069664.00000  75236799.00000  29832865.00000  11238420.00000  17780275.00000
13-06-2008  106401218.00000  76072022.00000  30329196.00000  11404582.00000  18087333.00000
20-06-2008  106324085.00000  76262689.00000  30061396.00000  11517495.00000  17723027.00000
27-06-2008  107318987.00000  76949457.00000  30369531.00000  11619289.00000  17908682.00000
04-07-2008  108369093.00000  77309384.00000  31059709.00000  11771758.00000  18431293.00000
11-07-2008  108765124.00000  77722155.00000  31042969.00000  11777068.00000  18445641.00000
18-07-2008  108661397.00000  77717063.00000  30944334.00000  11663025.00000  18442366.00000
25-07-2008  109300278.00000  78203269.00000  31097009.00000  11796259.00000  18482223.00000
01-08-2008  110678240.00000  78840816.00000  31837424.00000  11901545.00000  19123447.00000
08-08-2008  111106403.00000  79322976.00000  31783427.00000  11860525.00000  19124856.00000
15-08-2008  111613656.00000  79416224.00000  32197432.00000  11862658.00000  19548507.00000
22-08-2008  111789680.00000  79997909.00000  31791771.00000  11847435.00000  19159914.00000
SEÇİLEN SERİLERİN AÇIKLAMALARI
==============================
TP.KM.J001: 1-TUKETICI KREDILERI VE KREDI KARTLARI
TP.KM.J003: 3-TUKETICI KREDILERI YTL
   Not: 27.04.2007 Tarihinde gözlenen artış bir bankanın tüketici kredilerinin kapsamında yaptığı 442 442 BİN YTL tutarındaki değişiklikten kaynaklanmaktadır.
TP.KM.J011: 5-KREDI KARTLARI (Bireysel+Kurumsal)
TP.KM.J016: 6Aa-Taksitli
TP.KM.J017: 6Ab-Taksitsiz
8月28日

Cenaze İşleri Faturası

Rusya’yı rahatsız edemeyiz

 

Güngör Uras

Milliyet, 28.08.2008

Rusya sınır kapılarında bekleyen Türk TIR’larının sayısı (Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı’nın verdiği rakamlara göre) 10 bini aşmış. Rusya, 16 Temmuz’dan bu yana Türk mallarının Rusya’ya girişini engelliyor.
Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Tüzmen, sorunu küçümseyerek Rusya’ya meydan okuyor, ”Rahatsız edilirsek, biz de sizi rahatsız ederiz” diyor.
Maalesef durum ciddidir. Maalesef meydan okumakla sorun çözülemez. Maalesef biz Rusya’yı rahatsız edemeyiz, Rusya bizi rahatsız eder.
Biz (kendi kontrolümüz dışında da olsa) bugüne kadar Rusya’yı rahatsız ettiğimiz için başımıza bu dertler geliyor. Rusya’nın rahatsızlığı arttıkça, bizim zararımız da artıyor.
Doğalgazda Rusya’ya bağlıyız. Kullandığımız gazın yüzde 65’i Rusya’dan geliyor. Kısa sürede ve orta dönemde alternatif kaynak yok. Rusya doğalgazı keserse elektrik üretemeyiz. Sanayi işletmeleri durur. Evlerde tencere kaynamaz. Kış ayında insanlar soğuktan donar.

Rusya’ya bağlıyız
Rusya’ya bu yıl 7 milyar dolar ihracat yapacağız. Türkiye’de birçok sanayi ve tarım işletmesi için Rusya önemli pazar. Bu pazarı kolay elde etmediler. Büyük yatırımlar yaptılar.
Türk müteahhitlerinin Rusya’da önemli yatırımları var. Rusya’daki inşaatlarda çok sayıda Türk çalışıyor.
Yakınlık nedeniyle Ruslar Türkiye’ye geliyor. Laleli Pazarı için gelen bohçacılar, tatil için gelen turistler iç piyasaya hareket ve bereket getiriyor.
Rusya bizim sınır komşumuz. Büyük ülke. Büyük pazar. Bugüne kadar bu ülkeyle ekonomik ilişkileri yeterince geliştiremedik. Ama herhalde, uzun dönemde Rusya ile daha sıkı ekonomik ilişkiler kurmaya mecburuz.
Rusya’nın ekonomi alanında bizden rahatsızlığı, Kafkas petrollerinin kontrolünü Rusya’nın elinden alma politikasında Amerika ile yaptığımız işbirliğiyle başladı.
Rusya, Kafkas ülkelerinde ve Türki devletler diye adlandırılan eski SSCB topraklarında Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin etkin faaliyetlerinden büyük rahatsızlık duyuyor.

İşimiz zor
Gürcistan hükümetinin yanlış politikaları sonucu başlayan ABD-Rusya soğuk savaşında Türkiye (mecburiyetten) ABD’nin yanında yer alıyor. Türkiye (mecburiyetten) Montrö’ye yeni yorumlar getirerek ABD ve NATO savaş gemilerinin Karadeniz’e çıkmasına yardımcı oluyor..
ABD’nin açıklamalarına göre, bu savaş gemileri Gürcistan’a “insani malzeme yardımı” (şişe suyu, çocuk maması, hijyenik kadın bezi) götürmek için Karadeniz’e çıktı. Rusya’ya göre, ABD’nin niyeti Karadeniz’de kalıcı bir deniz kuvveti bulundurmak, deniz üssü oluşturmak.
Bugüne kadar başımıza dertler Doğu sınırından geliyordu. ABD’nin Irak, Suriye, İran, Afganistan, Pakistan politikalarının faturasını ödüyorduk.
Bunlar yetmedi. Şimdi Karadeniz cephesi açıldı. Çanakkale Boğazı, İstanbul Boğazı ve tüm Karadeniz kıyıları, ABD-Rusya soğuk savaşından olumsuz etkilenecek.
Nasıl olsa bir fatura ödeyeceğiz. Faturanın hazmedilebilir büyüklükte kalması hükümetin uygulayacağı politikaların başarısına bağlıdır. Gerçekleri görerek hazırlıklı olalım.

guras@milliyet.com.tr

8月27日

Hangi Ülke İçerdiniz?

Du yu andırsitend?

Yılmaz Özdil
Hürriyet, 27.08.2008
AKP’li belediyenin zabıtaları Keçiören’de içki satan gariban büfeciyi sopayla dövdüler ya... Amerikan Büyükelçiliği anında soruşturma başlattı.

*

Bazı salak arkadaşlar da sevindi...

"Büfeciye Amerikalılar sahip çıktı!"

*

Kardeşim!

Tekel bayii orası...

Tekel, British American!

Yeni Rakı satılıyor orada...

Yeni Rakı, Amerikalı!

Marlboro.

Camel.

Parliament zaten malum da...

Samsun, British American.

Maltepe, British American.

Viski satılıyor...

Johnnie Walker, İskoç.

Jameson, İrlanda.

Jack Daniel’s, Amerikan.

Absolut da satılıyor...

İsveç votkası.

Güzel güzel biralar var...

Miller, Amerikan.

Beck’s, Alman.

Corona, Meksika.

Carlsberg, Danimarka.

Heineken, Hollanda.

Budweiser, Belçika.

Foster’s, Avustralya.

Efes Pilsen, Coca Cola ortaklı.

Coca Cola, Amerikan...

*

O büfede, Türk olan sadece büfeci!

*

Coni malını koruyor, malını...

Onun için soruşturma açıyor.

Yoksa, eli sopalı dinciler, gariban büfecinin burnunu kırmış, ona ne?

*

Üstelik...

Sen ne malına sahip çıkıyorsun, ne insanına... Dinciler büfeciyi yamultmuş, Amerikalılar soruşturma açmış, sana ne?

AF Parti ve Darbe

Nasıl AK olunur?..

Bekir Coşkun
Hürriyet, 27.08.2008
BU arkadaşların iyi bir huyu var; birbirlerini affediyorlar.

Cumhurbaşkanı Erbakan’ı affediyor, Maliye Bakanı Cumhurbaşkanı’nı affediyor, Başbakan Maliye Bakanı’nı affediyor...


Gensoru veriliyor, bu sefer Meclis, Başbakan’ı affediyor...

Milletvekillerinin 79 suç dosyası var, Başbakan dokunulmazlıkları kaldırmayarak dönüp milletvekillerini affediyor...

Böylece herkes herkesi affettiği için partinin adı ne oluyor:

AK Parti...

Görülmüş bir şey yok.

Diyelim ki Ankara Adliyesi’ndeki iki sanık koridordaki bankta oturmuş yargılanmayı beklerken, içlerinden birisi "Sana bir şey söyleyeyim mi, gel ben seni affedeyim" diyor.

Öbürü seviniyor:

"Olur mu?.."

"Tabii ki olur, işte affettim gitti... Şimdi sen de beni affet..."

O da affediyor...

Ve birlikte çıkıp gidiyorlar ak-pak...

Olabilir mi?..

*

Yoksul-güçsüz insanların dünyasında olmaz...


Değil resmi evrakta sahtecilik, zimmet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak... Trafik cezası olanlar sürüm sürüm sürünürler.

Devlet yakalarına yapışır da bırakmaz.

Ama devleti yöneten, iktidarı eline geçirmiş, güçlü ve egemen devlet adamları yaptıklarında bal gibi oluyor.

İşin daha ilginç yanı; birbirlerini affettikleri gibi, kendi kendilerini affetme yetenekleri de var:

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,
aynı suçu işlediği için Erbakan’ı affederken otomatik olarak kendi kendini de affediyor... Cumhurbaşkanı’nı kurtaran Maliye Bakanı otomatikman kendisi de kurtulmuş oluyor...

Başbakan dokunulmazlıkları muhafaza ederek milletvekillerini kurtarırken, kendisi de ne oluyor?..

Kurtuluyor...

*

Pekiiii...

Seçim geldiğinde tüm bu rezaleti affeden kim?..

Nohutçu ile kömürcü...

Nohutla kömürü alıp, hepsini kökten affediyorlar ve bu döngü sürüp gidiyor. Öbürleri trilyonları alıyor, bunlara da nohut ile kömür düşüyor...

Böylece her şeyimiz ne oluyor?..

AK oluyor...
8月26日

Kemalizm Yeniden

'Kemalizm Türkiye'yi batırmış'

Yiğit Bulut
Referans, 25.08.2008
'Dünya kapitalist sistemini yönetenler'; Türkiye'ye, bugüne kadar hiçbir dönemde, aldıklarından fazlasını, "hatta aldıklarının onda birini" bile vermediler.
Bir Amerikan ekonomi gazetesi ve onu okuyup televizyonda yorum yapan bir "akıllı" Türkiye hakkında konuşuyor. Elinde bir belge var. Ekonomi gazetesinin, Türkiye'nin başta siyasi ve ekonomik gelişmeleri olmak üzere çeşitli yönleri ile değerlendirildiği eki. Bu "gazetecikte" aynen şöyle buyrulmuş; "...Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanan Türkiye, dünyayı şekillendiren fikirler ve rüzgarlardan şaşılacak kadar uzak ve yalnız. Bu yalnızlıkta, bizzat kendisi tarafından yaratılan demokratik kurumları modernleştirmeyi başaramayan, hatta onlara kuşkuyla yaklaşmaya başlayan Kemalist ideolojinin önemli bir rolü var..."
Sevsinler seni Financial Times. Ben senin, daha doğrusu bunu yazan "editörünün" aklından geçeni istersen bir de kendi bildiğim gibi yazayım. Cümlenin doğrusu şöyle; bizler yani "emperyalist dünya düzeni", Türkiye'yi çoktan yutardı ama Kemalist ideoloji, ortaya çıktığı ilk günden itibaren bu gidişe dur dedi. Kemalist ideoloji, Türkiye'yi hala tam olarak ele geçirmemize engel oluyor ve istediklerimizi, her istediğimiz konuma getirmemize rağmen, "Kemalist ideolojinin hakim olduğu Kurumlar, planlarımızı bozmaya devam ediyor..."
 
Herşeyi onlar mı verdi
Bu noktada bu gazeteciğin yani eki çıkaran editöre soralım; Nasıl oldu mu? Gerçek düşüncelerin ortaya döküldü mü. Değerli dostlar, bu noktada aklıma başka bir sahne geldi. Kurtlar Vadisi Irak filminde Amerikalı albay ile kahramanımız arasında geçen ve aynen Financial Times ukalalığına benzer detaylar içeren konuşma geldi. İlk etapta seyretmeyenler veya unutanlar açısından bir sahneyi tarif etmemde yarar var: Kahramanımız Amerikalı görevli ile tartışıyor ve bu sırada Amerikalı'nın ağzından şu tip bir cümle çıkıyor: "...Donunuzun lastiğine kadar biz vermiyor muyuz? Neden üretemiyorsunuz? Habire bizden para istiyorsunuz? Birbirinizi soyuyorsunuz? Ne zaman para istediyseniz gönderdik? Artık size bakmaktan sıkıldık..." İfade çok açık ve Türk halkına doğrudan mesaj veriyor: "... Sizler üretemeyen asalak bir toplumsunuz, biz para veririz, siz harcarsınız üstelik bu parayı da paylaşamaz birbirinizi soyarsınız..." Tespitler örtüşüyor. Kemalist ideolojiniz var ama "asalaksınız" Peki "bize asalak" diyenler ekonomik olarak bugüne kadar bize ne kadar "katkı sağladılar", bizden ne aldılar, iddia ettikleri gibi her şeyimizi onlar mı verdi?
 
Yatırım harcamaları artıyor
Sevgili dostlar, "Dünya kapitalist sistemini yönetenler"; Türkiye'ye, bugüne kadar hiçbir dönemde, aldıklarından fazlasını, "hatta aldıklarının onda birini" bile vermediler. İnanmıyorsanız, elimizde sağlıklı veri seti olan "1980-2006" arası döneme bakalım;
- Türkiye 1980-2006 sonu arasında 450 milyar dolardan fazla faiz ödedi. 450 milyar faiz ödediğimiz dönemde, sadece 80-100 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 250 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı. Yatırım harcamalarımız son 26 yılda 2.5-3 kat arasında bir artış gösterirken, iç borç faiz ödemelerimiz "75 kattan", dış borç faiz ödemelerimiz ise "19 kattan" fazla arttı. İç ve dış borçlara ödediğimiz faizdeki artış oranı, ilk başladığı noktaya göre ortalama 50 kattan fazla bir artış gösterdi. "Batırılan bankaların" (filmde "Birbirinizi soyuyorsunuz o yüzden kalkınamıyorsunuz" dediği kısım) maliyeti 1980-2005 arasında 44 milyar dolar olurken, ödediğimiz faiz 450 milyar dolar ile banka faturasının 10 katından fazla oldu...
 
Ödenen faizle neler yapılırdı
Sevgili dostlar, bunlar sadece son 25 yıl içinde 'bize baktığını' iddia edenlere ödediklerimiz ile ilgili detaylar.

Son söz: Bu noktada 'Neden kalkınamadınız?' diye soran Amerikalı dostumuza; "Türkiye'nin sadece 2003-2007 arasında haftada bir milyar dolar faiz ödediği dönemler oldu" diyor ve ödediğimiz "faiz ile neler yapabilirdik" detayını sorgulamak istiyorum; bir günlük faiz ile her ilde henüz benzeri olmayan bir hastane yapılabilir. Sekiz haftalık faiz ile hızlı tren; İstanbul'dan Van'a kadar gidebilir. Haftalık faiz ile 10 tane yeni üniversite kurulabilir. Dört haftalık faiz ile İstanbul-Konya arasına sekiz şeritli otoyol yapılabilir. Bir günlük faiz ile her gün 1.000 öğrenciye bilgisayar dağıtılabilir. Her iki haftada bir, İspanyol tipi orta sınıf bir uçak gemisi yapılabilir.

Not : Bunları "tespit olarak" daha önce de yazdım ama yazmaya devam edeceğim. Lütfen sizler de herkese ulaştırın. Inanılmaz bir psikolojik savaş ile karşı karşıyayız ve bunu mutlaka alt etmemiz lazım…

ybulut@gazetevatan.com

8月20日

Uçurum Canavarı

Politika otobanında durum...

Bekir Coşkun
Hürriyet, 20.08.2008
EN sağ şeritte seyreden AKP İtikat Turizm ve Seyahat AŞ’nin trafikten men edilme olasılığı ortadan kalktıktan sonra yol açık.

Ve bizim politika otobanındaki kısmi tıkanıklık normale döndü sayılır.


Geri geri gittiği belli olmasın diye yolcuların ters oturtulduğu AKP İtikat Turizm ve Seyahat AŞ’nin şoförü Tayyip Kaptan ile çıkıp yukarı yazıhanede oturan Abdullah Gül Usta sizi götürebildikleri kadar götürecekler artık.

Cümleten hayırlı yolculuklar...

*

Mazot parasını yediği için trafikten men edilen ve düne kadar garaj hapsinde bulunan Cennet Nakliyat Kargo’nun kaptanı Necmettin Usta’yı saymazsak... Kaporta boyada olan ANAVATAN Turizm, ya da Ağar yükten dolayı şanzıman dağıtan Doğru Yol Sevkiyat’ı hesaba katmazsak...

Sağ şeritte geriye MHP Çekme ve Kurtarma Servisi kalıyor.

Ki AKP İtikat Turizm ve Seyahat AŞ yolda kaldıkça çekip kurtarsın.

Sol şerit?...

Sol şerit boş...

Burada da Murat Karayalçın’ın kaykayını ya da Ufuk Uras’ın tek kişilik pizza-hut motosikletini hesaba katmazsak, ne kalıyor geriye...

Ce Ha Pe körüklü halk otobüsü...

Ancak iktidara varma açısından Ce Ha Pe Halk körüklüsünün içindekiler ile Deniz Kaptan arasında vites sorunu var.

Yolcular, "Hep düşük vites yarım gaz gidiyor, yani aşağı inip koşsak daha hızlı gideriz" görüşündeler.

Kaptan ise farkı, "Sivas’ın yollarında" kasedini koyarak kapatmayı deniyor.

*

Bence "balans ayarı" için tankların bizim politika otobanına çıkma olasılığı da ortadan kalktı sayılır.

İlk kez irticai nedenlerle tank personelinden kimsenin atılmadığı YAŞ toplantılarında, sanki tankların da iman kuvvetiyle gidebileceği inancının yerleşmekte olduğu izlenimi...

Ve Yaşar Paşa’nın tankı değil de, gri Audi’yi tercih etmesi...

Ne bilelim biz...

*

Kısacası AKP İtikat Turizm ve Seyahat AŞ ile yola devam...

Her ne kadar politika otobanındaki Yargıtay Başsavcısı’nın radarına yakalanıp da, Anayasa Mahkemesi’ndeki trafik davasında "otobanda ters istikamette tehlikeli seyirden" mahkûm olsa da...

Ne yapabiliriz?

Geri geri, iyi yolculuklar...

TOKİ ler Taklalarda

Fannie, Freddie Bailout May Hinge on $223 Billion Debt Rollover

By Dawn Kopecki

The Bloomberg, Aug 20, 2008

Fannie Mae and Freddie Mac's success in repaying $223 billion of bonds due by the end of the quarter may determine whether they can avoid a federal bailout.

Fannie, based in Washington, has about $120 billion of debt maturing through Sept. 30, while McLean, Virginia-based Freddie has $103 billion, according to figures provided by the government-chartered companies and data compiled by Bloomberg.

Rising borrowing costs and evidence that demand for their debt was waning last month led Treasury Secretary Henry Paulson to seek the authority to pump unlimited amounts of capital in Fannie and Freddie in an emergency. Their interest costs are again increasing amid concern that credit losses are depleting the capital of the beleaguered mortgage-finance companies.

Rolling over the debt ``is the single most important factor to their ability to remain liquid,'' said Moshe Orenbuch, an analyst at Credit Suisse in New York. ``So far, they've been able to do that.''

Investors in Asia, the biggest foreign owner of Fannie's $3 trillion of bonds, are reducing their share of purchases, potentially increasing the need for Paulson to make good on his pledge to backstop the companies.

``This whole backstop mechanism was set up so the actual need for it could be avoided,'' said Mahesh Swaminathan, a mortgage strategist for Credit Suisse in New York. ``The market is testing the Treasury's resolve.''

New Capital

The companies, responsible for 42 percent of the U.S. home loan market, need as much as $15 billion each in fresh capital to reserve against losses on mortgages and related securities that they either own or guarantee, Paul Miller, an analyst with Friedman Billings Ramsey & Co. in Arlington, Virginia, said.

The Treasury will probably be forced to buy as much as $30 billion of preferred shares in both Fannie and Freddie by the end of next month, according to Bill Gross, who manages the world's biggest bond fund at Pacific Investment Management Co.

``Treasury is monitoring market developments vigilantly. We are focused on encouraging market stability, mortgage availability, and protecting the taxpayers' interests,'' Treasury spokeswoman Jennifer Zuccarelli said.

Freddie Mac ``continues to have strong access to the debt markets at attractive spreads,'' spokeswoman Sharon McHale said. Fannie spokesman Brian Faith declined to comment.

Losing Faith

Investors this week demanded an extra 104 basis points in yield to own Freddie's five-year debt rather than Treasuries of similar maturity, the most since reaching a 10-year high of 114 basis points in March. The gap narrowed to 74 basis points after Paulson's announcement. A basis point is 0.01 percentage point.

Fannie spreads approached a 10-year high of 104 basis points on Aug. 18, from 74 basis points on July 28. In the decade before 2008, the spread averaged 43 basis points.

``The fixed-income markets are starting to lose faith,'' Miller said.

JPMorgan Asset Management Japan is reducing its holdings of Fannie and Freddie debt, according to Shinji Kunibe, a senior money manager at the firm in Tokyo. And Yuuki Sakurai, the general manager of financial and investment planning in Tokyo at Fukoku Mutual Life Insurance Co., said his firm is also ``a little bit worried about the fate of'' Fannie and Freddie.

``The conditions don't seem to be turning into a good environment,'' Sakurai said.

Fannie fell 14 cents to a 19-year low of $6.01 yesterday in New York Stock Exchange trading yesterday. Freddie is at its lowest level since January 1991, dropping 22 cents yesterday to $4.17. Both have tumbled more than 90 percent in the past year.

Highlighting Problems

Fannie's market value has shrunk to $6.47 billion and Freddie's declined to $2.7 billion, making it increasingly difficult for the companies to raise equity through public markets, Miller said. The companies have reported a combined $14.9 billion of net losses the past four quarters.

After receiving authority last month to inject unlimited capital into Fannie and Freddie, a Treasury spokeswoman this week said Paulson had no plans to use his new power.

Initial optimism that Paulson's proposal would bolster confidence in the companies has vanished on concern that the deteriorating housing market may force a bailout, a move that would likely wipe out common shareholders and potentially some preferred stockholders, Miller said.

``It hasn't restored any faith, it just highlighted their problems,'' Miller said. ``The market has come to accept the fact that the government has got to do something.''

Freddie's 5.57 percent perpetual preferred shares are trading at $9.37 to yield 15.3 percent, compared with $17.99 and a yield of 7.77 percent on June 30 before the crisis erupted. Fannie's 5.5 percent preferred shares yield 16.4 percent, up from 7.83 percent on June 30.

Roosevelt's Creation

Fannie was created as part of Franklin D. Roosevelt's New Deal in the 1930s and became a publicly owned company in 1968. Freddie was started in 1970 during the Vietnam War, primarily as competition for Fannie.

The companies, which own or guarantee about $5 trillion of the $12 trillion of outstanding U.S. home loans, help expand financing to homebuyers by purchasing home loans from lenders and packaging other loans into securities that they then guarantee.

The companies, which have a combined $1.7 trillion in outstanding unsecured debt, issue new debt to pay off outstanding obligations as they mature. The companies can also sell securities to raise cash.

``While the plan was extraordinarily aggressive, it seems that the market is looking for something even more explicit and more guidance about what form that will take,'' said Margaret Kerins, the managing director of agency debt strategy at RBS Greenwich Capital Markets in Greenwich, Connecticut.

Rising Yields

Freddie had $70 billion of cash and non-mortgage investments on June 30 and $470 billion of agency mortgage securities that it could pledge for secured borrowing, the company said Aug. 6.

Fannie paid a record high yield in a $3.5 billion sale of three-year benchmark notes last week that drew less demand from Asia. Investors in the region bought 22 percent of the offering, almost half the demand of three months ago and about two-thirds of Asia's usual purchases.

``The 22 percent of Asian participation is worrying,'' said Ajay Rajadhyaksha, the head of fixed-income strategy for Barclays Capital in New York.

Freddie's latest auction of short-term notes attracted less interest from investors for the second straight week.

Freddie this week said it sold $4 billion of short-term notes in a weekly auction, where investors bid for 2.19 times the amount of three-month securities available, down from 2.73 times last week. The bid-to-cover ratio on the company's six- month securities was 2.42 times, down from 2.92 times, while the ratio on 12-month debt sold was fell to 1.75 times, from 2.50.

To contact the reporter on this story: Dawn Kopecki in Washington at dkopecki@bloomberg.net

8月19日

Citi Ever Dies

Citibank’ın durumu düzeliyor mu?

 

Yaman Törüner

Milliyet, 19.08.2008

Dünyanın en büyük bankalarından biri sayılan Citibank, son ekonomik krizden en çok etkilenen finansal kurum oldu. “Şehir Hiç Uyumaz (Citi Never Sleeps)” sloganıyla finans piyasalarının öncü kuruluşu haline gelen bankanın yöneticilerinin, son kriz öncesinde biraz kestirdiği anlaşılıyor. Eleştirmenler, Citi’nin en büyük düşmanının kendi içindeki bürokrasi ve bir türlü vazgeçilemeyen kadrolar olduğunu dile getiriyorlar.
17 kişilik Citibank Yönetim Kurulu, yeni CEO Vikram Pandit’i seçerken, onun aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olmasını uygun görmedi. Yönetim kurulu başkanlığı görevini, Citi Avrupa’nın eski başkanı ve Akbank’ta da yönetim kurulu üyeliği yapmış olan Sir Winfried Bischoff yürütüyor. 38 milyar dolar batık ve 17 milyar dolar zarar açıklayan bankada, yeni CEO’nun da halen, yeterince tedbir alamadığı konuşuluyor. 

Hisseleri değer kaybetti
Hintli Bandit’den önceki CEO Charles Prince de 54.6 milyar dolarlık batık (kredilerdeki batıklar dahil) açıklamıştı. Son bir yıl içinde, işten çıkarılan Citi çalışanı, 16.000 kişiyi buldu. Bu yıl başında bankanın 375.000 çalışanının 48.000’i son yılda yapılan çeşitli satın almalar sonucunda banka personeli haline gelmiş durumda. Banka hisselerinin bir yıl içindeki değer kaybı, Temmuz 2008 ortası itibariyle yüzde 69’u buldu. Piyasa, Temmuz 2008 ayı ortasında 16.5 dolara kadar gerileyen hisselerin değerinin “akılsızca” düşük olduğu ve birkaç ay içinde 30 dolara çıkabileceği öngörüsünde bulunuyor.
CEO Pandit, 8 ay içinde, bankaya 40 milyar dolar yeni sermaye enjekte edilmesini başardı. Bu paranın 6.9 milyar doları Singapur Devlet Fonu’ndan, 5.6 milyar doları da Kuveyt Yatırım Otoritesi’nden geldi. Yine, ocak ayında kâr paylarının bir bölümü dağıtılmayarak 4.4 milyar dolarlık bir tasarruf yapılmıştı. Almanya’daki banka ortaklıkları da 7.7 milyar dolara bir Fransız grubuna satıldı. Citibank halen 106 ülkede faaliyet gösteriyor ve 81.7 milyar doları bulan gelirinin yaklaşık yarısını bu ülkelerden elde ediyor.

Tasarruf tedbirleri
Citibank’ın yıl sonuna kadar alması gereken tedbirler arasında şunlar var:
Yaklaşık 45.000 kişinin daha işten çıkarılarak, çalışan başına düşen yıllık gelir seviyesinin 218.000 dolardan 400.000 dolara çıkarılması,
Bazı yüksek ücretli çalışanların görevlerine son verilmesi,
Alt ve üst kademe çalışanlar arasındaki haberleşme kanallarının yeniden açılması,
Çalışanlardan gelen binlerce tasarruf tedbirinin değerlendirilmesi,
Önceki yıl 2 milyar dolar kazanan ama geçen yıl 2.9 milyar dolar zarar eden “yatırım” bölümünün (Smith Barney) ya kapatılması ya da reforma tabi tutulması,
Amerika’da sadece 859 şubesi bulunan bankanın, dünya çapında toplam yaklaşık 8.500 şubesi var. Bu şubelerden, özellikle Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’daki zarar edenlerin kapatılması,
Kapatılmayan şubelerde, verimliliğe ciddi önem verilmesi,
Gelirinin düşmesine rağmen, kârlılığı süren “kredi kartı” işlemlerinin geliştirilmesi.
Görüldüğü gibi, Citi’nin işi zor. Bizde de bu gelişmelerden alınacak dersler var.

ytoruner@milliyet.com.tr

8月18日

2008 Hiç Yaşanmayacak

Neden çağırdık

Fatih Çekirge

Hürriyet, 18.08.2008
"İSRAİL haritadan silinmeli" diyen, ABD’yi "şeytanın yönetimi" ilan eden İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ı neden çağırdık? Anıtkabir’e gitmedi.
Mustafa Kemal’in kurduğu, medeniyet çizgisinden nefret eden birkaç "kökten şaşkın"ın alkışı üzerine Sultanahmet’te şov yaptı. "Ben olsam yolları kapatmazdım" diyerek bir de gol attı.

Ve gitti...

MÜTHİŞ BİR AÇMAZ

Şimdi İsrail’den Türkiye’ye soğuk rüzgárlar esiyor. Peki neden böyle bir diplomatik atak başlattık? Neden İsrail’de, ABD’de hatta uluslararası finans çevrelerinde soru işaretleri yaratma pahasına bu daveti yaptık? Ankara’nın derin kulislerinden süzülen bir cevap var..

O da şu:

- ABD seçimleri öncesi Bush, İran’a vuruş için gerekli hazırlığı tamamlıyor... Washington’dan Ankara’ya bu yolda bilgiler geliyor. Yani vurdu vuracak...

İşte böyle bir ihtimalde Türkiye için müthiş bir açmaz ortaya çıkıyor. Senaryo şöyle:

- Eğer vurursa ABD yine Türk hava sahasını kullanmak isteyebilir. Daha keskin bir ambargo talebi gelebilir. Bu durumda Türkiye ne yapacak? İşte soru bu... Türkiye daha önce ABD’ye Irak için sınırlarını açmadı ve ABD ile müthiş bir güven bunalımı yaşadı. Bu durum hükümeti çok zor durumda bırakabilir. İşte böyle bir açmazla karşılaşmamak için hükümet bütün gücüyle "savaşı önlemeye İran’ı iknaya" çalışıyor...

- Peki başarabilir mi?

- Mümkün gözükmüyor...

BU KADAR SAF MIYDI

Bu açıdan bakınca Gürcistan savaşı bile farklı bir anlam kazanabilir... Çünkü şu soru hálá ortada:

- Saakaşvili neden Rusya’ya karşı böyle bir hareket yaptı? Bu kadar saf olamayacağına göre bu savaşın ardında ne var?

Bilinen durum şu:

- Ahmedinejad daha önce Ermenistan’a önemli bir ziyaret yapmıştı. Rusya-Ermenistan-İran arasındaki yakınlaşma ABD tarafından dikkatle izleniyor. Özellikle enerji konusunda Bakü-Tiflis-Ceyhan alternatif hattı Rusya ve İran’ı rahatsız ediyor. Çünkü bu hat İsrail başta olmak üzere Akdeniz’e doğru açılacak... Belki de Rusya ABD’nin İran’a vuruş için Türkiye alternatifine karşı Gürcistan üssünü kullanmayı planlıyor olabilir. Rusya Gürcistan’da Rus askeri göstererek, orasının bir "arka bahçe" ya da "İran’a saldırı üssü’ olamayacağı mesajını vermek istedi...

Olabilir mi? Evet.. İşte bu yüzden, Türkiye büyük bir "savaş hazırlığı"nın tam ortasında duruyor... Ve eğer Ahmadinejad ikna olmazsa, Türkiye’yi sıcak ve zor günler bekliyor...

 

8月16日

Halk Oyulmalarda (DALYA ve SALYA Sonrası)

TCMB
08.08.2008
 
TARİH            TOPLAM              TÜKETİCİ             KREDİ KARTI       TAKSİTLİ           TAKSİTSİZ
12-05-2006   56668972.00000  38140885.00000  18528087.00000   6731395.00000  11421002.00000
19-05-2006   57499115.00000  38750145.00000  18748970.00000   6865269.00000  11487754.00000
26-05-2006   58398484.00000  39789682.00000  18608802.00000   6868208.00000  11330972.00000
02-06-2006   59901132.00000  40686394.00000  19214738.00000   7077622.00000  11696376.00000
09-06-2006   60403510.00000  41213608.00000  19189902.00000   7104036.00000  11663253.00000
16-06-2006   60817249.00000  41287485.00000  19529764.00000   7207263.00000  11913443.00000
23-06-2006   60786826.00000  41555275.00000  19231551.00000   7310288.00000  11503827.00000
30-06-2006   61872750.00000  42000309.00000  19872441.00000   7495320.00000  11929850.00000
07-07-2006   61950840.00000  42111323.00000  19839517.00000   7541881.00000  11860396.00000
14-07-2006   62386342.00000  42233217.00000  20153125.00000   7605171.00000  12126811.00000
21-07-2006   61793435.00000  42052279.00000  19741156.00000   7594186.00000  11724382.00000
28-07-2006   62323884.00000  42313037.00000  20010847.00000   7589284.00000  11975243.00000
04-08-2006   62756779.00000  42465930.00000  20290849.00000   7722187.00000  12134601.00000
11-08-2006   63007524.00000  42624892.00000  20382632.00000   7758499.00000  12183565.00000
18-08-2006   62782823.00000  42474546.00000  20308277.00000   7743506.00000  12131961.00000
25-08-2006   62745831.00000  42617336.00000  20128495.00000   7747372.00000  11935660.00000
01-09-2006   63444765.00000  42744188.00000  20700577.00000   7871301.00000  12372696.00000
08-09-2006   63538207.00000  42902497.00000  20635710.00000   7856308.00000  12327157.00000
15-09-2006   63878820.00000  42834910.00000  21043910.00000   7936305.00000  12673103.00000
22-09-2006   63585427.00000  43039191.00000  20546236.00000   7936159.00000  12157478.00000
29-09-2006   64001862.00000  43342356.00000  20659506.00000   8031919.00000  12137447.00000
06-10-2006   64165934.00000  43437891.00000  20728043.00000   8013030.00000  12238787.00000
13-10-2006   64441743.00000  43708559.00000  20733184.00000   8030885.00000  12253591.00000
20-10-2006   64292950.00000  43776720.00000  20516230.00000   8114855.00000  11938971.00000
27-10-2006   64834045.00000  43795265.00000  21038780.00000   8206316.00000  12350861.00000
03-11-2006   64975544.00000  43957402.00000  21018142.00000   8383881.00000  12145901.00000
10-11-2006   65056946.00000  44161470.00000  20895476.00000   8388391.00000  12035548.00000
17-11-2006   64998653.00000  44124081.00000  20874572.00000   8367123.00000  12042416.00000
24-11-2006   65148456.00000  44394457.00000  20753999.00000   8384706.00000  11900004.00000
01-12-2006   66074014.00000  44860967.00000  21213047.00000   8508755.00000  12210060.00000
08-12-2006   66202634.00000  45093447.00000  21109187.00000   8494493.00000  12140657.00000
15-12-2006   66591302.00000  45205386.00000  21385916.00000   8558131.00000  12379767.00000
22-12-2006   66619694.00000  45627537.00000  20992157.00000   8680771.00000  11844896.00000
29-12-2006   67812298.00000  46151088.00000  21661210.00000   9026454.00000  12152102.00000
05-01-2007   68174397.00000  46023583.00000  22150814.00000   9057343.00000  12590466.00000
12-01-2007   68012367.00000  46203073.00000  21809294.00000   8980655.00000  12373069.00000
19-01-2007   67772528.00000  46090787.00000  21681741.00000   9016410.00000  12220660.00000
26-01-2007   67649297.00000  46314954.00000  21334343.00000   8813938.00000  12016291.00000
02-02-2007   68332962.00000  46515126.00000  21817836.00000   8855736.00000  12437496.00000
09-02-2007   68362188.00000  46677109.00000  21685079.00000   8827611.00000  12350096.00000
16-02-2007   68922466.00000  46758982.00000  22163484.00000   8946603.00000  12723692.00000
23-02-2007   68502382.00000  46917673.00000  21584709.00000   8853426.00000  12240543.00000
02-03-2007   68989201.00000  47062603.00000  21926598.00000   8817975.00000  12569099.00000
09-03-2007   68991872.00000  47329290.00000  21662582.00000   8762974.00000  12378166.00000
16-03-2007   69116326.00000  47443914.00000  21672412.00000   8724241.00000  12450425.00000
23-03-2007   69226956.00000  47931003.00000  21295953.00000   8703752.00000  12077050.00000
30-03-2007   70342648.00000  48467419.00000  21875229.00000   8792366.00000  12525397.00000
06-04-2007   70370336.00000  48653753.00000  21716583.00000   8784589.00000  12389247.00000
13-04-2007   71180709.00000  48900605.00000  22280104.00000   8836260.00000  12911095.00000
20-04-2007   71274271.00000  49031025.00000  22243246.00000   8865673.00000  12837771.00000
27-04-2007   72292993.00000  49834246.00000  22458747.00000   8906691.00000  12995720.00000
04-05-2007   73351960.00000  50367838.00000  22984122.00000   8970590.00000  13419108.00000
11-05-2007   73596781.00000  50737434.00000  22859347.00000   8979692.00000  13312637.00000
18-05-2007   73670724.00000  50798306.00000  22872418.00000   9005482.00000  13312154.00000
25-05-2007   74073761.00000  51240488.00000  22833273.00000   9067578.00000  13172531.00000
01-06-2007   75360328.00000  51774018.00000  23586310.00000   9214891.00000  13750066.00000
08-06-2007   75522606.00000  51992670.00000  23529936.00000   9203008.00000  13700255.00000
15-06-2007   75830013.00000  52003229.00000  23826784.00000   9240413.00000  14008071.00000
22-06-2007   76497366.00000  52935354.00000  23562012.00000   9299502.00000  13651986.00000
29-06-2007   77564763.00000  53582046.00000  23982717.00000   9469326.00000  13847555.00000
06-07-2007   78117893.00000  53883303.00000  24234590.00000   9518083.00000  14082188.00000
13-07-2007   78734352.00000  54418213.00000  24316139.00000   9538865.00000  14160969.00000
20-07-2007   78471528.00000  54607479.00000  23864049.00000   9477897.00000  13771379.00000
27-07-2007   78875417.00000  55138424.00000  23736993.00000   9373246.00000  13736829.00000
03-08-2007   80125101.00000  55678284.00000  24446817.00000   9255433.00000  14537815.00000
10-08-2007   80666771.00000  56164311.00000  24502460.00000   9541098.00000  14316126.00000
17-08-2007   80799179.00000  56313588.00000  24485591.00000   9493381.00000  14358637.00000
24-08-2007   81180755.00000  56891435.00000  24289320.00000   9473708.00000  14179526.00000
31-08-2007   81907714.00000  57414337.00000  24493377.00000   9590354.00000  14219302.00000
07-09-2007   82617847.00000  57760471.00000  24857376.00000   9652542.00000  14547651.00000
14-09-2007   83182619.00000  58223117.00000  24959502.00000   9696974.00000  14630123.00000
21-09-2007   83167187.00000  58353575.00000  24813612.00000   9610988.00000  14576174.00000
28-09-2007   83732144.00000  59120617.00000  24611527.00000   9589672.00000  14363885.00000
05-10-2007   84177974.00000  59387487.00000  24790487.00000   9613570.00000  14523851.00000
12-10-2007   84931708.00000  59966042.00000  24965666.00000   9710368.00000  14615995.00000
19-10-2007   84963760.00000  60298420.00000  24665340.00000   9744638.00000  14265036.00000
26-10-2007   85523446.00000  60786432.00000  24737014.00000   9774489.00000  14298399.00000
02-11-2007   86782039.00000  61249087.00000  25532952.00000   9957452.00000  14848216.00000
09-11-2007   87268739.00000  61683763.00000  25584976.00000   9969359.00000  14920050.00000
16-11-2007   87941794.00000  61982115.00000  25959679.00000  10066426.00000  15218304.00000
23-11-2007   88139939.00000  62676603.00000  25463336.00000  10086835.00000  14695889.00000
30-11-2007   89543934.00000  63534421.00000  26009513.00000  10163181.00000  15123466.00000
07-12-2007   90121478.00000  63943048.00000  26178430.00000  10216289.00000  15288694.00000
14-12-2007   91015566.00000  64688302.00000  26327264.00000  10310483.00000  15362703.00000
21-12-2007   91162544.00000  64838037.00000  26324507.00000  10453663.00000  15224996.00000
28-12-2007   91944895.00000  65585611.00000  26359284.00000  10489862.00000  15221412.00000
04-01-2008   93033318.00000  65944672.00000  27088646.00000  10733358.00000  15695364.00000
11-01-2008   93456454.00000  66418326.00000  27038128.00000  10662927.00000  15739656.00000
18-01-2008   93308898.00000  66412074.00000  26896824.00000  10592442.00000  15677223.00000
25-01-2008   93717142.00000  66897086.00000  26820056.00000  10622949.00000  15552941.00000
01-02-2008   94911693.00000  67407523.00000  27504170.00000  10668307.00000  16163639.00000
08-02-2008   95233922.00000  67800062.00000  27433860.00000  10677038.00000  16093774.00000
15-02-2008   96005792.00000  67995750.00000  28010042.00000  10814087.00000  16547829.00000
22-02-2008   96066250.00000  68612342.00000  27453908.00000  10810650.00000  15974075.00000
29-02-2008   96896041.00000  69210396.00000  27685645.00000  10834788.00000  16158342.00000
07-03-2008   97364904.00000  69610591.00000  27754313.00000  10735692.00000  16325143.00000
14-03-2008   98255423.00000  70360629.00000  27894794.00000  10727986.00000  16515491.00000
21-03-2008   98237811.00000  70723305.00000  27514506.00000  10690924.00000  16126650.00000
28-03-2008   99216703.00000  71401793.00000  27814910.00000  10777054.00000  16336170.00000
04-04-2008   99860426.00000  71785485.00000  28074941.00000  10756480.00000  16587982.00000
11-04-2008  100385124.00000  72139805.00000  28245319.00000  10772911.00000  16738279.00000
18-04-2008  100549177.00000  72161574.00000  28387603.00000  10736411.00000  16910409.00000
25-04-2008  100983806.00000  72494329.00000  28489478.00000  10818417.00000  16904299.00000
02-05-2008  101970702.00000  73020210.00000  28950491.00000  10906879.00000  17257575.00000
09-05-2008  102472493.00000  73606258.00000  28866235.00000  10936403.00000  17192277.00000
16-05-2008  102908651.00000  73638141.00000  29270510.00000  10975969.00000  17557912.00000
23-05-2008  103147036.00000  74042733.00000  29104303.00000  10980769.00000  17349616.00000
30-05-2008  104388063.00000  74847455.00000  29540608.00000  11113904.00000  17604014.00000
06-06-2008  105069664.00000  75236799.00000  29832865.00000  11238420.00000  17780275.00000
13-06-2008  106401218.00000  76072022.00000  30329196.00000  11404582.00000  18087333.00000
20-06-2008  106324085.00000  76262689.00000  30061396.00000  11517495.00000  17723027.00000
27-06-2008  107318987.00000  76949457.00000  30369531.00000  11619289.00000  17908682.00000
04-07-2008  108369093.00000  77309384.00000  31059709.00000  11771758.00000  18431293.00000
11-07-2008  108765124.00000  77722155.00000  31042969.00000  11777068.00000  18445641.00000
18-07-2008  108661397.00000  77717063.00000  30944334.00000  11663025.00000  18442366.00000
25-07-2008  109300278.00000  78203269.00000  31097009.00000  11796259.00000  18482223.00000
01-08-2008  110678240.00000  78840816.00000  31837424.00000  11901545.00000  19123447.00000
08-08-2008  111106403.00000  79322976.00000  31783427.00000  11860525.00000  19124856.00000
SEÇİLEN SERİLERİN AÇIKLAMALARI
==============================
TP.KM.J001: 1-TUKETICI KREDILERI VE KREDI KARTLARI
TP.KM.J003: 3-TUKETICI KREDILERI YTL
   Not: 27.04.2007 Tarihinde gözlenen artış bir bankanın tüketici kredilerinin kapsamında yaptığı 442 442 BİN YTL tutarındaki değişiklikten kaynaklanmaktadır.
TP.KM.J011: 5-KREDI KARTLARI (Bireysel+Kurumsal)
TP.KM.J016: 6Aa-Taksitli
TP.KM.J017: 6Ab-Taksitsiz

Yangın Isıtır

Anadolu’dan ’ısı’ geliyor, borcunu ödeyemeyen korumayla dolaşıyor

 
Hürriyet, 16.08.2008
Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Bülent Akgerman, özellikle Anadolu’da esnafın, küçük işletmelerin büyük sıkıntı içinde olduğuna dikkat çekerken, borcunu ödeyemeyen işadamlarının korumalarla dolaşmak zorunda kaldığını aktardı.

13 derneği bünyesi altında toplayan SEDEFED’in Başkanı olarak Bülent Akgerman, "Memleket için ’yanıyor’ diyemem ama Anadolu’dan ısı geliyor. Anadolu’da küçük ve orta ölçekli işletme sahibi, esnaf kan ağlıyor" dedi. TÜSİAD’ın yanısıra demir-çelik, sağlık gereçleri, seramik, ilaç, kimya, müteahhitlik, turizm ve nakliye gibi ekonominin temel sektörleri temsil eden SEDEFED’in Başkanı Akgerman, mevcut durumu şöyle aktardı: "Geçenlerde biri Cizreli, diğeri Diyarbakırlı iki işadamı anlattı. Özellikle o bölgede biliyorsunuz, borcunu ödememek biraz da namus işi olarak algılanır. İşadamlarından biri ’25 yıldır iş hayatının içindeyim, ilk defa bölgede esnaf korumalarla dolaşmaya başladı. Ekonomide yaşanan sıkıntı, toplumsal barışı da tehdit ediyor’ diye anlattı. Çeklerin yüzde 98’i karşılıksız çıkıyor. İzmir’de bu oran yüzde 97’ye erişti."   

Domino taşı etkisi yaratır

"Karşılıksız çek veya esnafın kepenk kapatmasıyla Türkiye hemen krize girmez ama bir domino taşı etkisini de yaratır" diyen Bülent Akgerman, sözlerine şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi’nin kararının belli olmasıyla birlikte AKP’nin ekonomiyi ajandasının en üst sırasına yazacağına eminim. Dolayısıyla kriz beklemiyorum. Ama kapıdaki yerel seçim beni korkutuyor. Keşke yerel seçimleri de kazasız belasız atlatmış olsaydık. Tek korkum, AKP’nin daha sempatik bir görüntü vermek adına belediye seçimlerinde popülizm yapma ihtimali."
8月12日

Kemend

Outside U.S., Credit Cards Tighten Grip
 
The New York Times, Aug 9, 2008

ISTANBUL — In Turkey, where borrowing money was until very recently a family affair, being in debt carried a fearful stigma. Some here even likened it to the disgrace that drives people to commit the honor killings that still occur in parts of this society.

“People who would kill their sisters or daughters for bringing shame on the family would do anything to avoid being labeled a debtor,” said Nazim Kaya, the president of Consumers Union, an advocacy group that helps those who fall into debt.

But in a cultural shift that has swept aside centuries of tradition, credit cards have become commonplace here. Only three decades ago, Turkey had fewer than 10,000 cards; today it has more than 38 million.

As the American blessing of credit cards became widespread, so did the American curse of debt. Outstanding card debt here ballooned to nearly $18 billion last year, six times the level five years earlier. Default rates spiked and consumer groups protested sky-high interest charges. Newspapers were filled with stories of desperate card holders killing themselves or others.

In 2006, a fierce outcry prompted Turkey to pass a law clamping down on credit card marketers.

“We did not listen to our ancestors’ proverb,” Mr. Kaya said. “ ‘Stretch your leg only as far as your blanket.’ ”

Few American exports have proved as popular as credit cards. In just a generation, they have gone from a totem of Western affluence to an everyday accessory in Brazil, Mexico, India, China, South Korea and elsewhere. More than two-thirds of the world’s 3.67 billion payment cards circulate abroad.

This global shopping spree has turned Visa and MasterCard into Wall Street wonders: Visa completed the largest stock offering in American history in March, and MasterCard’s shares have risen almost 500 percent since the company went public in 2006.

Their real opportunities for higher profits lie abroad. The card issuers make their money by collecting a fee on each card and a tiny percentage on purchases. (Banks primarily make their profit by charging interest.) In Asia, Latin America and Central Europe, card transaction volume is rising 20 to 30 percent a year, more than twice the growth rate in the United States.

But when credit cards are handed out to unsophisticated consumers — as they often are in shopping malls, factories and university campuses in middle-income developing countries — they can pile up debts that can take years to pay off, if they ever are.

In South Korea, for instance, a surge of defaults in 2003 set off a national crisis. Now industry experts say they see similar dangers in rapidly growing markets like Turkey and China, where there are more than 100 million cards.

While acknowledging the risks, many here argue that the advantages of credit cards outweigh their dangers.

Like cellphones, they hasten economic development. They offer convenience to people who might never have had a bank account but whose rising incomes give them the power to buy motorcycles, refrigerators and stereos. By registering transactions, they also shrink the size of the black-market economy, allowing governments to collect taxes they might have missed.

The business is lucrative for Turkish banks: profit per card is higher here than in America. That has made the banks attractive to foreign investors.

“This is a society that has transformed itself,” said Suzan Sabanci Dincer, scion of one of Turkey’s wealthiest families and the chairwoman of Akbank, a large card issuer here. In 2006, Citigroup bought 20 percent of Akbank — drawn partly, she said, by its credit card franchise.

Yet, Turkey — with its stumbles and its tentative recovery — offers a cautionary tale.

The Cost of Credit

At the upscale Akmerkez mall in Istanbul, the siren call of credit is everywhere. Advertisements posted in the doorways of stores promise bonus points if shoppers pay with a preferred card. Big-ticket items like refrigerators can be paid for over several months, provided the purchase is made with plastic.

Turkey’s two biggest card issuers, Yapi Kredi and Garanti, have branches in the shopping mall, with agents busily processing applications. In the anything-goes era before the 2006 law, banks handed out applications to families as they shopped. Cards were issued with only cursory credit checks.

That is how Halim Uzel got his first taste of American-style credit. In 1999, two salesmen from a Turkish bank turned up on the floor of the textile factory where he worked, hawking cards. He showed them identification and his cellphone, filled out a one-page form, and in three weeks received a Visa and a MasterCard in the mail.

By 2001, Mr. Uzel was deep in debt. Earning the equivalent of $4,360 a year, he had nearly $6,000 in unpaid balances on five credit cards. Seven years later, after borrowing from family, friends and even his boss to meet payments, he finally paid off his cards.

“My best years as a young man have been wasted,” said Mr. Uzel, 32, fingering a set of worry beads. “I haven’t had a social life for 10 years. I’ve given the last penny in my pocket to the banks.”

Turkish bankers acknowledge there were excesses, but they chalk it up to the times. “Some banks may have gone too far,” said Mehmet Sezgin, the general manager of the card business at Turkey’s second-largest issuer, Garanti. “We were coming out of a crisis in 2001.”

Turkey’s economy had nearly collapsed. Banks’ main business of lending to the state was no longer profitable, so they focused on consumer lending. Because many Turks did not have bank accounts, the fastest way to build business was to hand out credit cards.

Until then, lending in Turkey had been confined primarily to families. Consumer loans were too expensive or too hard to get, said Ahmet Faruk Aysan, a professor of economics at Bosporus University in Istanbul.

The first card, from Diners Club, turned up in Turkey in 1968, followed by American Express. Visa’s arrival accelerated things, by helping set up a system for card payments among banks.

Mr. Sezgin opened an office for MasterCard in Istanbul in 1993. In the early days, he said, Visa and MasterCard were featured prominently on the cards. Now, banks here drive the market, and their brand names are most prominent.

With loyalty programs and cards tailored to every demographic group, Turkey’s market is a model for foreigners. UniCredit of Italy owns a stake in Yapi Kredi and has used its card expertise in other countries. And Ms. Sabanci says Akbank and Citigroup are talking about marketing a joint card.

For Turkey or any fast-growing market, the chilling example of a credit culture run amok is South Korea. Frenzied competition in a deregulated market led to the issuance of 148 million credit cards in a country of 49 million people.

Korean banks and industrial conglomerates showered consumers, even high school students, with free, unsolicited cards. They put little effort into credit checks and competed to offer ever bigger cash advances.

As consumers took advances on new cards to pay old ones, debt ballooned. In 2003, with default rates soaring to 28 percent, the industry collapsed. The government had to intervene to rescue issuers; the largest was taken over by banks.

Korea’s default rate plummeted. Issuers began sharing data about customers and importing Western credit-rating firms’ methods for vetting applicants.

“They learned a big lesson,” said Park Chang-gyun, a business professor at Chung-Ang University, referring to credit card companies. “They no longer chase blindly after market share.”

Restraining Debt

In Turkey, change was prompted by a grim statistic. From 2003 to 2006, consumer groups said, 41 people died because of credit card debt, either through suicide or homicide.

In one widely publicized case, a 37-year-old policeman shot himself in the head on an Istanbul street after friends tried to wrest the gun from him. He was depressed over $40,000 in debts.

Turkey’s 2006 law capped the monthly interest charged by banks. (Because of inflation, annual rates once topped 100 percent.) The law tied credit limits to a user’s income, doubled minimum payments and stiffened credit checks.

Analysts say it has curbed the worst excesses. The amount of credit card debt in default declined to 6.3 percent in March, from a peak of 8 percent in early 2006, according to the Turkish central bank. While that is not excessive by world standards, it is higher than the 5.17 percent rate in the United States.

“You still don’t have the kinds of credit information in Turkey that you have in the States,” said David Robertson, publisher of the Nilson Report, which tracks the industry. “So you’re not going to be able to ratchet down the level of bad credit like you can here.”

After six years of torrid growth, Turkey’s economy is cooling and political instability is deepening. With double-digit inflation and interest rates at 16.75 percent, maximum monthly interest charges on cards remain high.

“This is a very volatile place,” said Ali A. Ertenu, a banker who used to work for Yapi Kredi. “With a global downturn, there could be trouble ahead for credit card customers.”

Two years after the reforms, thoughts of suicide still occur to Nazli, a 26-year-old woman struggling to pay off charges her father accumulated on 10 credit cards. (To protect her family’s reputation, she will not say how much the debts are, or give her last name.)

Nazli negotiated repayment schedules with the banks. But after she missed a payment, one bank charged interest for the entire repayment period, erasing the progress she had made. “The more you try to pay it back, the bigger the amount grows,” she said.

Until that burden is lifted, Nazli cannot even think of being married or taking a vacation. “More than the fear of losing our property would be the shame, in front of our neighbors, of having a collection agent show up on our doorstep,” she said.

For Mr. Uzel, climbing out of debt was less about saving his name than reclaiming his life.

Until 2005, he kept his head above water by taking cash advances on one card to pay the minimum on the other cards. But then Mr. Uzel married, which meant paying for a party for his bride’s family.

“I was still trying to have a normal life,” he said, as his 3-year-old daughter wriggled on his lap.

Mr. Uzel finally paid off the banks in April with a loan from his brother-in-law. But a collection agency recently called, demanding $1,058 for unpaid electricity bills.

The long ordeal strained his marriage and made him the butt of his friends’ jokes. He says he is partly to blame, and swears that from now on, will only use cash.

But Nazim Kaya, the consumer advocate, said American-style credit is here to stay. “We can’t blame American hegemony for this,” he said. “We should learn to use credit cards properly.”

Sebnem Arsu contributed reporting from Istanbul, and Martin Fackler from Seoul.

Taşıma Kağıt

The Short View: Emerging market carry trade

By John Authers, Investment Editor

The Financial Times, Aug 6, 2008 

El superpeso is back. For the first time since 2002, a dollar buys less than 10 Mexican pesos.

The last time it was this strong, earning the superpeso nickname, it caused alarm for exporters, who thought it wildly overvalued. But once inflation in the two countries is taken into account, it is more overvalued now, even compared with an inflated 2002 base. Prices have risen more in Mexico. To maintain purchasing power parity, the dollar should have risen by 18.7 per cent since 2002.

An overvalued Mexican peso has caused global crises in the past. But this is different, with no official peg, and Mexican policymakers actively trying to stop the overvaluation.

Rather, the problem is that Mexican rates have hit 8 per cent, to fight inflation. That attracts “carry traders” looking for currencies with a high yield – a risky game if the currency suddenly depreciates.

Other emerging markets, led by Brazil and Turkey, with base rates of 13 and 16.75 per cent respectively, have attracted carry traders for years.

Since 2002 (when it was in crisis), Brazil’s real has gained 142 per cent against the dollar. To maintain purchasing parity, the move should have been in the opposite direction, with the dollar gaining 28 per cent.

Turkey’s lira, which unlike the real is not fortified by commodity exports, has gained 45.5 per cent against the dollar. To maintain parity, the dollar should have risen 53.7 per cent.

The resilience of carry trades is all the stranger as the US dollar is strengthening, near a six-month high against a trade-weighted index. Australia’s dollar, a big carry-trade destination, is also instructive. It has dropped 7 per cent against the US dollar in three weeks, as its central bank signals rates might come down from their current 7.25 per cent.

Increasingly, the emerging market carry trade looks like one of the last unburst bubbles.

john.authers@ft.com

8月11日

Fudalalar

FEER hesabıyla dolar 1.32 YTL

 

Güngör Uras

Milliyet, 11.08.2008

Mülkiyeli büyüğüm Cahit Kayra, “Dolar fiyatı 1.15’lerde nasıl tutunuyor? Bunu birileri anlatsa da bilsek“ dedi. Sonra da bir beyit okudu: “Halletmediler bu lugazın (bilmecenin) sırrını kimse / Çok kafile geçti fudaladan (akıllı yazarlardan), ulemadan.”
Büyüğümüzün emrini vazife bilerek konuyu incelemeye başladım.
Önce “fudala” takımınden eski Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel’in “anlatım”ını buldum.
Gazi Erçel, geçen hafta IMF İcra Direktörleri Kurulu toplantısına sunulan bir çalışmaya dayalı olarak şunları söylüyor:
(1) ABD doları 2002 yılından bu yana yüzde 25 değer yitirmiştir.
(2) Orta dönemde doların değeri daha fazla düşmeyecektir.
(3) Euro değer yitirecektir.
Gazi Erçel, IMF’nin “rekabetçi denge kuru” hesaplama metodunu kullanarak YTL’nin durumunu da değerlendiriyor.
2004 yılında IMF’nin Türkiye için hesapladığı denge kurunu bugüne uzatıyor.
(1) Haziran 2008 itibariyle YTL değerinin yüzde 30-35 oranında denge kurundan uzaklaştığını,
(2) Göreli fiyatların ağırlıklı ortalaması da hesaba katıldığında denge kurundan yüzde 35-45 dolayında bir sapma görüldüğünü belirtiyor.

Burger hesabı 1.44 YTL
Acaba “fudala”dan Ege Cansen ne diyor diyerek yazdıklarını tekrar gözden geçirdim. Ege Cansen, The Economist dergisinin “Big Mac” denilen hamburger fiyatları kıyaslama metoduyla 1 doların bugün 1.44 YTL olması gerektiğine işaret ediyor.
Yerli “fudala”nın değerlemelerinin üzerine bir de “yabancı” değerleme arayışına girdim. Amerika’nın “ulema” takımından ekonomi profesörleri William R. Cline ile John Williamson‘un 23 Temmuz 2008 tarihinde yayımlanmış ortak bir “anlatım”ını buldum. Bu iki hoca, ABD’deki “Peterson Institute” için yaptıkları çalışmada değişik ülkelerin paralarının “temel denge kuru”nu hesaplamışlar.
İngilizce “fundamental equilibrium exchange rate” (FEER) denilen bu denge kuru, bir ülkede paranın dış dengesinin (sürdürülebilir cari açığın) ve de iç dengesinin (düşük enflasyonda, tam istihdamın) kurulmasını ve korunmasını sağlayacak döviz kuru olarak tanımlanıyor.

1.32 YTL olmalıymış!
İki hocanın “anlatımına göre”:
(1) 2008 Şubat ayındaki (ilişkide bulunduğu tüm ülkeler ve dış ticaretinin dağılımı dikkate alınarak) dış ticaret rakamlarına göre yapılan bir hesaplamada, YTL dolara karşı yüzde 13 oranında değerlidir.
(2) Dolarla sürdürülen ikili dış ticaret ilişkileri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, YTL dolara karşı yüzde 8.5 oranında değerlidir.
(3) FEER (temel denge kuru) hesabıyla ise (1-15 Temmuz arasındaki veriler dikkate alındığında), YTL dolara karşı yüzde 7 oranında değerlidir. 1 doların en az 1.32 YTL’den satılması gerekir.
Sayın okuyucularıma (Cahit Kayra büyüğümüzün emri üzerine) kendi yorumumu eklemeden “fudala”nın ve “ulema”nın “anlatımları”nı aktardım.

guras@milliyet.com.tr

Darbe Modeli

‘Türkiye kredi kartında borç tuzağına düşebilir’

Ahu Özyurt
Milliyet, 11.08.2008 

Türkiye’deki kredi kartı sayısının 38 milyonu, borç miktarının 18 milyar doları aştığına dikkat çeken The New York Times, kredi kartlarının kullanımının yayılmasıyla borç sorununun ağırlaştığını kaydetti

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The New York Times, pazar günkü sayısında borçlanma ve dünya ekonomisine ayırdığı sayfalarda Türk ekonomisinin büyümesindeki kredi kartı etkisine geniş yer verdi. Yayımlanan makalede, Türkiye’de kredi kart kullanımının önemli ölçüde yayılması ve borçlanan insanların yaşadığı ciddi sorunlar ele alındı.
Yazıda, borçlanmanın yakın zamana kadar aile içi bir sır olduğu Türkiye’de şu anda 38 milyon kredi kartının bulunduğu ve borç miktarının 18 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Makalede, Türkiye’de 30 yıl önce 10 binden daha az kredi kartı sayısı olduğu da hatırlatıldı.
Kredi kartlarının 2006’da geçirilen yasaya rağmen hâlâ ayaküstü başvurularla verilebildiğine dikkat çeken yazıda, “Akmerkez gibi alışveriş merkezleri kredi kartı kullanıcılarını bonus puanlarla çağırıyor. Buzdolabı gibi büyük kalemler bile kartla alınınca taksite bölünüyor” denildi. 

‘Güney Kore gibi olur mu?’
Türkiye’nin kredi kartı krizinin Güney Kore’ye benzediği belirtilen yazıda Kore’de yüzde 28’lere varan batak kredi kartı borcunun sektörü neredeyse batma noktasına getirdiği hatırlatıldı. Yazıda, Çin’de yaşanan krizde de benzerlikler olduğunun altı çizildi. Gazetenin haberinde, konuyla ilgili bölümde, “Şimdi sektör uzmanları, Türkiye ve Çin gibi hızla yükselen piyasalarda benzer tehlike görüyor” diye yazdı.
New York Times makalesi, 3 yılda kredi kartı borcu nedeniyle intihar edenlerin sayısının 41’e ulaştığını belirtirken, Türkiye’deki batak kredi kartı borcu oranının yüzde 6.3 olduğu hatırlatıldı.

Değişim yaşanıyor
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in “Ülke bir değişimden geçti” sözlerine yer veren makale, kart piyasasındaki rekabetin ve Akbank’ın kredi kartı piyasasındaki yerinin Citibank’ı Akbank’ta yüzde 20 hisse almaya ittiğine de dikkat çekti.
Yazıda, Nazlı adlı bir genç kadının babasının 10 kredi kartına yaptığı borç yüzünden neredeyse intihar etmeyi düşündüğü, Halim Uzel isimli bir tekstil sektörü çalışanının da 6 bin dolarlık borcunu yedi yılda zor kapattığı anlatıldı. 

ABD’nin en iyi ihraç ürünü, kart!
The New York Times gazetesi, pek az ABD’li ihraç ürünün kredi kart kadar popüler hale geldiğini belirtirken de halen dünyadaki 3.57 milyar kredi kartından üçte ikisinden fazlanın ABD dışında kullandığına işaret etti.
Visa’nın geçen mart ayında ABD’nin tarihinin en büyük hisse arzını tamamladığını, MasterCard hisselerinin de, şirkete halka açıldığı 2006 yılından bu yana yüzde 500’ye yakın değer kazandığını vurgulanan haberde,’Küresel alışveriş çılgınlığı Visa ve MasterCard’ı Wall Street Harikaları haline getirdi’ ifadesine yer verildi.
Gazete, Türkiye’deki kredi kartları ile ilgili olarak, ‘İş, Türk bankaları için kârlıdır: kart başında kâr, Amerika’dan daha yüksek. Bu, bankaları, yabancı yatırımcılar için çekici hale getirdi” değerlendirmesini yaptı.
Türk ekonomisinin adeta çöktüğü 2001 krizinden sonra devlete borç vermenin artık kârlı olmadığı için bankaların tüketici kredilerine odaklandığını kaydeden gazete şöyle yazdı:
“Sadakat programları ve her demografik gruba uygun kartlar ile Türk piyasası, yabancılar için bir modeldir. “